MeoAfo – İçimizdeki Boşluk
Dolu dolu yaşamak konulu bir hevesin peşinde boşa ve amaçsız geçen yaşamlarımızdaki tüm düşünce, his ve inanç eksiklerinin oluşturduğu boşluklarda deliririz insanlar olarak.. – Meo

Dolu dolu yaşamak konulu bir hevesin peşinde boşa ve amaçsız geçen yaşamlarımızdaki tüm düşünce, his ve inanç eksiklerinin oluşturduğu boşluklarda deliririz insanlar olarak.. – Meo

Hayalleriniz ne kadar ne renkli, griliğiyle karşılaştırınca gerçeklerinizin. Hayalleriniz ne kadar da gerçek, hayalleşirken ara sıra insanlığınızı hatırlatan kötü kalpli gerçekleriniz. Örneğeceksiniz, efendim, öğreneceksiniz; hayalle yaşarken duyumsadığınız zaman ile gerçekten öldüğünüzü.. Öldüreceksiniz, efendim, öldüreceksiniz, kontrol edemediğiniz hayallerle hiçbir zaman yaşatamadığınız güzellikleri.. Er ya da geç.– Meo

Yaşamda yaşla büyüyen ağırlığın yorgun bedenlerin üzerine örtüldüğü bir dinlenme anıydı en doğal düşüncelerden doğan zamanlar.. Büyümek için her zaman uyumak gerekiyordu, hem doğarken hem de ölürken.– Meo

Gülümsüyordu, gözlerinde yıldızlar.. Üşüyordu, boynunda rüyalar.. Söyleniyordu kendince güzel bir masal niyetiyle. Biliyordu, karanlıkta kalsa insan gece yıldızlar döşenir gökyüzüne. Mutluydu bu nedenle!– Meo

Bize mi soracaktı papatyalar, bahar savaşlarına kalkışırken insan kötürümü ovalarda. Toprak mı dilenecekti polenler, sarılırken nemli kıyılardaki kayalıklara.. Bizi mi düşünecekti fallarda, seviyor mu merakından kanatlarını kırdığımız doğal melekler! Tüm sevgileri bitecekti insanların, papatyalardı hiç ama hiç ölmeyecekler.– Meo

Kitap kurdu denilen okurlar, kitapları kemirip bitirecek derecede okuyanlar değil; kitapları okurken yenilerini hayal edebilenlerdi! Bizler her bir kitabı ayrı ayrı okurken, onlar tüm kitaplarından topladıkları yaratıcılık sürüleriyle bilgi, ilgi, öykü avına çıkarlardı vahşi paragraflar ormanında..– Meo

Zarafet öğretilmez, doğuştan gelir. Doğumla öğretilmiş Tanrısal bir şansın gerçeklerle yoğurulması ile elde edilir. – Meo

Aklın okyanuslarında sakin ilerleyen farkındalık teknelerine vuruyordu düşüncelerden oluşmuş ani fırtınalar, savruluyorduk, korkuyorduk ve kayboluyorduk. Uykunun sütliman sularına gelesiye kadar..– Meo

Önümüzde ve ardımızda bulunan zaman her zaman uzaklaştıka buğulu görünür; sisli bir dağ gölü manzarası gibi yalnızca genel hatlarını bildiğimiz bir güzellik halinde düşlenir ve tahmin yaşanılanlar!– Meo

Elimizdeki kader defterlerine binlerce yazı yazıp, kapağına Tanrı’ların isimleri yazmaktı en büyük günahımız, en büyük hazırcılığımız ve en büyük sıkıntımız.. Yaşamlarımızdaki mürekkep izleri silinmeden, başka bir taze sayfa geçince unutuyorduk yaşamın ana fikrini. Hiç başlamamış ve hiç bitmeyecek bir kitap olarak kalıyordu hep kaderlerimiz böylece; yarım.– Meo