Kısa Öyküler

Kısa Öyküler (31)

Kısa Öyküler bölümü tarafımdan halihazırda proje olarak yazılmaya devam eden kısa öykü kitabı projeleri ile roman çalışmalarım arasında kalemimi denediğim yeni öykülerden oluşmaktadır. İyi okumalar.

Alt Kategoriler

Kısa Kısa Aşk Öyküleri

Kısa Kısa Aşk Öyküleri (12)

Kısa Kısa Aşk Öyküleri alt blogtur. İçeridiğinde yalnızca birkaç paragraftan veya kısa dialoglardan oluşacak mikro öyküler bulunacaktır. Herkese iyi okumalar.

Devam...

Mikro Öyküler

Mikro Öyküler (9)

Mikro öyküler, bir paragraf boyutlarında anlık anlatılardan oluşan minik bir öykü fikirleri blogumuzdur. İyi okumalar.

Devam...

MeoEdebiyat - Kısa Öyküler Blogu Öne Çıkan

MeoÖykü - En Gerçek Masal

by

  Sana hiç masal anlatmamış olabilirler, asla sayfalarını çevirmemiş olabilir ilgili bir ebeveyn senin gözünün önünde farklı evrenlerin. Seni kimse senin istediğin gibi sevmemiş olabilir ve henüz masalları yaşamamış olabilirsin. Peki ya masalların herkes için bir kereliğine gerçek olabildiği bir dünyada yaşayan bir çocuk olsaydınız? İşte tam da bu konuyu işleyen bir kısa öykü çalışmam aşağıdadır. Üst kısımda ise 12 dakikalık bir şarkı okurken iyi gideceğini düşündüğüm türdedir. İyi okumalar, iyi dinlemeler. [Yorum, görüş, öneri ve paylaşımlarınızla destek çıkmayı unutmayınız lütfen.]

Devamını oku...

MeoÖykü - Aşk Kaç Saniye Sürer?

by

Hepimiz, belki de unuttuğumuz kadar çok kez-sayıda, aşık oluruz. Peki bunu düşünerek aşık olmayı kafaya koysaydık acaba kaç saniye sürerdi? Ömür boyu? Birkaç yıl? Birkaç ay? Birkaç Dakika? Bu soruların herkese göre farklı cevapları olduğu malum. Konuyu ele alan kısa öyküm aşağıdadır. İyi okumalar. Yorumlayıp ilham olmayı, paylaşıp destek olmayı unutmayın lütfen.

Devamını oku...

MeoÖykü - Solmayan İki Gül

by

   Güller aşkın en güzel sembolü diye öğretildi bize, bizim aşklarımız kadar elit, bizim aşklarımız gibi dikenli-korumacı ve narin.. Bizim aşklarımız kadar değil bizim sevdalarımız kadar ölümsüz olduklarını öğrenene dek hayatını ve güllerin anlamını değiştiremeyen bir sevdanın öyküsü. Toprak kokulu, gül tazeliğinde...

Devamını oku...

MeoÖykü - Papatya ve Erguvan

by

Ne yanlış masallar yazmışız biz her seferinde, doğru olanlar gözümüzün önünde kayıp giderken. Ne güzel de sevilmişiz bazen, unutmuşuz doğrulara inat edercesine.. İşte buna benzer duyguların anlatıldığı kısa öykü çalışmam aşağıdadır. Şimdiden iyi okumalar, yorum-beğeni-paylaşımlarınız çok değerlidir esirgemeyin.

Devamını oku...

Mehmet Ali Çelikel - Küçerek Öyküler Serisi

by

Kısa öykü denilince her zaman aklıma İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü gelir, bir edebiyat eserinin kısa ve öz, vurucu ve dopdolu olması için kısacık bir anekdot kadar olmasının yazarın yaralayıcı kalemiyle neler yapabileceğini öğrendim üniversite öğrencilik hayatım boyunca. Bunu öğrendiğim elden birkaç kısa öykü paylaşmak istiyorum. Detaylı bilgiler ve öykü bağlantıdadır. İyi okumalar. Bu eğitimin en büyük parçalarından biri de son dönemlerimde tanıdığım değerli hocam Mehmet Ali Çelikel'dir. 

Devamını oku...

MikroÖykü - Bir Cinayetin Arefesi

by

Karanlık bir sabaha uyanmak kadar uykulu bir şansızlık yoktu yaşamda, karanlığa gömülmüş bir dünyaya uyanmak ise geçmiş nesillerin lanetiydi bu topraklarda. Yıl 4589, aylardan galiba Kasım, yerinden öfkeyle doğruldu Agad.. Yerin 300 metre altındaki sıcak sığından dünyaya son umut penceresi olan periskobuna doğru umutsuzca yürüdü. [Fantastik ögelerle bezenmiş, kısacık bir öykü bağlantıdadır. Keyifli okumalar.]

Devamını oku...

MeoÖykü - O Noktada

by

Tamı tamına 15 yıl olmuştu. Yeniden yazılmıştı bir şehir daha, yeniden yıkılmış, yeniden yapılmış, sağa sola serpilmiş ağaçları yolları kaplamış, yeni yollarla insanlarını kucaklamıştı. Her bir şehirde olduğu gibi, gereksiz de kalabalıklaşmıştı. Otobüsten inice fark etti. Biraz yürüyünce fark ettiği eksik olan bir sonraki ayrıntı ise, hafta sonu iznine çıkmış kamuflajlı askerlerin yeşillendirmediği bir çarşıydı.. [Kısa bir aşk öyküsü bağlantıdadır, keyifli okumalar.]

Devamını oku...
MeoEdebiyat - Kısa Öykü Blogu Öne Çıkan

MeoÖykü - Kalbine Kadar

by

Öğrenciliğin en sakin duraklarında bekliyorduk, rutine taşınan otobüsleri. Birbirimizi tanıyorduk, tanışıyorduk. Camlarda binlerce yürekten dökülen hayaller süzülüyordu sağanak halinde, bazılarımız görebiliyorduk. Hüzün kalabalıktaki yabancılığın çocukça vurgusu ve gönül yorgunluğuydu akşam saatleri..[Öykünün devamı bağlantıdadır. İyi okumalar.]

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol