Pic.Source: "Self" by Devinator200 @deviantart.com

MeoDeneme – Sadece Öz

 Dönebildiğimiz tek yer ve güvenimizin, varlığımızın kaynağı olan özümüz. Kendimizi tanımlamak için binlerce araç seçerken tek bir his parçası ile darmadağın hale getirdiğimiz, bir fikre-kişiye bağlayıp kaybettiğimiz en gizli değerimiz. Tutkunu olduğumuzu farz ettiğimiz onlarcası arasında nefret bile etsek kurtulamadığımız büyük kederimiz: kendi ellerimizle yazdığımız kaderimiz, benliğimiz.

 Tanımlara boğduğumuz bir çocuk gibi, hedeflerimiz arasında gidip gelen bir sahip kumu kadar ince ince parçalanmış el değmemiş bir manzara halinde özümüz. Kimlere emanet etsek öz-güvenle, öz-saygıyla, özveriyle geriye yalnızca bize iade edilen halimiz özümüz.. Tüm savaşların hem kazananı hem kaybedeni, hem savaşanı hem de tarafları varlığımız. Üzülerek söylemeliyim ki, çoğunlukla yok saydığımız!

 Tam bir öz-güvene yaşıyoruz doğru ve yanlışlarımızı; kazansak da kaybetsek de değiştiğimizi zannediyoruz, hatayla. Tam bir öz-saygıyla yaşama davranırken kendimizi her seferinde yok sayıyoruz, aptalca. Öz-farkındalık ararken özellikle fark edemediğimiz bir değer olarak kendimizi aklımızda taşıyoruz. Öğreniyoruz, her yalnız kalışımızda; bir sonraki travmada başkalarına emanet edilmek üzere tüm anlamlarımız, kurgularımız ve inançlarımız. Bizler sosyal yaşam mühendisleriyiz, bu kadar güzel bir paylaşımcı düzende kendilerimize asla doğru bir özel ev bulamadığımız en büyük boşluğumuz: benlik!

 Tuttuğunu koparan hırslı yanlarımız, yalanlarımız. Tuttuğunu solduran kavgalarımız, yabancılarımız. Tutup dileklerimizi kendi hatıralarımıza savurduğumuz bir çöplük oluyor bedenimiz. Ölmek için çabalıyoruz, öldürmek istediğimiz ilk düşmanımız kendi duygularımız. O neden hiçbir yaşantıda, özümüze dönemiyoruz. Herkse ancak ve ancak önerebiliyoruz..

 Aradığımız, farkında olmadığımız, kandırmaya çalıştığımız, gün sonunda baş başa kaldığımız, tüm yalanlarımız ve tutkularımız, geçmişte unutup geleceğe taşımaya çalıştığımız, tüm ağırlıklarımız, hep aynı şeyi farklı yerde aradığımız! Hep bize ait olup başkalarına emanet sandığımız; özümüz, sadece ÖZ-az ve öz.

Meo – 2016
MeoEdebiyat – Denemeler Blog
‘Mehmet Şentürk

Benzer Yazılar

  • Burak Çoşkun Anısına – Uzun Bir Yıl

    Genelde zaman uçar gider, çokşun nehirler gibi bizi bir girdap köşesine sıkıştırır koşar gider. Bu kez öyle olmadı gülüm, bu kez bu hain ölüm bize zamanı da çiğneyip geçmeyi öğretti galiba. Dediler ki yıldönümümüymüş şehadetinin komutanım, abim, kardeşim, her şeyim; dedik ki kaç sene oldu acaba? Meğer daha üç yüz ile altmış beşi anca devirmişiz… Uzun bir yıl oldu sensiz amma bir hiz sensiz kalmadık iyi bilesin. (Yazının devamı için başlığa tıklayabilirsiniz.)

  • MeoDeneme – Çok Kolay Da Değil

    “Çok Kolay Da Değil”, vatan uğruna hayatını kaybeden askerlerin ve geride kalan ailelerinin, özellikle de şehit annelerinin yaşadığı tarifsiz acıyı anlatan, ağıt niteliğinde derin ve sarsıcı bir denemedir. Metin, toplumun bu büyük acılara olan duyarsızlığını ve medyanın ölümleri yüzeysel bir reyting malzemesine dönüştürmesini (“arabeske, tick’e, reytinge”) sert bir dille eleştirir. Şehadet haberi, “kanlı bere” metaforu ve bir annenin feryadı üzerinden, geride kalanların (“biz yarımlar”) omuzlarındaki o ağır, soğuk ve öfkeli yük tasvir edilir. Sonunda ise yazar, kaybedilen her cana rağmen doğanın inatçı direnişini ve o vuruldukları dağlarda hala yeşeren umudu, vatan sevgisinin ve fedakarlığın hüzünlü bir hatırası olarak selamlar.

  • MeoDeneme – Puslu Sokaklar

    [caption id="attachment_3333" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Puslu sokaklarında yürüyoruz şehirlerin, tuttuğumuzu kopardığımız adımlarımızla bildiğimizi sandıklarımıza doğru yürüyoruz. Islık çalışıyor yağmur damlaları taştan örülmüş soğuk griliğine binaların. Işıklar vuruyor kırgın su birikintilerine; ışık saçıyor güvensizliğimiz. (Kısa bir deneme yazımız. Okumak için tıklayın.)

  • MeoDeneme – Kalabalığın Ortasında

    [caption id="attachment_2557" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Bazen kalabalıkların kıyısında bu yararak yürüdüğümüz yaşamın bir kısmına bulaşarak yürüyoruz yaşamda.. Bazen tüm hengamenin tam ortasında hiçbir dikenine dokunmadan, narin bir naiflikte zamanla inhitar ediyoruz en pasif haliyle. Hedefimizin nihai bir sabitlik olması hayaline bayılıyoruz. Kalabalık teorilerine bayılacak kadar sosyal, kendiliğin bencilliğinde boğulacak kadar anormal derecede bencil olmaya devam ediyoruz.  [Konuyla ilgili kısa bir deneme bağlantıdadır. Keyifli okumalar.]

  • MeoDeneme – Senden Mene Yar Olmaz

    [caption id="attachment_2368" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Gözlerinden sonbaharda bir karanlık orman kuytusunda bahar kokusu dökülüyor, saçlarından süzülüyor yalancı güneşlerin ardından gelen hüzün dolu dondurucu yağmurlar. Senden Mene Yar Olmaz çalıyor bulutların birbirini yediği gökkuruntusu sabahlarda, aniden uyanıyorum yaşamın gerçeklerine.. Çok da iyi biliyorum hatta. [Denemenin devamı bağlantıda, iyi okumalar.]

  • MeoDeneme – Ufukta

    [caption id="attachment_2878" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Ufuk her zaman aynı uzaklıkta ve aynı pastel renklerde güzel görünebilir, yürümedikçe. Sıfırlanan zaman dönemleri insanlara geçici bir devamlılık sağlayabilir, değişmedikçe. Aynı girdap, aynı döngü ve aynı saçmalık içerisinde.. [Kısa bir deneme yazımız bağlantıdadır. Keyifli okumalar.]

Bir yanıt yazın