Pic.Source: "born dead" by atmosphair3 @deviantart.com

MeoDeneme – Bu Topraklarda Ölü Doğmak

  Medeniyetin asırlar önce öldüğü bu karanlık topraklarda ölü doğuyoruz hepimiz. Yaşadığımızı anlamakla değil ispatlamakla geçiyor ömrümüz. En sonunda vazgeçiyoruz ve yarım kalmış bir hayatın hüznüyle nefeslerimiz sona eriyor. Her seferinde anlamsız bir şekilde.. Bu topraklara ölü doğuyoruz, hepimize yaşamı renklendirme şansı veriliyor oysa ki. Bazılarımız devrim yapıyor bazılarımız ancak tekrar ediyoruz.

  Bir bebek kadar umursamaz bir mutlulukla geliyoruz dünyaya. Bir bebek kadar umursamaz bir mutluluk saçıyoruz şansız coğrafyanın savaş yorgunu tuğlalarının altından son bir umutla. Ne mi oluyor sonra? Biberon dolusu öfke, inanç, lanet ve vahşet içiyoruz yıllarca. Doymak bilmeyen bir karmaşanın içinde ilk bulduğumuz hazır anlamın sırtına binip sırat köprüleri geçmeye çalışıyoruz vahşet ile medeniyet arasında. O yüzden çoğumuz zayıf insanlığımızın yükü altında ezilip ölebiliyoruz bu anlamsız savaşlarda! İlk yaşam savaşı dediğimiz büyümeyi bile beceremiyoruz zaman zaman, birbirimizi katlediyoruz milliyetçi oyunlarda. Bu topraklarda özgürlük çocukça, kim kimi boğabiliyorsa o kadar güzel oluyor özgür mücadelelerimiz zira. Bu topraklarda binlerce yıllık medeniyetlerin, insan öykülerinin, ölmüş tanrıların ve yıkılmış tapınakların laneti kalmış yalnızca. 

  Tüm güzellikler yaşamı taşıyor ölü topraklara, bazen bahar mevsimlerinde bazen kar-kış sonrasında. Ancak, kendi ölümlerimizin inadına öldürüyoruz doğalarımızı dar bir algıda. Bu hüzün dolu çaresizliğin ortasında sevgi, aşk, mutluluk gibi her kader hediyesini sımsıkı tutuyoruz boş bir heyecanla. Fazlaca benimsiyoruz yaşamları, yaşantıları, insanları. Boğuyoruz onları da.. Umarsızca! Bitmeyen bir kısır döngünün travmasında bu büyük girdabı sahipleniyoruz biz, her anlamda.

Meo – 2016
MeoEdebiyat Denemeler Blog
‘Mehmet Şentürk

Benzer Yazılar

  • MeoDeneme – 2020’nin Özeti

    [caption id="attachment_3412" align="alignnone" width=""]Pic.source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Unutulacak her şey, soğuyacak yine alev ateş magmalar. Soğurulacak her şey, kavrulacak yine insanlığın kollektif ruhu. Yaşanacak yeniler, unuttuğumuz günlere inat avunduğumuz geceler yeniden gelecek. Aynı döngüye farklı şekillerde girmeye biz yine devam edeceğiz. Peki ya 2020 yılı bizlere neler getirdi? Hemen kısacık bir denemeyle özetleyelim. (Yazımızda devamı içi başlığa tıklayın)

  • MeoDeneme – Rüzgar Gülü

    [caption id="attachment_2128" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Hiç beklenmedik zamanlarda esiyordu saçları, rüzgarının nemini unutmuş çöllerine. Çıldırıyordu ruhumda tuttuğum sözcük tohumlarım. Hiç beklenmedik zamanlarım vardı benim, gizliden gizliye ummuduğum inançsız dualarım. Gelişi sürpriz, gidişi olağan.. [Konuyla ilgili deneme, yazımıza adını veren Teoman şarkısı eşliğinde bağlantıdadır. Başlık veya resme tıklayarak okuyabilirsiniz.]

  • MeoDeneme – Son Nefesin Ahenginde

    [caption id="attachment_2982" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Batmış bir gemi gibi.. Solmuş bir çiçek, dönmüş bir gün, uyumuş bir gece. Gün dönümü gibi insanın ölümü, yarın yenisi gelmeye hazır bir doğal döngü. Bu döngünün ahengiyle, insan gelecek gelecek karanlığın belirsiz laneti arasında bitmez tükenmez bir stres var, yığılmışlık ve tutarsızlık.. [Yaşam ve ölüme dair kısa bir deneme yazımız bağlantıda. Keyifli okumalar.]

  • MeoDeneme – Ruhumuzun Hasıraltı Tozları

    [caption id="attachment_3479" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Ruhumuzda gizlediğimiz o kabul edilmeyen ama orada dikilitaş gibi duran sanat eserlerimiz var! Yaşanmışlıkların arasından çöpe atmak yerine tam gönlümüzün ortasındaki oturma odasında her gün girip çıktığımız düşüncelerimizin altına gizlediğimiz o tozlar var, herkesin bilip kimsenin kabul etmediği.. (Gelin konu hakkındaki deneme yazımızı birlikte okuyalım dostlar.)

  • MeoDeneme – Sadece Öz

    [caption id="attachment_2670" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Dönebildiğimiz tek yer ve güvenimizin, varlığımızın kaynağı olan özümüz. Kendimizi tanımlamak için binlerce araç seçerken tek bir his parçası ile darmadağın hale getirdiğimiz, bir fikre-kişiye bağlayıp kaybettiğimiz en gizli değerimiz. Tutkunu olduğumuzu farz ettiğimiz onlarcası arasında nefret bile etsek kurtulamadığımız büyük kederimiz: kendi ellerimizle yazdığımız kaderimiz, benliğimiz. [Benlik konulu kısa bir deneme bağlantıdadır, başlığa tıklayabilirsiniz. Keyifli okumalar.]

  • MeoDeneme – Yansıtmacı Kötülük

    [caption id="attachment_2865" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    İnsanların bilinçleri sosyal gelişim çerçevesinde birbirlerinin aynası halinde toplumların içerisinde devasa yapılara dönüşürler. Ancak, insanlar temelde bu ayna özelliklerini bencilliğin renkleriyle karıştırarak kullandığında, sonuçta ortaya yaşadığımız bu karanlık dünya ve türlü türlü kötüler çıkar. [Kısa bir deneme yazımız bağlantıdadır. Keyifli okumalar.]

Bir yanıt yazın