MeoEdebiyat - Denemeler Blog
MeoEdebiyat - Denemeler Blog Pic. Source: "Bez Tytulu" by Krzysztofheksel @deviantart.com

MeoDeneme - Rüzgar Gülü

Teoman - Rüzgar Gülü MeoEdebiyat - Denemeler Blog

[Yukarıdaki müziği açın ve sonuna kadar okuyun lütfen..]

Rüzgar Gülü adında bir kadındı 'O'..

 Hiç beklenmedik zamanlarda esiyordu saçları, rüzgarının nemini unutmuş çöllerimize. Çıldırıyordu ruhumuzda tuttuğumuz sözcük tohumları. Hiç beklenmedik zamanlarımız vardı bizim, gizliden gizliye umduğumuz inançsız dualarda. Onun ise gelişi sürpriz, gidişi olağan..

  Çok beklendik yanları vardı elbette, aniden patlıyordu esintileri. Aniden toz kaldırıyordu köy çocuklarının koşuştuğu toprak kusan tarla yollarında. Çamura dönüşüyordu tenimiz o ne zaman yaz yağmuru gülüşü savursa bize. Ellerimiz çatlaktı, onun dokunuşuna kıyamıyorduk. Gelişi vardı, sanki bizler ilk kez teknolojik oyuncak görmüş kenar mahalle çocukları. Bir gidişi vardı, sanki birkaç edebi sözünün üzerine son duble rakısını çekmişti hayatımızda ilk kez gördüğümüz o şehirli şair. Bir rüzgar gülüydük bir onun varlığına karşı; yalnızca onun varlığıydı bizim renklerimizden bir gökkuşağı çizebilen-yoksa biz hep durağan.

  Ela gözlerimizde maviler parlıyordu ona bakarken, utangaç bir yeşile çalıyordu gün ışığında gözlerimiz. Asi gençlere dönüştük sonra ve dibe vurduğumuz şarkılarımız vardı, Teoman'dan. O gelince her yer aşk doluyor, başka melodilere düşüyordu yüreklerimiz. Rüzgar gülleriyle sevinç içinde koşmadık ki biz hiç. Biz hiç Teoman konseri görmedik ki veya.. Teoman'ın anlattığı kadınlarla da sevişmedik mesela, ne zaman o kadın gelse hayatımıza, elimiz dolaşıyordu ayağımıza. Biz ancak kendi ayaklarımıza bağ olabiliyorduk, bağlanmıştık Anadolu kokulu naif rüyalarımıza. 

  Yaz günleri hep üşürdük biz, gece yarıları verandaların kuytularında ilk kez sevdiğimiz kadınlar kollarımızda. Biz hala rüzgar gülü aşklarla sarhoş olmamıştık o zamanlar. Yeni yeni tanıyorduk şarkıları hatta. Bizim amacımız yoktu hiçbir şarkının yanına meze edilen danslarda.. Biz dans etmeyi, toprağın güneşle seviştiği yağmur sonrası toprak kokusunda koşuşturan çocuklardan öğrendik. Ellerimiz titrerdi bizim, ne zaman o kadın, Rüzgar Gülü, gelip sarılsa kollarımıza. Biz aşkla dolamıyorduk öyle kolayca, biz aşk doluyduk zaten ancak taşıyorduk seller basıyordu cümlelerimizi onun varlığında. İnci taneleri toplar gelirdi o uzak diyarlardan, biz deniz kabuklarının varlığını bile ancak görebiliyorduk misafirlik camekanlarda.

  Onun gelişi de güzeldi, gidişi de. O geldi, "Hoş geldin!" dedik, gitti sustuk kaldık sadece. Çok da keman sesine alışık değildi sevdalarımız, biz sazların tellerine bağlı kaldık, türkülerde anlatılıyordu hikayelerimiz her ne kadar gençliğimizi Teoman anlatsa da.. Biz o çocuklar asla olmadık, o kadınlar asla bize sarılıp uyumadı. Biz üşüdüğümüzle kaldık, o kadın da bize ait naif rüyalarla. Belki şimdi mutludur uzak bir diyarda, biz gelişine teşekkür ettik de yüzüne hiçbir zaman söyleyemedik mesela, bir dudak temasında! 

  - Olsun be Rüzgar Gülü, sen geldin ya hayatlarımıza biz müteşekkir. Olsun be deli fırtına, yıkıp geçsen de varlığımızı aykırılığında, biz aynı parlak gözlerle bakıyoruz batan güneşe karşı. Sanki senin gidişlerin hep gecelere denk geliyor, biz hep seni arıyorduk sabah semalarında. Bulmadık, bulamayacaktık da, varlığın bile bambaşka. Kal öyle, kal orada.. 

Meo - 2016 
MeoEdebiyat Denemeler Blogu 
'Mehmet Şentürk

Son DüzenlenmeCuma, 27 Mayıs 2016 02:27
(8 oy)
Okunma 845 defa

Yorum Ekle

Değerli yorumlarınızı ve görüşlerinizi aşağıda ekleyebilirsiniz. Yalnızca * (yıldız) ile belirtilmiş alanlar gereklidir.