MeoAfo – Yağmur Düşleri
Akvaryumda balık oldum, çocuktum. Bulutlarda balıklar yüzüyordu da düşmüyordu avuçlarımıza.. Büyüdük yağmur sulandı, bulutlar hep buhar. Ne anladım ben bu düşlerden, madem? – Meo

Akvaryumda balık oldum, çocuktum. Bulutlarda balıklar yüzüyordu da düşmüyordu avuçlarımıza.. Büyüdük yağmur sulandı, bulutlar hep buhar. Ne anladım ben bu düşlerden, madem? – Meo

Geçmişin buğulu hatıralarından geleceğin sislerine doğru korkusuzca atlayabilemekti yaşamak denilen. Hiç düşünmesek de hep planlasak da atıyorduk adımlarımızı nefes nefese, her nefeste..– Meo

Kalabalıklarda yalnız olmak diye bir masal anlattılar bize, masallardaki kadar farklı ve güzel olduğumuzu kimse vurgulamadı. Aydınlık veya karanlık, en güzel tonlarımızın diğerlerinin kopya kalabalığından çok daha güzel olduğu kimse hissettirmedi bize.. Bak söylüyorum işte: kalabalıklar yanlışsa, doğru bir yalnızlıktır en kaliteli farklılık! Yalnız kalmamak adına değersiz kalabalıklara karışmayın, yalnızlığı göze alıp farklılıklara atılın; farklılaştıkça binlerce…

Tüm anlamların yaşam ağacı duruyordu evrenin merkezinde; evrenin merkezi bulunuyordu senin yeryüzünde; yeryüzünü çizmişler tam olarak alnın üzerinde; alnının derinlerinde yatıyordu en renkli düşlerin tam olarak da beyninde; beyninin içinde rengarenk bulutlar birazı kara, biraz maviliklere gebe; hepsinin üzerine çıktığında bulabiliyordun yaşamın amacını bulutlarının da üzerinde aklının kökünde! O büyük sessizlikte, olgunluk ve büyüklükte! O…

Yaşamımıza dahil ettiğimiz kilitlerimiz var, kendi varlığımızı kendi düşüncelerimizle hapsediyoruz ideallere, hayallere ve duygu ismi verdiğimiz dengesizliklerimize! İşin normal yanı kilitlerimizin varlığı, kötü yanı onların gerçek sanılması.. İşin güzel yanı birbirimizi bilerek kötülükleri kitlemek adına binlerce tabu üretebiliyor oluşumuz; işin kötü yanı tüm kötülüklerimizin güç topladığı sömürü düzenlerimizde bir araya geliyor ve tüm güzellikleri de…

Dualarımız var, hayallerimiz, isteklerimiz, iyiliklerimizin karşılığını istiyoruz binlerce farklı tanrıdan; veya tek bir yaratıcıdan. Peki, Ganj Nehrinin kenarında kendini yaşamın tüm zevklerinden azat etmiş bir Sadu kadar vazgeçebiliyor muyuz dünyalı tutkularımızdan? Yaradılış yolunda kendini bulmak için, basit benliklerinizi kaybetmeniz gerekir, yoksa vahşi isteklerinizde kendi dualarınızın bencilliği içinde tek kaybettiğiniz şey olacaktır Tanrı..– Meo

Düşsen bile gelişinin sertliği yetsin, kırılsa bile kanatların bırak ruhundan güller saçılsın doğaya, karışsan bile insan karanlığı toprağa, aç yeniden ölüme inat! O gün dünyadaki yerini garantileyebilirsin, varlığınla değil yokluğunla..– Meo

Midende uçuşan tüm o kurgusal kelebekler, bir gün aniden topluca ölecekler! Bitince aşk denilen hevese verilmiş tüm ulvi görevler.. Tüm rüyaların grileşecek ve yoluna serilen umutların hepsi birden çürüyecekler! O gün de gülümseyecek güneş doğarken, o gün de kutlayacak yaşamı doğandaki vahşiler. Ölümle mutlu olabilecek kadar yaşamda ölmen gerekecek, şahit olmak zorundasın hayatta kalmanın ruhlar…

Yaşamın ilk nefesi her basit boşlukta insan çöplüğünde alınır ve toprak yaşamı kutsamak için doğaya salınır güzellikler! Buna hiçbirimiz engel olamayız..– Meo

Sırtını göremeyen insan, dünyayı sırtladığını sanır, ardında bıraktıkça yaşam yollarında binlerce güzelliği, kurguladığı ve yaşadığı tüm hatıraları ve tüm insanları! Sırtında ağırlık hisseden insan ezilir, başı önde-ruhu kambur acılarını çeker olmayan düşüncelerin ortasında. Dünyaya sağlam basmak yerine altında ezildiğini hissetmek, yaşadığın kadarıyla unutamamanın ve takıntının derinliğine durağan bir ölümün habercisidir..– Meo