MeoAfo – Bizler Aynıyız
Bizler aynıyız, farklı bir hayatı aynı şekilde yaşayan köleler olarak.. En iyiyi en kötü yöntemle yaşayan hatalı yaradılış mamulleriyiz. Bunu herhangi bir Tanrı henüz değiştiremedi ve biz değişmeyeceğiz. — Meo
2009 yılından bu yana yazmaya devam ettiğim, kısa-uzun özlü sözlerden oluşan blog bölümümüzdür. Aforizmalar, Deviantart kaynaklı görsellerle desteklenmektedir. İyi okumalar.

Bizler aynıyız, farklı bir hayatı aynı şekilde yaşayan köleler olarak.. En iyiyi en kötü yöntemle yaşayan hatalı yaradılış mamulleriyiz. Bunu herhangi bir Tanrı henüz değiştiremedi ve biz değişmeyeceğiz. — Meo

Ben hiç birleşmemiş ellerin ayrı kalışlarına takılmadım, her heves kavuşsun diye de yırtınmadım ömrümce, gerekmedikçe. Yine de, bazen hak edilmiş karanlıklardan kaçıyor insanlar; n’olur artık gözümüzü almasın sevda adına yaşanılan süslü yaşamlar! Gönlümüzün de alınmaya ihtiyacı var, biraz da bu biline..– Meo

Kader insanın kendi yazdığı tüm kölelik ve bağlanmaların, yapılmış binlerce aptalca hatanın Tanrısal bir varlığa yansıtılmasının en büyük eseridir! Nasıl ki içimizdeki kötülüğü şeytanla izah edip tüm göstermelik iyiliklerimizi cennetle pazarlığa girişiriz, boş yaşamlarımızda kendi kendimize yazdığımız tüm defterlerin köleleriyiz. Çizebildiğimiz kadar geniş çapımız, kaderimiz, geçmişimiz ve geleceğimiz. Kim ne anlatırsa anlatsın, biz kendi kalemlerimizin…

Bir kitap, biraz şarap, bir de mum yeter dizinde yaşlanmaya derken mum olup yanacağımı, kitap gibi sayfa sayfa yanlız çürüyereceğimi ve dizlerimi sensizlikle döneceğimi söylememiştin. Romanlardaki gibi olsun isterken, o acılı, acele ölümcül Sabahattin Ali karakterine beni boya dememiştim. Sana ucu açık bir güzellik sunarken, değersiz bir nokta ile bitir istememiştim. Şarabım sensin sarhoşum mutsuz,…

Ruhuma adını iliştirdim, kanıyor boğduğum her uzvu ruh dünyamın. Ama unutmaya meyilliyim, malum çok sevdim, seviyorum, seveceğim.. Unutmamam gerek! Unutmamalıyım bir kez daha sevmeden, ezilmeden, canlı hislerimi ellerimde cümlelere gömmeden, adını hatırlayacağım YANINA ADIM YAZILMASI GEREKİRKEN, ZATEN İSMİNİ BÖLÜŞTÜĞÜN YAŞAMINI, UNUTTURAMAZSIN. O kadar çok seveceğim seni, sen unutacaksın yaptığını, ben unutmayacağım hissettiğimi.– Meo

Siz hiç yüzme bilmeden deniz kızını sevdiniz mi? Hiç dokunmadığınız bir eli bu kadar özlediniz mi? Hiç sizin olmamış bir yalanı bu kadar sahiplendiniz mi? Hiç olmayacak yerde kendinizi ezip, kalan kum taneciklerine kendinizi gömdüzün mü hiç utançtan, pişmanlıktan? Hiç sevmiş olduğunuza pişman oldunuz mu siz? Olmadınız mı? Doğrudur.. Siz hala o üzen kişisiniz. Yatacak…

Sahipsiz, üzgün, korkak, aç, susuz bir sokak kedisi yüreğim. Sevmeyin beni canım kardeşim, yolunuzda gelip geçerken bir sonraki insan müsveddesi bana tekme atacaksa bana insanları güzel göstermeyiniz. Su vermeyiniz efendim o iyiliği şova yoran bencilliğinizi doyurmak adına yürekleriniz bu kadar karanlıkken! Sevmeyiniz efendim beni, canını verenin suyunu da huzurunu da yaşam kavgasını da verdiği bir…

Bilincin üzerinde ne kadar sütliman olduğunun n önemi var, derinlerde boğuluyorken kontrol dışı hislerle! Yüzümüze gülümseyen bilincinin derininde yaptığın kontrolsüz eylemler bizi insanlıktan çıkaran, insanca yorumlarla insanlık dışı bir bencilliği izah edemezsin.. -Meo

Bir hayal uğruna öldürülen gerçeklerin hortladığı bir çöl olmuş dudaklarım, kan damlıyor her öpülüşümde. Haklı olmanın verdiği o büyük aptallığın gururunda kendini kaybetmiş yetim bir sevdayım şimdilerde, gel de toparla saçtığım küfürleri. Yapabilirsen? – Meo

Birini bana bağlayan o büyük yalan, aramızda pamuk ipliği bir sır gibi kanla uzanan. Hangi güzel hayalettin sen, en güzel ömrümün ortasına korku salan? Hangi hatanın kefaleti olacak yalnızlığım ve yarım bile kalamayacak kadar kirlettiğin duygular? Saflık, temizlik güzel de, hangi karanlık gizleyebilecek simsiyah bencilliğini? Hangi şerefsiz dürtündü benim çocukluğumu emanet ettiğim varlığına feda? Hepsi…