Pic.Source: "Lonely Boy" by Nabey @deviantart.com

MikroÖykü – Küçük Bir Papatya

  Küçük evlerinin küçücük bahçesinde açıyordu her yıl kocaman boyları olan papatyalar. Devasa taç yaprakları ile baharlarını renklendiriyordu Can’ın. Uyandığı gibi hızla bahçeye koşup annesinin oralarda olup olmadığını kontrol etti, ortalıkta görünmüyordu kendisi. Çiçeklerinin koparılmasından nefret ederdi çünkü. Büyük bir suçlulukla ve çok sayıda olduğunu için koparılacağı fark edilmeyeceği düşüncesiyle bir adet papatya kopardı köküne yakın bir yerden. Sokağa koştu hemen sabahın henüz serin olduğu bir sahil kasabasında. Yollarda elinde çiçek koşarak giderken kendisini sorguya çekmeye kalkan amcalara hiç umursamadı bile. Sahil alanını boydan geçip kayalıklara vardığında, Can durdu aniden. Sağına soluna bakındı, bekledi. Biraz daha.. Biraz daha.. Gelen giden yoktu. Sabah koşusundan sonra sahilde yürüyüş yapan Ayşe ablası kendisini bekler halde görünce yanına gelip sordu, “Hayırdır Can, erkencisin bugün?” Soru cevaplanamayacak kadar zordu ancak sorgulama devam ediyordu, “çiçeğin de güzelmiş, benim için mi?” dedi gülerek. “Yok Ayşe abla, Ece için koparmıştım..” derken çocukluğunun tüm utangaçlığı bir araya toplanmıştı yüzünde, yanaklarında, zorla çiçeği tutabilen avuçlarında. Biraz düşünüp cevap verip vermemek arasında kalan ablası dayanamamıştı, “Ah canım benim, onlar dün gece gittiler bile çoktan” diyerek sarıldı Can’a.. O dakikaya kadar kocaman olan papatya, artık küçücüktü denize atıldığında. 

Meo – 2016
MeoEdebiyat Kısa Öykü Blog
Mikro Öyküler
‘Mehmet Şentürk

Benzer Yazılar

  • MeoÖykü – En Gerçek Masal

    [caption id="attachment_469" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Kısa Öyküler Blogu[/caption]

      Sana hiç masal anlatmamış olabilirler, asla sayfalarını çevirmemiş olabilir ilgili bir ebeveyn senin gözünün önünde farklı evrenlerin. Seni kimse senin istediğin gibi sevmemiş olabilir ve henüz masalları yaşamamış olabilirsin. Peki ya masalların herkes için bir kereliğine gerçek olabildiği bir dünyada yaşayan bir çocuk olsaydınız? İşte tam da bu konuyu işleyen bir kısa öykü çalışmam aşağıdadır. Üst kısımda ise 12 dakikalık bir şarkı okurken iyi gideceğini düşündüğüm türdedir. İyi okumalar, iyi dinlemeler. [Yorum, görüş, öneri ve paylaşımlarınızla destek çıkmayı unutmayınız lütfen.]

  • MeoÖykü – Yoldaki Parıltıydı Gözlerin

    [caption id="attachment_2379" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Kısa Öykü Blog[/caption]

    Hızla akan beyaz şeritlere dalmış, bir eliyle yanında oturan sevgilisinin elini sımsıkı tutmuştu. Güzel zamanlar, güzel günler, güzel manzaralar başka güzelliklere karışıyordu. Onunla iken geçilen yollarda yeşil daha yeşil, gökyüzü daha engin, güneş daha güleç oluyordu. Bunların düşünde tuttuğu elin terleri bir yandan, aniden eline dökülen o damlayı hissederek kendine geldi.. [Kısa öykümüzün devamı bağlantıda, iyi okumalar.]   

  • Mehmet Ali Çelikel – Küçerek Öyküler Serisi

    [caption id="attachment_1866" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Kısa Öykü Blogu[/caption]

    Kısa öykü denilince her zaman aklıma İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü gelir, bir edebiyat eserinin kısa ve öz, vurucu ve dopdolu olması için kısacık bir anekdot kadar olmasının yazarın yaralayıcı kalemiyle neler yapabileceğini öğrendim üniversite öğrencilik hayatım boyunca. Bunu öğrendiğim elden birkaç kısa öykü paylaşmak istiyorum. Detaylı bilgiler ve öykü bağlantıdadır. İyi okumalar. Bu eğitimin en büyük parçalarından biri de son dönemlerimde tanıdığım değerli hocam Mehmet Ali Çelikel’dir. 

  • MeoÖykü – Kuğusuz Gölün Yıl Dönümü

    [caption id="attachment_3054" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Kısa Öykü Blog[/caption]

    Kuğulu Parkın hafif soğuk sonbahar sabahında işe gidiş yolunda uykunun verdiği mahmurlukla yürümek her sene daha da zorlaşıyordu Emine için.. Mu mevsimde iç Anadolu kışın gelişini müjdeliyordu soğuk esintilerle, kuğular bile mutlu değildi bu durumdan, boyalı tahtalardan çakılmış yuvalarından çıkmaya niyetleri bile yoktu güneş vurmadan kapılarının önüne. Dalgın dalgın kulağındaki müziğin adımlarına yansımasıyla hızlı hızlı ilerlerken birden durdu. Yine oradaydı, bu sene de. Bu sene de gelmişti, elinde bir buket çiçek sabahın köründe, soğuktan yüzüne kıpkırmızı bir maske çizilmişti. Bu kez sormalıydı, birkaç saniye durduktan sonra göletin çevresinden dolaşmaya karar verdi. [Kısa bir aşk öykümüz yazımızda. Keyifli okumalar.]

  • MeoÖykü – O Noktada

    [caption id="attachment_2617" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Kısa Öykü Blog[/caption]

    Tamı tamına 15 yıl olmuştu. Yeniden yazılmıştı bir şehir daha, yeniden yıkılmış, yeniden yapılmış, sağa sola serpilmiş ağaçları yolları kaplamış, yeni yollarla insanlarını kucaklamıştı. Her bir şehirde olduğu gibi, gereksiz de kalabalıklaşmıştı. Otobüsten inice fark etti. Biraz yürüyünce fark ettiği eksik olan bir sonraki ayrıntı ise, hafta sonu iznine çıkmış kamuflajlı askerlerin yeşillendirmediği bir çarşıydı.. [Kısa bir aşk öyküsü bağlantıdadır, keyifli okumalar.]

  • MikroÖykü – Bir Cinayetin Arefesi

    [caption id="attachment_2613" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Kısa Öyküler Blog[/caption]

    Karanlık bir sabaha uyanmak kadar uykulu bir şansızlık yoktu yaşamda, karanlığa gömülmüş bir dünyaya uyanmak ise geçmiş nesillerin lanetiydi bu topraklarda. Yıl 4589, aylardan galiba Kasım, yerinden öfkeyle doğruldu Agad.. Yerin 300 metre altındaki sıcak sığından dünyaya son umut penceresi olan periskobuna doğru umutsuzca yürüdü. [Fantastik ögelerle bezenmiş, kısacık bir öykü bağlantıdadır. Keyifli okumalar.]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir