MeoDeneme – Yazılamayan Kaderlerimiz
YAZILAMAYAN KADERLERİMİZ
Öyle bir virgül atılmalı ki o deftere, yazdığımıza da yaşadığımıza da değsin. Yoksa yaşam bu her daim aniden sona ersin, bu kader ise bize ne! Umutsuz yaşam savaşlarının ortasına doğan umutsuz çocuklarız biz. Bize ne tarafa gideceğimizi sormayın. Savrula savrula düştüğümüz kör kuyularda açılmış sevginin naifliğiyle erkenden körelmiş gözlerimiz. . .
Neden sessiz kaldığımızı da sormayın mesela, insandan gelen sesleri söz olarak algılayamayan sığırlar sürüsü içinde boşuna çığlık atıyoruz sırf cümlelerimiz biraz anlamlı diye. Günlük selamlaşmaların bencil nezaketsizliğine boğulup darlanıyoruz aslında. Değil-ha keza-kimsenin umurunda. Herkesin yetişemediği bir durak kendi kaderleri; ne koşası geliyor insanların ne uğraşası! Kalem oynatmadan yazar olanlar, yapay fikirlerle insanlık rolü kesiyor, geçmişi taklit eden edebiyat yığınlarını hızla elekten geçiren zekalar şimdilerde kelime-fikir çöplüğüne döndürüyorlar o meşhur Dünya Çapında Ağı (www). Sanıyoruz ki bir söz elektronik olunca uçup gidiyor, milyar dolarlık sunucular canı sıkılınca kapatılıyor ve İnternet dünyasının arşivi bu rezilliği çabuk unutuyor. Özet geçivereyim, ASLA!
Yazamadığımız her şey yazılmışların kopyaları. Yaşayamadığımız her şey artık yapay yaşanan kapitalizmin yüzlerimize yansıyan bahanesi. Tutarsızlığımız başkalarından yansıttığımız bu utanmaz gariplikler silsilesi. Günler geçtikçe yalan ve doğrunun çizgileri gözlerimizin önünde kayboluyor. Cennet tasviri ile kandırılan, cennetten cehenneme döndürülmüş yaşamlara hapis yaşıyoruz! Ortadaki en büyük sorun yazılamayan kaderlerimiz. Suçumuz: kalem tutmayı bilmeyişimiz!
Elbet bir gün. Her birimiz bir tek nokta koymak zorundayız. Bizi oyalayan o üç noktalara, bitmeyen tekrara düşmüş noktalı virgüllere ve iki noktanın birbirini taşıdığı üst üste yalanlara… O noktadan sonra fark edecek, vazgeçecek, terk edecek ve kendimize geleceğiz. O gün kaderin yazgı değil öz bir psikolojik alfabeden üretilmiş benzersiz bir yazın türü olduğunu fark edeceğiz. Ve dünya değişecek! Maalesef sadece azınlıktaki bizler için.
Meo – 2026
MeoEdebiyat Denemeler Blog
Mehmet Şentürk



MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

MeoEdebiyat – Denemeler Blogu[/caption]


MeoEdebiyat – Denemeler Blogu[/caption]