Pic.Source: "Crow Spirit" by Ellysiumn on DeviantArt.com

MeoDeneme – Sanırım Tek Eksik Kelimemiz: Schadenfreude (Artsevinç)

 [heading style=”4″]Sanırım Tek Eksik Kelimemiz: Schadenfreude[/heading]

  İnsanlar bildiği kelime kadar konuşabilir ve düşünebilir. Ancak, bu genel tespit asla insanları bilmedikleri hisleri yaşamaktan veya o eylemleri yapmaktan alıkoymaz. Örneğin, Almanca’da çok güzel bir duygu-birleştirme ifadesi var: ‘Schadenfreude‘ (Shade=kötü olay, Freude=sevinç). Anlamı “başkasının acısına sevinmek”. Sanırım tek parça halinde bizde de Artsevinç olarak kullanılması gerek. Başkalarının acılarına, üzüntülerine ve kaybetmesine sevinmek gibi bir sosyal uygulamamız var. Çok da güzel uyguluyoruz günlük hayatta, bizden olanların acısıyla dertlenecek kadar içten olmamıza rağmen bize ait olmayan herkesin üzüntüsünden keyif almak gibi garip bir kötülcülüğümüz var!

  Bu artsevinç bizlerin içten içe kötü olduğumuzun büyük kanıtı. Başkalarının hep kaybetmesini, böylece bizlerin otomatik olarak kazanan olmasını isteyecek kadar alt seviyelerdeyiz medeniyetin insancıl yanı tarafında. Gariptir çok misafirperver, içten, samimi, güzel bir sosyal yaşama sahip ülkeler olarak anlatılageldiğimizin mevyelerini yiyiyoruz ancak çürümeye yüz tutmuşluğumuz da yavaş yavaş ayyuka çıkmak üzere. Anlıyor artık toplumlar içerlerinden çıkan bu çürük parçaları. Dünya çok da iyi biliyor kimin ne kadar iyi göründüğünü veya kötü davrandığını. Bize biraz yakın olanların katliamlarına bile göz yumarken, bize biraz uzak olanların bu katliamlar altında ezilmesine bile ses çıkarmıyoruz, “oh olsun” dediğimiz bir yanımız var. Kavgalı komşularımız bile en kötü zamanlarımızda deprem, sel gibi felaketlerde ilk yardımımıza koşanlar iken bizler onların başına gelen her şeyi kötü yorumlayabiliyoruz. Elbette tek taraflı değil bu! Medeniyetin beşiği denilen ülkelerde bile böyle tipte tepkiler görmek ziyadesiyle mümkün.

  İnsanoğlunun bu sosyal kalabalığının ve çeşitliliğinin içerisinde yaşamaya alışmayan her insan kolayca artsevinç yaşamaya alışıyor. Kendi küçük ailesinde bile kavgalar, dövüşler, miras kavgalarına kadar giden vahşi sonuçlar ortaya çıkıyor.

  Tüm bu nedenlerden ötürü bizlerin de artık toplumun dile getirmediği ancak gözlemlenmesi mümkün durumlar için yeni yeni kelimeleri de diğer toplumlardan alıp kendimize uygulama vaktimiz geliyor da geçiyor. Artsevinçli insanlardan uzak durun özetle. Böyle insanlar birgün sizinle ilgili çıkarları bittiğinde de kaybetmenizi ister, bekler, umar ve bunlar meydana geldiğinde sizin adınıza da sevinir!

Meo – 2019
MeoEdebiyat – Denemeler Blog
‘Mehmet Şentürk

Benzer Yazılar

  • MeoDeneme – Rastgele Cümleler

    [caption id="attachment_3004" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Evrenin büyük karmaşasının rastgeleliğine anlam aramakla geçti ömrümüz.. Rastgele bir zamanda, rastgele bir coğrafyada, yıldız tozlarının bize hediye ettiği bu dünya kavuşmasında hep düzen aramakla geçti medeniyet adı verdiğimiz merak yığınlarımız. Hiçbir zaman rastgele var-oluşumuzu kabul edemedik, rastgele fikirlerimizin içinde kurduğumuz aklın cehenneminde tutarlılık satmakla geçti bilgeliğimiz. [Evren ve yaşama dair bir deneme yazım bağlantıda, keyifli okumalar!]

  • MeoDeneme – Yalnızca Sığ Sular Derin Keser

    [caption id="attachment_1969" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blogu[/caption]

    Yalnızca sığ sular derin kesikler bırakır! Yalnızca sığ insanlar derinlerden korkar, sığlarda dolanır. Yalnızca sığlarda sütliman yaşamlar ilk fırtınada alabora, yalnızca derinliğin kralları her fırtınayı kayıpsız atlatır. [İnsanların düşünce yaşamlarına dair bir deneme yazdım, umarım beğenirsiniz. Bağlantıdadır, iyi okumalar.]

  • MeoDeneme – Ufukta

    [caption id="attachment_2878" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Ufuk her zaman aynı uzaklıkta ve aynı pastel renklerde güzel görünebilir, yürümedikçe. Sıfırlanan zaman dönemleri insanlara geçici bir devamlılık sağlayabilir, değişmedikçe. Aynı girdap, aynı döngü ve aynı saçmalık içerisinde.. [Kısa bir deneme yazımız bağlantıdadır. Keyifli okumalar.]

  • MeoDeneme – Çanakkale Dışında

    [caption id="attachment_2918" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Elbette henüz Çanakkale içinde vuran olmadı sizi.. Haliyle mezara koyan da olmadı sizi, daha ölemeden bir mevzinin kanlı köşesinde.. Düşmana karşı giderken dönüp son kez annenize bakmanız da gerekmedi bir at arabasının arkasında.. Olmayacak da sanırım. Olduramazsınız da! Çanakkale, bir kez yaşanabileceklerin binlerce ölenlerinin savaşıydı. İmparatorluğun unutulmuş halkının kendini tüm dünyaya hatırlatması. Sizler unutabilirsiniz, onların (o Yiğitlerin-Anaların) asla değilsiniz umrunda. [18 Mart Çanakkale Zaferi konulu kısa bir deneme yazımız bağlantılar. Keyifli okumalar.]

  • MeoDeneme – Başlangıcın Sonu ve Sonun Başlangıcı

    Bu sarsıcı metin, insanın evrendeki varoluşsal döngüsünü ve yaşamın o kaçınılmaz ironisini muazzam bir felsefi derinlikle ele alıyor. Eseriniz, her sonun yeni bir başlangıcı doğurduğu bu sonsuz döngüde, kendi duygularımızın hem kurbanı hem de yaratıcısı olduğumuzu vurguluyor. Kozmik bir düzlemde görkemli sandığımız trajedilerin veya çabaların, günün sonunda ne kadar insani, hatta “basit bir gaz sancısı” ile karıştırılacak kadar sıradan ve absürt olabileceğini yüzümüze çarpıyor. Katran deryasından bembeyaz düşlerle sıyrılmaya çalışan o yorgun semazen metaforu, anlam arayışımızın hem yüceliğini hem de beyhudeliğini kusursuz bir tezatla özetliyor; insanın o bitmek bilmeyen belirlilik ve belirsizlik kavgasına tutulan eşsiz bir ayna.

  • MeoDeneme – Elin Elime

    [caption id="attachment_2644" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Sadece bir kez değse elin elime, yeniden yazar avuçların kaderini sevgi dolu bir geleceğe. Bir nefesinle ayaklanıyor yüreğimde çürümeye yüz tutmuş tüm yapraklar, bir karmaşanın içindeki huzur beklentisi gibi gülücüklerin, ne zaman sussan kutup soğuğu ve karanlığına ilk kez güneş doğuyor günler ve geceler sonra.. [Denemenin devamı bağlantıdadır, keyifli okumalar.]

Bir yanıt yazın