MeoAfo - Son Sigara
Son bir sigara gibiydi yaşamlarımız, ölmek için içimiz giderken, yaşamsız kalmanın korkusuyla bağımlığımızla barışık ölüyorduk gizliden gizliye.
'Meo
2009 yılından bu yana yazmaya devam ettiğim, kısa-uzun özlü sözlerden oluşan blog bölümümüzdür. Aforizmalar, Deviantart kaynaklı görsellerle desteklenmektedir. İyi okumalar.
2018 yılı Kasım ayında yayınlanacak aforizma derleme kitabımız "Yalnızlığın Aforizmaları" hakkında tüm paylaşımlar bu alt-blogumuzda olacaktır. Kitaptan sözler, duyurular, imza günleri ve okurlarımıza özel kampanya bilgileri için tıklayın.
Devam...Son bir sigara gibiydi yaşamlarımız, ölmek için içimiz giderken, yaşamsız kalmanın korkusuyla bağımlığımızla barışık ölüyorduk gizliden gizliye.
'Meo
Sen büyüdükçe eskiyen ve geçmişte kalan o miras niteliğindeki kimliğini bir isim, bir adres, bir aile belirler; sen büyüdükçe yenilenen ve gelecekte yaşayacak olan o görev niteliğindeki kimlik ise kelimelerden, düşünceler, eylemlerden oluşan bir tercihtir! Kim olarak doğduğun sadece devlet arşivlerini ilgilendirir, kim olarak öldüğün tüm dünyayı ya da hiç kimseyi-tercihi senin.
- Meo
Tek hecelik bir şiir ruhum, bölündükçe içinde bir 'sen' bir 'ben' geçen. Savaş alanıyım terk edilmiş, kuru kan, kopmuş uvuzlar ve adı geçmez binlerce cümle tüm kahramanlar. Huzur doluyum, ölüm kokulu. Barış arıyordum, mutlulukla dolu. Savaş tek çarendi güçlü olmak adına, binlerce umudun ölümü sadece kayıtlara geçti sen güneşin battığı ülkesin hala, ben karanlıkta güneşi bekliyorum. Özlemim nöbette!
'Meo
Sisli bir nehir kıyısı geçmişimiz, silmek için tüm yaktığımız gemilerin dumanında saklı tüm hüsranlarımız. Devasa bir ağaçtık biz aşkın akışının bitmediğini taşların arasında, şimdi çürümüş, şimdi devriğiz!
- Meo
En güzel tuzak bize en kusursuz gelen, doğa kusursuzluğun ölümle sonuçlandığı acımasız bir sistem ve bizler bu güzelliklerinin ortasında sadece yem!
- Meo
Bilincin üzerinde ne kadar sütliman olduğunun n önemi var, derinlerde boğuluyorken kontrol dışı hislerle! Yüzümüze gülümseyen bilincinin derininde yaptığın kontrolsüz eylemler bizi insanlıktan çıkaran, insanca yorumlarla insanlık dışı bir bencilliği izah edemezsin.. -Meo
Bir an için bir çift güzel göz oluyor koşuyorsun bana ey aşk, yapma bunu! Göz bebeklerinin ardında gizli kalan o sinsi insanlığı henüz unutamadım ben!
'Meo
Ne zaman kararsa içimiz hep kendimizi karanlık köşelere, ucu bucağı görünmeye dehlizlere çekeriz, siyaha boyarız cümleleri, gözlerimize karanlık perdeler çekeriz ve susarız tüm gülücüklerimizi. Hiç düşündünüz mü neden? Durun ben söyleyeyim: ne zaman kendimizi kötü hissetsek, aklımız ve bedenimiz dünya üzerindeki bütün geçici karanlığı önümüze sererek aslında bu simsiyah evrenin içinde hala ne kadar parlak olduğumuzu görmemiz için bize bir şans verir! İşte bu şansı kullanın lütfen..
- Meo
Yarından bu denli korkmamızın başka izahı yok, bugünü yaşamayı beceremiyoruz. Olay bu. Yarına bu denli çekimser olmamızın başka açıklaması yok, bugüne bu denli mecbur kalıyoruz. Durum bu. Yüz binlerce sınır koymuşlar, biz akıl kafeslerinde birkaç hayalle özgürüz sanıyoruz. Yarından önceki tek yanılgı bu..
- Meo
Fazla plan yapmanıza gerek yok, kalmayacak yoksa yeterince zaman. Fazla zaman harcamanıza gerek yok, yaşanmayacaksa hiçbir boşa giden plan! Ne zaman ne plan kurtaracak geçmişin karanlığını, kabul etmeden zaten bir başka geleceğin geçmişini yaşadığınızı; durmadan..
- Meo
Hafıza adı verilen tüm birikimimiz yalnızca görüntülerin fotoğraflarından ibaret, bizler her yeni anıda ve her yeni yeni hatırlamada bir fotoğrafın negatifinden bir görüntü daha yorumlarız: her seferinde başka bir değişimle.. Hiçbir anı akla gelişinde aynı kalmaz. -Meo
Her aykırı hissin arkasında gizli bir tutkuyduk biz, aşk ve şehvet ile birbirine bağlanıp sonrasında keşfettiğimiz farklarda ayrı kalan. Sen en derin mavi, ben en içten kırmızı. Sen naif kaldın, ben yalancı. Sonunda geldi ayrılık renklerin farkından.. 'Meo
Tutarsız ikiyüzlülüğüne beni sıkıştırıp her yüzüne bakışımda hangisine ne terslikte baktığımı yüzüme vurabilecek kadar pişkin, arsız ve yalancıydı aşk. Ne zaman tutsam rüya, ne zaman kaçsam pişmanlık..
'Meo
Kafanda canlandıramadığın her düşünce ölür. Her ölü düşüncede bir hayal de yanına gömülür. O topraktan yeşeren çiçeklerdir bize kalan. 'Meo
Eğer tutamayacaksanız elini en soğuk kaldığında; saramayacaksanız yüreğini birkaç damlalık sevgi dolu yağmurlarla; alamayacaksanız gönlünü her yüzüne karanlık çöktüğünde; tutamayacaksanız o sizin elinizi tuttuğu gibi sizin ona verdiğiniz sözleri; anlatamayacaksanız en tehlikeli ikilemlerinizi; bitmeyecekse bu içsel kavgalarınızın geçmiş-gelecek ordularını içeren geçit töreni n'olur bırakın gitsin en baştan önünüze gelmiş en güzel fırsat ve sevgi.. Bırakın gitsin daha çok lekelemeden büyük bir geleceği. Aşk, korkarların cesurlarla birlik olup meraktan yel değirmenlerine doğru çıkılan bir gezi değil!
'Meo
Takıntılar, kuruntuların çok hücreli halidir. Takıntılardan karaya yürüyerek çıkar insan aklında avuntular. Avuntular, korkuların iki hatalı düşünce üzerinde yürüyebilen halidir. Adımlar insanların her yanlış düşüncesinde yönlerini sonsuza dek değiştiren buluşlardır, önce duyguları, sonra inançları ve en sonunda toplumları şekillendirirler. Kuruntular, takıntılara; takıntılar, korkulara; korkular kaçışlara; her kaçış yanlış yönde ve uzaklara giden-ölümle biten bir yoldur.
'Meo