MeoAfo – Evrenlerimiz
Evrenlerimizin boyutlarını kavrayamadığımız sürece, parçası olduğumuzu iddia etmemiz beyhude!– Meo

Evrenlerimizin boyutlarını kavrayamadığımız sürece, parçası olduğumuzu iddia etmemiz beyhude!– Meo

Parça parça olmuş düşlerimizde, yüzlerimizde tonlamalı gülücükler. Şekilden şekile giriyor sözlerimiz, henüz başka yüzlere his olup değmeden. Çizgi çizgi kederlerimiz, çizgisel zannettiğimiz kaderlerimiz ve yüzümüze asla yansımayan gizli karakterlerimiz var! Herkesten saklıyoruz.. Herkesin gizleri arasında!– Meo

Her bir parçasıyla bir bütün olan evrenin kırıntılarıyla kendi bütünlüğümüzde boğuluyoruz. Her evren mucizesi bizi kendine çekiyor, bizi tutan bir atmosferlik hasiphanede yaşamın özgürlüğünü yıldızlarda arıyoruz. Belki de dünyaya terk edilmiş unutulmuş ruhlarız.. Aradığımız kaynağımız, aradığımız özgür varlığımız, aradığımız karanlık bir evrendeki yaşam inancımız.. Umutsuzca yaşıyor, umutsuzca ölüyoruz; bir gün bir evrensel cennette buluşabilmek dileğiyle!–…

En güzel unutma yöntemi yanlış zamanda anlamsız doğruları hatırlamak yerine doğru zamanda anlamlı yanlışları vurgulamaktır!– Meo

Midende uçuşan tüm o kurgusal kelebekler, bir gün aniden topluca ölecekler! Bitince aşk denilen hevese verilmiş tüm ulvi görevler.. Tüm rüyaların grileşecek ve yoluna serilen umutların hepsi birden çürüyecekler! O gün de gülümseyecek güneş doğarken, o gün de kutlayacak yaşamı doğandaki vahşiler. Ölümle mutlu olabilecek kadar yaşamda ölmen gerekecek, şahit olmak zorundasın hayatta kalmanın ruhlar…

Devasa buzul çöllerimiz var, zamanında döktüğümüz gözyaşlarımızla doldurup, yeni yeni öğrendiğimiz soğukkanlılığımız ile dondurduğumuz; üzerinde yürümeye cesaretimiz var! Tek korkumuz ne zaman gönlümüze bahar gelse erimiş buzullar altında kendi korkularımızla tekrar yüzleşebileceğimiz..– Meo

Evrenin enginliğinde gizli kalmış bir sırdı çözemediğimiz, adına yaşam deniliyordu ve herkese bir kez-kısıtlı bir süreliğine bahşediliyordu. Hiçbirimiz onu çözebilecek kadar dolu ve uzun yaşayamadan öleceklerden olduk.. Şimdiye kadar!-Meo

Karanlık sulara yansıyan düşüncelerimizden birer düş kurgularız kendimizi dinledikçe. Aydınlık düşünceler, parlak umutlar ve yıldız tozu hislerimiz dökülür su yüzüne çizdiğimiz semanın her bir yanına, düşündükçe yıldızlar kayar, gönlümüze gece doğar yeniden!– Meo

İnsanların çok aydınlık göründüğü tüm şehirlerin bir karanlığı vardır, güneşle bitmeyen, mevsimle değişmeyen ve kötülüğün kol gezdiği! İnsanların olduğu her şehir karanlık için bir krallıktan ibarettir, yarışa katılacak insan sayısı çoğaldıkça kötülük o kadar güzel krallığını genişletebilir. Önce gülen yüzler solar, sonra hisler susar, sonra kötülük konuşur ve hiç durmaz!– Meo

Huzur ve karmaşa birbirinin perspektifidir; yakından bakıldığında karmaşık gelecek her bir sistem, uzaktan görüldüğü haliyle huzurlu bir tablonun ta kendisidir. Bu sebeple aklımızın evreninde çok karmaşık görünen tüm fikirlerimiz bir araya geldiğinde huzur dolu bir insanı yaratır. Karmaşa korkulacak değil, kontrol altına alınacak değerler bütünüdür.– Meo