MeoÖykü - Sıcacık Bir Kış Gecesi

Kategori Kısa Öyküler

Haftanın sonunun gelmesiydi biraz olsun uyku, biraz dinlenme ve biraz da müzik yeni kışın beyazının şehre serilmesiyle. Murat hiç de sevmedi bu devasa ışık çöplüğünü ama annesi vardı, geleceği vardı, umutları vardı. Çalışmalıydı hiç de gerek duymadığı bir şekilde. Yorulmak zorundaydı saatlerin tıkırtıları arasında klavye tuşlarının ve insanın yüzünü yakan o LED ekranların parlak gürültüsünde. (Kısa ve sıcacık bir kış öyküsü yazımızda. Keyifli okumalar.)

Devamını oku...

MikroÖykü - Son Sefer, Son Adım

Kategori Mikro Öyküler

Hızla gözünü açtığında, devasa bir odun ateşinin çok yakınında yığılıp kaldığını fark etmişti. Zifiri karanlık ne demek ilk kez fark ediyordu, alevlerin kızıla çalan çıtırtılarında daha bir kör olmuştu çevresine. Yerinden doğrulmak için biraz daha çevresine bakınması gerekiyordu.. Bekledi.. [Kısacık bir öykümüzün devamı bağlantıda, keyifli okumalar.]

Devamını oku...

MeoÖykü - Yoldaki Parıltıydı Gözlerin

Kategori Kısa Kısa Aşk Öyküleri

Hızla akan beyaz şeritlere dalmış, bir eliyle yanında oturan sevgilisinin elini sımsıkı tutmuştu. Güzel zamanlar, güzel günler, güzel manzaralar başka güzelliklere karışıyordu. Onunla iken geçilen yollarda yeşil daha yeşil, gökyüzü daha engin, güneş daha güleç oluyordu. Bunların düşünde tuttuğu elin terleri bir yandan, aniden eline dökülen o damlayı hissederek kendine geldi.. [Kısa öykümüzün devamı bağlantıda, iyi okumalar.]   

Devamını oku...

MikroÖykü - Karanlık Geçit

Kategori Mikro Öyküler

Kısacık bir korku-gerilim öyküsü okumak isterseniz, sizi makalemize alalım hemen. İki paragraflık, bir çift, karanklık bir yol, bir geçit, aniden başlayan ve biten korkunç bir deneyim sizleri bekliyor. Keyifli okumalar. Paylaşım, yorum ve düşüncelerinizi paylaşmayı unutmayın. Hikaye bağlantıdadır.

Devamını oku...

MeoÖykü - Kalbine Kadar

Kategori Kısa Kısa Aşk Öyküleri

Öğrenciliğin en sakin duraklarında bekliyorduk, rutine taşınan otobüsleri. Birbirimizi tanıyorduk, tanışıyorduk. Camlarda binlerce yürekten dökülen hayaller süzülüyordu sağanak halinde, bazılarımız görebiliyorduk. Hüzün kalabalıktaki yabancılığın çocukça vurgusu ve gönül yorgunluğuydu akşam saatleri..[Öykünün devamı bağlantıdadır. İyi okumalar.]

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol