MeoAfo – Kurşun Geçirmez
Yüreğinden geçen tüm bencil aşklar seni paramparça edebilir. Dayanağın olan geçmişin, şimdinin parçalanmasına maruz kalabilir. Hiç biri önemli değil. Ayakta durabiliyorsan hala kalbin hissedip, aklın çözebiliyorken.. -Meo
2009 yılından bu yana yazmaya devam ettiğim, kısa-uzun özlü sözlerden oluşan blog bölümümüzdür. Aforizmalar, Deviantart kaynaklı görsellerle desteklenmektedir. İyi okumalar.

Yüreğinden geçen tüm bencil aşklar seni paramparça edebilir. Dayanağın olan geçmişin, şimdinin parçalanmasına maruz kalabilir. Hiç biri önemli değil. Ayakta durabiliyorsan hala kalbin hissedip, aklın çözebiliyorken.. -Meo

Her günün hüznü ve yorgunluğunu alır ve gider akşam güneşi.. Sen geri getirmeyeceğini zannettikçe, inadına doğmak üzere. Aydınlığa alışık gözlere, her gece karanlık ve yalnızlık mirastır. -Meo

Kaderim olasın diye diledim, binlerce yıllık hüsranımın ardından. Her kelimemde kağıt kadar narin olacağına keskin köşellerine kanattın. Her satırda tertemiz başlayacağına, koyu gölgelerinde sözlerinin izini arattın. Aferin. Kırık bir kalemle yazabildiğim kadar düşlerim ne içinde sen ne de yazılacak bir kaderimiz var ardından gelen. Kutlayabilirsin. Bol bol.– Meo

Senden geri kalan tüm zamanlara çöken bir hasret sessizlik! Dünyanın en güzel ormanlarının üzerine çökmüş geçmeyen bir sis misali, gizemli, ürkütücü ve bembeyaz.. Tek çare’m senin güneşin. Tek güzellik sesinin ışıklarında gizli. İlk cümlende açılıyor taç yapraklarına küsmüş tüm umutlar. Her seferinde. Seni o en mutlu anındaki sessizliğin kadar seviyorum, eminim.– Meo

Aşk kadar keskin bir beyaz rengin var senin, tüm sevdanın yeşilliğini delip geçen. Mutluluğunun dilinden taşan melodilerinde gizliyorsun sesinde, ne zaman duysam tüm dünyaya sağır kalıyorum. Beni bir tek sen duyuyorsun..– Meo

Saksılarda çiçekler.. Doğanın yıkılışının üzerinden binlerce yıl geçmişken, geriye kalan arkeolojik eserler gibi. Yarı ölü bir doğa kopyası.. Cam kenarlarına hapsedilmiş, çirkinliğimizi güzellikle donatma çabalarımızın en garip ürünleri. Ne garip değil mi, çok sevip sahiplenirken hapsetmeye çalışmamış tüm nadide güzellikleri. Çiçekler dalında değil, dünyanın kendi toprağında güzel! Hala saksılarda can çekişmekteler, bizler gibi..– Meo …

Ya gözlerin çok renkliydi, dünya’n gibi ya göz bebeklerin çok derinde hislerin gibi. Ya ben kayboldum içerisinde heyecanla noktalanmış sade cümlelerinin, ya sen en kısa cümle kadar genç ve güzel.. Henüz emin değilim. Hala cümleler hayal ve hala güzel gözlerin.– Meo

Sarıldığın şey umutların olur önce, düşüncelerinle aynı frekansa dönüştürdüğün gün tüm düşüncelerin umut olur, tüm sonuçların umutsuzluk ve tüm kararların bir hayalin su yüzüne çıkışı halinde.. Delirirsin!– Meo

Saçlarında gök kuşağı, gözlerinde güneşin batışı ve ufuk çizgisini arıyorum kirpiklerinde. Ne zaman gözlerini kapatsam ruhumdaki tüm güzellikler taç yapraklarını gizliyor benden, sensiz hiçbir renk göremiyorum. İlkbaharsın sen, sonsuz bir doğal tutku içerisinde senin varlığınla uyanan binlerce gün sürmüş bir kış üzerine..– Meo

Biz hayallerimi hep birer kişilik kurduk, hep birer kişiyi düşledik. Birer kişilik heveslerle, birilerine aşık olageldik. Bir tek mutluluğu düşlerken, onun bir kişiye emanet edilmeyeceğini öğrenip mutsuzluğun en umutsuz yanlarını keşfettik yeni bir evrende dolaşır gibi; havasız, karanlık ve bizim. Yalnızdık ne yapsak, en sonunda yalnız değilmişiz gibi davranmayı öğrendik..– Meo