MeoAfo – Kelimelerden Battaniyeler
Bize ağır gelmezdi günlerce gelmeyen uykular. Korkumuz ağırlığında ezildiğimiz duygular. Kelimelerden battaniyeler yaptık, hayallerimiz hapsolurken gökyüzümüzü çizdiğimiz tavan! – Meo
2009 yılından bu yana yazmaya devam ettiğim, kısa-uzun özlü sözlerden oluşan blog bölümümüzdür. Aforizmalar, Deviantart kaynaklı görsellerle desteklenmektedir. İyi okumalar.

Bize ağır gelmezdi günlerce gelmeyen uykular. Korkumuz ağırlığında ezildiğimiz duygular. Kelimelerden battaniyeler yaptık, hayallerimiz hapsolurken gökyüzümüzü çizdiğimiz tavan! – Meo

Yeni bir kitap edinmekti seninle tanışabilmek. Önce adını bilmekle yetinip, sonra merakla sayfa sayfa ilerlenecek sürprizlerle dolu bir macera misali, tüm duygulara hazırım zannedip tüm karmaşayı bir cümlende yaşayabilmek belki! Öğrenmek, öğrenmeyi sevebilmek. Başkasını tanımak adına kendini görebilmek.. Yer değiştirmek gönülden gönüle, dizeden dizeye.. Yarım kalmak gittiğinde. Unutamamak haliyle. Tüm geçmişi cümle cümle yaksan bile…

Yalnızlık, dünyaya hükmedecek kadar güce bile sahip olsan, kendini yönetemeyecek kadar ruhsuzlaşmaktır; tüm dünyayı sevecek kadar enerjin varken, kendinden nefret edecek kadar güçsüz kalmaktır. – Meo

“Huzurun her rengi var; her rengin yaşamda huzur dolu bir tonu var.. En rengarenk akillar, doğru tonlarını kendisi seçip ölümlü yaşamda kendi nirvanalarında ölümsüzlüğe ulaşırlar. – Meo

Toplumlar, tamamını birbirinin kopyası olması için insanların ekilip, hasat edildiği bir tarladan ibarettir. Uğruna harcanılan her bir çaba için, kat be kat kar etmediği sürece o tarla bozulmaya mahkumdur! O nedenle geri kalmayı toplumlaşma zanneden her bir insan yığını içerisinde biraz farklı olan, biraz renkli olan bütün canlılar tarlalarda yetişen yabani ot gibi görülür, zehirlenir,…

Bir yudum kahveden daha değerli bir tadı kalmış damağımda, kahvenin fincanına yüklediğim anlamların. Bir fal bakmak gibi yaşamda tanıdığım güzellikleri tüm insanların, her birinin üç vakti var; dönüp gitmek, kalıp değerlenmek, kahve kadar kolayca tüketilmek için. Kiminin telvesi kalıyor, kiminin cezvesi, kimisi hiç masa başından ayrılmayan bir fincan..– Meo

Benlik denilen şey, insan özünün kişiselleştirilip kelime anlamı ve bilinçaltı anlamı olarak çürümüş bir bencillik yansımasıdır. Özüne inmeye niyeti olan insan, önce ben sanrılarından arınmalıdır. O yüzden özlük başkadır, bencillik başka! Biri resmin ta kendisi, biri yansımadır..– Meo

O “tamam” dediğindeki tüm itirazlarda gizliydi ikiyüzlülük; onun her “peki..” deyişinde gizli kapaklı bir isyan yüklüydü. Onlar hep “görüşürüz” dediğindeki özlem veya kırgınlığın ikileminde kayboldular. Çok da uzun süremezdi, aşk hissi dışında hiçbir iletişim olmadığı bu yalan yaşanmışlıkta, merhaba’yla gelen evleda’yla gitmeliydi..– Meo

Başarı, insan hayatında binlerce fırça darbesinden oluşmuş eşsiz bir tablo gibidir. Üretmesi çok zor olsa da, berbat edilmesi için bir çizik yeter! O nedenle önce kendi başarılarınıza değer vermeli, sonra da kimsenin haksız yere bu tabloyu karalamaması için elinizden geleni yapmalısınız. – Meo

Güzelin uyuduğu değil, uykunun güzelleştirdiği bir yalnızlık bu yaşam denilen. Huzurun güzelliği ile yaşam kavgasının çirkinliğinden kaçıyoruz her hayal dolu uyku öncesinde.. – Meo