Pic. Source: "Minimal Öykü" (copyright edebi fikir) @edebifikir.com

Mehmet Ali Çelikel – Küçerek Öyküler Serisi

  Kısa öykü denilince her zaman aklıma İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü gelir, bir edebiyat eserinin kısa ve öz, vurucu ve dopdolu olması için kısacık bir anekdot kadar olmasının yazarın yaralayıcı kalemiyle neler yapabileceğini öğrendim üniversite öğrencilik hayatım boyunca. Bu eğitimin en büyük parçalarından biri de son dönemlerimde tanıdığım değerli hocam Mehmet Ali Çelikel’dir. Sayın Çelikel halen Pamukkale Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölüm başkanlığını yürütmekte ve akademik camiadaki farklı yaklaşımı ve edebiyat eserlerini paylaştığı blogunu takip etmenizi tavsiye ederim. Mare Incognitum isimli blogunda paylaştığı bir kısa öykü serisi olan Küçürek Öyküler serisi aşağıdadır. 

Benzer Yazılar

  • MikroÖykü – Uçan Sayfalar

    [caption id="attachment_2838" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Kısa Öykü Blog[/caption]

    Bir gece yarısı sonbaharın gelişini anlatan rüzgar ve camına vuran yağmurun sesleriyle uykulu gözlerle baktı önünde yığılı sayfalara.. Bütün bir yazın, bütün bir tatilin birikimi, o güzel zamanların her saniyesi kağıtlarda ona bakıyordu. [Yazar ve yazmanın savaşı konusunda kısa öykümüz bağlantıdadır. İyi okumalar.]

  • MikroÖykü – İncecik Çizgiler

    [caption id="attachment_2441" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Kısa Öykü Blog[/caption]

    Kısacık bir yoldu yaşam, uzattıkça yaşlandığımız. Acele edişlerimizin arasında hızla hatalara boğulduğumuz, ölümü kolayca bulduğumuz bahanelerimiz vardı. Bazen de incecik çizgiler.. [Yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgiyi konu olan kısa öykümüz bağlantıdadır. İyi okumalar.]

  • MeoÖykü – O Noktada

    [caption id="attachment_2617" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Kısa Öykü Blog[/caption]

    Tamı tamına 15 yıl olmuştu. Yeniden yazılmıştı bir şehir daha, yeniden yıkılmış, yeniden yapılmış, sağa sola serpilmiş ağaçları yolları kaplamış, yeni yollarla insanlarını kucaklamıştı. Her bir şehirde olduğu gibi, gereksiz de kalabalıklaşmıştı. Otobüsten inice fark etti. Biraz yürüyünce fark ettiği eksik olan bir sonraki ayrıntı ise, hafta sonu iznine çıkmış kamuflajlı askerlerin yeşillendirmediği bir çarşıydı.. [Kısa bir aşk öyküsü bağlantıdadır, keyifli okumalar.]

  • MeoÖykü – En Gerçek Masal

    [caption id="attachment_469" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Kısa Öyküler Blogu[/caption]

      Sana hiç masal anlatmamış olabilirler, asla sayfalarını çevirmemiş olabilir ilgili bir ebeveyn senin gözünün önünde farklı evrenlerin. Seni kimse senin istediğin gibi sevmemiş olabilir ve henüz masalları yaşamamış olabilirsin. Peki ya masalların herkes için bir kereliğine gerçek olabildiği bir dünyada yaşayan bir çocuk olsaydınız? İşte tam da bu konuyu işleyen bir kısa öykü çalışmam aşağıdadır. Üst kısımda ise 12 dakikalık bir şarkı okurken iyi gideceğini düşündüğüm türdedir. İyi okumalar, iyi dinlemeler. [Yorum, görüş, öneri ve paylaşımlarınızla destek çıkmayı unutmayınız lütfen.]

  • MeoÖykü – Rüzgarla Savrulan

    [caption id="attachment_1906" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Kısa Öykü Blogu[/caption]

    Avuçlarıma değdiğinde, titriyordu nezaketten gençliği. Avuçlarına nem, gözlerine kalem çekiyordum her bakışımda, daha bir aşık oluyordum sanki.. [Konuyla ilgili kısa bir aşk öyküsü bağlantıdadır. İyi okumalar.]

  • MeoÖykü – Temas (İlk Çatışma)

    [caption id="attachment_759" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Aforizmalar Blogu[/caption]

    Malum Türk erkekleri olarak askerlik anılarına bayılırız. Hele ki benim gibi Eğirdir Dağ Komando Okulu görmüş, Güney Doğuda aksiyonlu bir yaz mevsimi geçirmişler için bu efsanedir. Ama konumuz bu değil! Ben tam olarak, henüz Eğirdir Dağ Komando Okulu’nda nasıl zaatürre olurum dersleri alırken, hayatımda hiç çatışma, silahlı eylem görmemişken, bir sohbetimizde yazarlık hakkında konuşurken, “Ben, mesela, sizin ilk girdiğiniz çatışmayı yazarım hiç o taraflara gitmeden. Siz de oturur o anı yaşarsınız..” diyerek iddiaya girmiştim. Tabi o komutan buna izin vermese de çok Sevgili Salih Üsteğmenim “Beni yaz bakalım.” demişti. Ve bir hafta sonu tatili arasında birkaç sayfa kağıda yazıp, bu kısa öyküyü o akşam kendisine teslim ettim. Gece nöbeti sırasında okudu. Hüzünlenmişti. Yalnız benim iyi yazdığımdan değil de, o benzerlerini yaşamış olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyordum her şeyden önce. Neyse uzatmadan sizi bu hikayeyle baş başa bırakayım. İlk çatışma’m (öykü), ilk çatışması bir komutanın..


     

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir