MeoAfo - Geleceğe Tutsak
Geleceğin bahçelerinde adım atmaya korkanlar için en büyük esaret geçmişleridir!
'Meo
2009 yılından bu yana yazmaya devam ettiğim, kısa-uzun özlü sözlerden oluşan blog bölümümüzdür. Aforizmalar, Deviantart kaynaklı görsellerle desteklenmektedir. İyi okumalar.
2018 yılı Kasım ayında yayınlanacak aforizma derleme kitabımız "Yalnızlığın Aforizmaları" hakkında tüm paylaşımlar bu alt-blogumuzda olacaktır. Kitaptan sözler, duyurular, imza günleri ve okurlarımıza özel kampanya bilgileri için tıklayın.
Devam...Geleceğin bahçelerinde adım atmaya korkanlar için en büyük esaret geçmişleridir!
'Meo
Hayaller güzeldir, gerçekleşmeleri daha da güzel. En kötü durum ise, hayallerin gerçek olmasıyla hayallere dönüşen gerçeklerin bizleri yaşamın derinliğinden gelen tehditlere, kötülüklere ve yalanlara tamamen açık bırakacak kadar yaşama güvenmemizi sağlamasıdır!
- Meo
Aşk birinin senin özgürlüğünü rahatsız etmesine koşulsuz izin vermek, ayrılık birinin senin özgürlüğü sana bahşetmesine göz yummaktır. Pembe gözlüklerle baktığın açıyı değiştirmen için gereken ise ya aşka köle olmamak ya da yalnızlıktan keyif almaktır. Başka çıkar yolun yok..
- Meo
İnsanın normalde yalnızca aşık olduğunda kullandığı yoğun algıda seçicilik ile tüm görmezden geldiğiniz dünyayı yeniden görmeye başlamaktır fotoğrafçılık! O nedenle herkesin en efsane aşkı anlatamadığı gibi en güzel fotoğrafı çekmesi beklenemez. Fotoğrafçılıktaki göz, aşktaki ilhamdır!
'Meo
Merak uykudan uyanmak gibidir, bilinçli bir kabus gezintsi gibi.. Yaşamın karmaşık zamansallığında, gerçek zaman durdurması merakın giderilmesi, doğrunun yanlışı yenmesiyle meydana gelir!
- Meo
Hep en doğal yerleri istiyoruz biz, içimizdeki betonarme çöplüklere gebe. Hep en doğal duyguları arzuluyoruz, içimizdeki sentetik bencillikleri göz göre göre. Sahiplenmek yerine, hayran olduğumuz sürece sonu belli tüm süreliliklerin, sürelerin, tükenenlerin. .
'Meo
Geçmişinde cehennem yatanın geleceğindeki aydınlık gibiydi yaşam; her zaman önümüze bakabildiğimizde aydınlandık sanıyorduk, geçmişimin ve hatalarımızın farkına varmadan! O yüzden, hatalıydık binlerce yıllık birikimle günlerle sınırlı yaşamlarımızda her defasında..
- Meo
Ben de ışık çok, sen yeter ki sinek olmaktan vazgeç. Yoksa hep olduğu gibi bu ışığın ve körlüğünün şiddetinde kendini öldüreceksin. Başka çaren yok.. Işık kaynağına koşma boşuna, ışığın kaynağı ol.
- Meo
Sohbahar yalnızlığı düşerken aklına, boşuna şemsiye açma; zaten ıslanmayacak karanlık ruhun hiçbir güneş ışığıyla, hiçbir güzel his nemlendirmeyecek çatlamış topraklarını, taştan yapılmış tüm bedenin zira! Boşuna uğraşma henüz yapraklarla çürütemiyorsan içindeki korkuları, yeniden doğabilmesi adına gülücüklerin bir başka gün doğumunda. Boşuna saklama kendini, yalnızca kendi gözyaşı yağmurlarında yıkanabilen kayalıklarda büyük aşkın ormanları.. Çok da dağ olmaya inanma, hiçbir anlamı yok yüksekliğinin içinde buzuldan başka bir yıkıcı güç olmadıkça, yalnızca ormanları örtünmüş topraklar mutluluk kendi orman altı karanlığında bunu da unutma!
- Meo
Siz hiç yüzme bilmeden deniz kızını sevdiniz mi? Hiç dokunmadığınız bir eli bu kadar özlediniz mi? Hiç sizin olmamış bir yalanı bu kadar sahiplendiniz mi? Hiç olmayacak yerde kendinizi ezip, kalan kum taneciklerine kendinizi gömdüzün mü hiç utançtan, pişmanlıktan? Hiç sevmiş olduğunuza pişman oldunuz mu siz? Olmadınız mı? Doğrudur.. Siz hala o üzen kişisiniz. Yatacak yeriniz yok, kimin koynunda olduğundan bağımsız. Siz gerçek hislerin yalan dünyadaki katilisiniz, bizler hep maktul.
- Meo
Çok uzakta kalabalık ruhların toplandığı mahşerdi özlemin, tüm ölmüş hislerin hesaba çekildiği. Sen, o tepeden seyreden zebani..
- Meo
Yaşamın ilk nefesi her basit boşlukta insan çöplüğünde alınır ve toprak yaşamı kutsamak için doğaya salınır güzellikler! Buna hiçbirimiz engel olamayız..
- Meo
Katılaşmış sıfatlardaki anlamlarımızın derinleştiği anlarda çatlıyordu maskelerimiz, susuyorduk bur değişime, görmüyorduk belki. Yeni bir insana bakıyorduk aynada, camda, yansımalarda.. Kendimizi ararken bulamadıklarımızın öfkesiydi, aramazken karşımıza çıkan yabancı insanlar. Hiç tanımadığımız bir dosta selam vermenin ilk heyecanıydı un ufak varlığımız, kendi tozlarımızla savruluyorduk binlerce insanın hamuruna kendi hamurumuzda bir yabancı lezzetti çocukluk, özlesek de aynı tadı asla alamıyorduk!
- Meo
Mutsuz birine mutsuzluğu anlatmak, savaş alanında doğmuş bir çocuğa oyun parkı resmi çizmek gibidir. Sadece tebessümle karışık bir hüzün yaratır o kadar.. Mutluluk vermek için resme değil, azme ihtiyacınız vardır.
- Meo
Hiç enerjiniz olmadığı bir zamanda, bazen uykunuzun sizden ağır bastığı durumlarda, bazen yabancı bir sohbetin ortasında laf lafı neden bu kadar çok açar biliyor musunuz? Çünkü çok fazla kapalı kaldığından düşünceleriniz, aklınızın mahzenlerinde; çünkü çok fazla sessiz kaldığınızdan çığlık atmanız gerektiği yerde; çok yoğun bir hissin orta göbeğinde çevrenizdeki o fırtınanın içinde, kocaman bir kutsal fırtına gözü olduğu için aklınız bazen hiç susmazsınız.. İşte o sizin en güzel hakkınız, saçmalayınız! En mantıklısı bu ise..
- Meo
Yaşamda ait olduğumuz tek dört duvar, karanlık veya aydınlık oda aklımızdır. Sevdiğimiz kadar güzel yaşadığımız ve sevmediğimiz kadar hapsolduğumuz bir bilinç halinde.. Geriye kalan tüm öğretilmiş, öğrenilmiş sınırlar, dikenler ve teller aklımıza empoze edilen geçici durumlardan ibarettir!
- Meo