K.O.K. 4 - Hiç Kimsenin Görmedikleri
Neler görür gözler, bakmadan,
Nelere bakarız görmeyip hiç durmadan,
Biri gönlünden vurmadan,
Gözlerini dinlemez insan asla! [Denemenin devamı bağlantıdadır. İyi okumalar.]
kategori Denemeler Blog
kategori Denemeler Blog
kategori Denemeler Blog
kategori Denemeler Blog
kategori Denemeler Blog
kategori Denemeler Blog
kategori Denemeler Blog
kategori Denemeler Blog
kategori Denemeler Blog
kategori Denemeler Blog
kategori Denemeler Blog
Aforizmalardan sıkıldığım dönemlerde roman yazımı önceki sancılardan bir kısmı olarak yazdığım denemelerden oluşan alt blogumuz. Makaleler DeviantArt görselleri ve ilgili videolar ile desteklenmektedir. İyi okumalar.
"Kavramlarım - Sözde Düşünceler" birkaç yıl öncesinde başlattığımız bir deneme projesidir. İçeriğinde basit ve genel kavramlar hakkında kısa denemeler mevcuttur. Severek okuyabileceğiniz sadelikte ve felsefi derinliktedir. İyi okumalar.
Devam...
"Yazman gerekiyorsa, yazacaktın. Okuması gerekenlerin sorunu olsun artık kalan her şey.." Kimsenin okumayacağı bir kitaptır yaşam. Kimsenin senin kadar içten yaşayamayacağı kadar gizli, sıradan ve sana ait.
Devam...Neler görür gözler, bakmadan,
Nelere bakarız görmeyip hiç durmadan,
Biri gönlünden vurmadan,
Gözlerini dinlemez insan asla! [Denemenin devamı bağlantıdadır. İyi okumalar.]
Sakince bırakıyorsun bazen kalemlerin tümünü bir köşeye. Gözlerini boş bir sayfaya, tozlu bir ekrana, kirpiklerinin ucuna dikiyorsun. Sensizliği yazıyorsun cümlesiz, sessizliği yazıyorsun kendi kulaklarını sağır edercesine. İşte böyle bir deneme yazalım bu kez de... [Devamını okumak için tıklayın!]
İlişkiler.. Yaşanmayan hüsranlarımız. Peşin yenilgilerimiz. Masala hazırlanır gibi ilklere hazırlanıp, savaşlarına kapılıp sonraları kılıç kuşandığımız. En ideali olduğumuz varsayımına kapılık en olması gerekenleri yıkıp parçaladıktan sonra en olmazını olunur kıldığımız bir mecra. İlişkiler üzerine birkaç not aldık. Gereğini yaptık. Yorum, beğeni, paylaşımlar sizden olsun.
Tüketim toplumu olmak ve kontrol dışı tüketicilik her zaman eleştiri konusu olmuştur, görünen o ki insanlar tüketmeye mahkum kaldığı sürece de süregelecek bir tartışma olarak görünmektedir. Konuyla ilgili farklı bir bakış açısı geliştirerek kısa bir deneme yazmak istedim. Çoğu zaman aforizmalarla günü geçiştiriyorum blogumda, kusura bakmayın n'olur. Yaşamımdan çalışan vakitlerin ve bunu çalanların suçu benim değil.. [İyi okumalar.]
Önce aşkı öldürdünüz, bir sevdalı el tutuşu kadar utangaç olamamış kadar vahşileşti bu papatya kokusu topraklar. Sonra insanları öldürdünüz, bir hülyalı kalp atışı kadar kırılgan olamamış kadar köreldi bulut beyazı ruhlar. Hiç durmadınız hisleri öldürdünüz, ikiyüzlü kaldı hem sözler hem sesler! Siz hiç üşenmeden yaşayamadığınız gençliklere inat gençleri öldürdünüz, kalmadı gençlikten eser.. [Geçtiğimiz günlerde tüm ülkeyi yasa boğması gerekirken bir yarısı boğarken, bir yarısını sessiz bir bağnazlığa gömen bir acı olay üzerine yazılmış canı gönülden bir yazı. Sadece okuyun paylaşmanıza gerek bile yok, anlamazlar zaten onu yapma potansiyeli olduğunu çok iyi bilenler..]
Kar yağışı bekleyen çocuklarız biz hala. İnatla. Hep aynı bembeyaz gerçekliği bekliyoruz hayalci benliklerimizde. Hala aynı tertemiz görsellerini bekliyoruz doğanın, kirliliğe rağmen, kirlenmiş hayallerimize, karanlık gecelerimize rağmen. Ondandır ne zaman bir kar tanesi yere değse gözlerimizin parlaması. Belki de son kalan parçamız bu taneler.
Kesinlikle inanıyordum, vardı bir yaratıcısı her aşkın. Kesinlikle katılıyordum, her inancın kör takipçileri oluyordu, ölümüne.. Senin yüzündeki her kıvrımda bir mabet köşesi vardı, içimdeki umutların köşelerine çekilip dua ettiği o değerli varlığa günbegün. Karşılıksız, aşk dolu, umut dolu, dirençli ve hüzünlü. [Konuyla ilgili denemem aşağıdadır, iyi okumalar.]