MeoEdebiyat - Mikro Öyküler Blog
MeoEdebiyat - Mikro Öyküler Blog Pic.Source: "Origins" by jjcanvas @deviantart.com

MikroÖykü - Son Sefer, Son Adım

  Hızla gözünü açtığında, devasa bir odun ateşinin çok yakınında yığılıp kaldığını fark etmişti. Zifiri karanlık ne demek ilk kez fark ediyordu, alevlerin kızıla çalan çıtırtılarında daha bir kör olmuştu çevresine. Yerinden doğrulmak için biraz daha çevresine bakınması gerekiyordu.. Bekledi.. Önce yıldızların parlaklığını seçebildi, göğe yeni yükselmeye başlayan ayın ışığı dikkatini çekti. Yerinden hızla doğruldu ve o anda yanına düşen siyah beyaz bir fotoğraf dikkatini çekti. Kendisinin bebekliğinden kalma eski bir fotoğraftı bu, çok iyi hatırlıyordu. Ancak bu kez çamur ve toprakla kaplıydı. Eğilip yerdeki fotoğrafı aldı. Ateşten ileriye doğru yerden yükselen dumanların, hızla göğe yükselen parlak nesnelerin olduğu tarafa yürümeye başladı. Birkaç adım gitmeden önünde iyice kendi gösteren ay ışığında parlayan bir bileklik gördü. Çok da önemsemeden devam etti. Ortalıkta hiç ses yoktu, biraz daha yürüdü. Yerlerde devamlı çukurlar açılmış, etrafa birçok metal parça saçılmıştı. Anlam veremediği bu sessiz kalabalığı gözden geçirirken ve dikkat ilerlemeye çalışırken birden derin bir çukurunun kenarında boşluğa adım attı ve doğru kaymaya başladı.

  Kısa sürede kendisini derince bir çukurun dibinde buldu. Hareket edemiyordu ancak ilk ses sesler duymaya başlamıştı. Uzaktan yakına doğru gelen çakıl taşları sesleri ile inlemeler vardı. Arkasını dönmeye çalıştığında kendisine doğru gelen bir asker kıyafetli insanı görüp donakaldı. Elinde sımsıkı tuttuğu fotoğrafa doğru bakan adam yüzündeki kan izlerine rağmen sakince Ayşe'ye seslendi, "Nereden buldun o fotoğrafı?" Ne diyeceğini hiç bilemeyen ve dili tutulmuş olan Ayşe henüz daha konuşamadan, "Kızım o benim, ver de son bir kez daha bakayım. Yukarıda mevzii dışında ateş başında ısınırken düşmüş galiba," demişti karşısındaki adam. Hiç anlam veremeden fotoğrafı karşısındaki adama uzatmıştı bile Ayşe. "Canım kızım benim, canım Ayşe'm," diyerek fotoğrafa sarılan adama gözyaşlarıyla bakıyordu artık. "Sen yakından bir köydensin sanırım hanım, çok sağ ol resim için. İleride çıkış var, belli ki yukarıdan düşmüşsün buraya. Köyüne dönmelisin artık.." diyerek tüfeğini yere bırakan adam fotoğrafı koynuna alarak, ileride bulunan kalabalığa doğru sürünerek ilerledi. O anda ilerideki kabalığın üzerinde yağmaya başlayan bombaların gürültülü patlamaları ve sağa sola saçılan şarapnellerden korunmak için yüzü kapattı Ayşe..

  Uyanmış, kan ter içerisinde yatağından kalmıştı. Henüz uykusunun, kabus gördüğünün farkına bile varmadan yatağının karşısındaki çekmeleri karıştırmaya başladı. Birkaç saniye içerisinde fotoğraf albümlerinin olduğu küçük çantayı çıkarıp içindeki yere boşalttı. Rengarenk fotoğrafların arasında, o siyah beyaz küçük kız çocuğunun fotoğrafı da vardı. Eline alıp dikkatle baktı. Yıllardır görmediği, kendini çocukken cephede şehit olan babasının fotoğraflarını yere saçılmış halde görünce gözyaşlarını tutamadı. "O'ydu," diyebildi. Son seferinde, son adımlarında fotoğrafına sarılan adam, O'ydu. Babası..

Meo - 2016
MeoEdebiyat Kısa Öyküler Blog
Mikro Öyküler
'Mehmet Şentürk

Son DüzenlenmeCumartesi, 14 Ocak 2017 18:53
(5 oy)
Okunma 1297 defa
Beğendiyseniz paylaşmaya ne dersiniz?

Yorum Ekle

Değerli yorumlarınızı ve görüşlerinizi aşağıda ekleyebilirsiniz. Yalnızca * (yıldız) ile belirtilmiş alanlar gereklidir.