MeoEdebiyat - Denemeler Blog
MeoEdebiyat - Denemeler Blog Pic.Source: "Underlying Truth" by Burtonjlomax @deviantart.com

MeoDeneme - Çatlaklarımız, Duvarlarımız, Varlığımız

Denemeler Blog

Durdum bir saniyeliğine, yukarıdaki fotoğrafa baktım bir süre. Kapattım algılarımı ve aklıma ne geliyorsa yazdım. Çatlaklarımız konulu.. [İyi okumalar, yorum ve görüşlerinizi belirtmeyi unutmayınız lütfen.]

  Daha geçenlerde yerleşebilmiştik hayata, daha dün çözmeye kalktık tüm evrendeki varlığımızı birkaç duvar örüp inançlardan, binlerce fikir-milyonlarca cümleden oluşan yükseltiler ördük insanlık adında-insanlığın önüne ve insan olabilmenin karşısına. Dünya adına bir ev inşa ettik, zaten var olan dünyamızın üzerine..

  Dünyamız diye bir bireyselliğe evrimleşti bencilliğimiz, kendi dünyalarımızdan sosyal araçlarımıza binip sosyal evrenlerimizde yolculuklara çıktık. Kendi bencil doğruculuğumuzdan her çıkmaya kalktığımızda, o güzel bulut manzaralarımızın içinden geçerken parçalandı tüm iyi niyetlerimiz, öldük her 'merhaba' isimli geminin kabinlerinde havasız. Bilmem kaçıncı merhabada çıkabildik insan içine.. Bilmem kaçıncı gezegende bulabildik yaşamı, sevgiyi, dostluğu. Zaman geçti döndük evimize, yorgun birer sosyal savaşçı edasında, duvarları çatlamıştı odalarımızın. Işık sızıyordu yaşlanan zihinlerimize ölüm anına yaklaştıkça, ışıksızlığın verdiği körlükten olsa gerek deliriyorduk bu Tanrının mühendislik eserindeki yapım hataları sebebiyle.

  Ne kadar sağlam duvarlar örsek, o kadar derin çatlaklarımız oluyordu. Ne kadar büyük evlerimiz olsa da depremlerde çöküyordu duvarları milim milim. Anlamadığım nokta; her güçlü yapının-Tanrısal bile olsa-bir zaman sonra sağlamlaşmak adına biraz yıkılması gerektiğiydi. Dünya da bu kadar güçlü olmak için binlerce kez yıkılmış, insan da bu kadar kalabalık olmak için binlerce kez soy olup kırılmıştı. Hala devam ediyor ya..

  Bilemediğimiz konu: çatlaklarımızın kapatılmaması gerektiğiydi. Ruhumuzdaki her kırgınlığı, başka bir hevesle üstünkörü sıvamak istiyorduk, aşk renginde boyalarla süslüyorduk kafataslarımızın o daracık odalarını. Her yeni tazelenme, her yenilenme bizi eskitiyor, hala hislerimizin, düşüncelerimizin taze olduğuna inandırıyor ve her sosyal maceraya aynı çocukluk ve merakla başlamamıza yol açılıyordu. E kandırılıyorduk haliyle; her seferinde.. 

  Bırakın çatlasın bilgilerinizin duvarları, bırakın yıkılsın tüm inanç sistemleriniz hiç önemli değil. İnsanız biz, yıkılanı unutmak üzerine kurulu yaşadığımız devinim. Bırakın en doğrusudur paramparça olmuş benlikler, çatlaklarla bezenmiş sözcükler, biraz da yalnızlık, biraz da gözyaşı dolsun ruhlarımıza; kime ne? Bu kadar titizlenmeyin varlığınız hakkında, Tanrısal evren şablonunda en basit yaşam için en komplike yıkımlar gereklidir. Bu kadar güçsüz olmayın, Tanrılar güçsüzlerin zaten en büyük katilidir; kendinizi tanrılaştırıp yok yere ölen cahiller sürüsüne katılmayın. Dünya üzerindeki tek cennet kanlara bulanmış bir savaş alanında ölmüş insan sayısına acımadan kandan beslenip açabilen papatyalardır! Sizin kısa ömürlü saçma fikirleriniz hiçbir canlının umurunda değil; sizden başka.. 

Meo - 2016
MeoEdebiyat Denemeler Blogu
'Mehmet Şentürk

Son DüzenlenmePazartesi, 06 Haziran 2016 15:08
(4 oy)
Okunma 397 defa
Yorum ve görüşleriniz değerlidir. Facebook hesabınız ile yorum yapabilirsiniz.

Giriş Yap

Sosyal medya hesaplarınız ile kolayca üye olabilir ve giriş yapabilirsiniz.
hesap oluştur