Yazılamayan Kaderlerimiz şarkı ve deneme kapak görseli. Daktilo, el yazısı defter, kulaklık ve gitarın bulunduğu nostaljik çalışma masası. Üzerinde Yazılamayan Kaderlerimiz, MeoMusicTR, MeoEdebiyat ve Bir Deneme Bir Şarkı yazılı albüm kapağı.

MeoMusicTR – Yazılamayan Kaderlerimiz

Yazılamayan Kaderlerimiz – Deneme Yazılarından Şarkılar (MeoEdebiyat)

Biz mi kaderimizi yazarız, yoksa yalan ve doğrunun kaybolduğu bu kapitalist düzende yazılanların silik bir kopyasını mı yaşarız? “Yazılamayan Kaderlerimiz”, umutsuz savaşların ortasına doğan çocukların, sahte fikirlerin havada uçuştuğu bir çağa karşı sessiz direnişini sorguluyor. Kalemin kağıda dokunamadığı, yaşanamayan ihtimallere adanmış bu metin, MeoMusicTR’nin tınılarıyla sese bürünüyor. Bizi oyalayan o üç noktalara inat, kendi hayatınızın cümlesine son noktayı koymadan önce bu şarkıyı dinleyin ve ardındaki o sarsıcı denemeyle yüzleşin.

Kaynak Deneme Yazımız Öncelikle Burada:

YAZILAMAYAN KADERLERİMİZ

Öyle bir virgül atılmalı ki o deftere, yazdığımıza da yaşadığımıza da değsin. Yoksa yaşam bu her daim aniden sona ersin, bu kader ise bize ne! Umutsuz yaşam savaşlarının ortasına doğan umutsuz çocuklarız biz. Bize ne tarafa gideceğimizi sormayın. Savrula savrula düştüğümüz kör kuyularda açılmış sevginin naifliğiyle erkenden körelmiş gözlerimiz. . .

Neden sessiz kaldığımızı da sormayın mesela, insandan gelen sesleri söz olarak algılayamayan sığırlar sürüsü içinde boşuna çığlık atıyoruz sırf cümlelerimiz biraz anlamlı diye. Günlük selamlaşmaların bencil nezaketsizliğine boğulup darlanıyoruz aslında. Değil-ha keza-kimsenin umurunda. Herkesin yetişemediği bir durak kendi kaderleri; ne koşası geliyor insanların ne uğraşası! Kalem oynatmadan yazar olanlar, yapay fikirlerle insanlık rolü kesiyor, geçmişi taklit eden edebiyat yığınlarını hızla elekten geçiren zekalar şimdilerde kelime-fikir çöplüğüne döndürüyorlar o meşhur Dünya Çapında Ağı (www). Sanıyoruz ki bir söz elektronik olunca uçup gidiyor, milyar dolarlık sunucular canı sıkılınca kapatılıyor ve İnternet dünyasının arşivi bu rezilliği çabuk unutuyor. Özet geçivereyim, ASLA!

Yazamadığımız her şey yazılmışların kopyaları. Yaşayamadığımız her şey artık yapay yaşanan kapitalizmin yüzlerimize yansıyan bahanesi. Tutarsızlığımız başkalarından yansıttığımız bu utanmaz gariplikler silsilesi. Günler geçtikçe yalan ve doğrunun çizgileri gözlerimizin önünde kayboluyor. Cennet tasviri ile kandırılan, cennetten cehenneme döndürülmüş yaşamlara hapis yaşıyoruz! Ortadaki en büyük sorun yazılamayan kaderlerimiz. Suçumuz: kalem tutmayı bilmeyişimiz!

Elbet bir gün. Her birimiz bir tek nokta koymak zorundayız. Bizi oyalayan o üç noktalara, bitmeyen tekrara düşmüş noktalı virgüllere ve iki noktanın birbirini taşıdığı üst üste yalanlara… O noktadan sonra fark edecek, vazgeçecek, terk edecek ve kendimize geleceğiz. O gün kaderin yazgı değil öz bir psikolojik alfabeden üretilmiş benzersiz bir yazın türü olduğunu fark edeceğiz. Ve dünya değişecek! Maalesef sadece azınlıktaki bizler için.

Meo – 2026
MeoEdebiyat Denemeler  Blog
Mehmet Şentürk


ŞARKIMIZ BURADA:


MeoMusicTR – Yazılamayan Kaderlerimiz – ŞARKI SÖZLERİ:

[Intro]
Bir virgül atılmalı bu deftere
Yazdığımıza, yaşadığımıza değsin
Yoksa gün ansızın kapanır
Kader dediğin bize ne

[Verse 1]
Umutsuz savaşların ortasında doğduk
Bize yön sormayın, yolumuz savruluş
Kör kuyulara düşe düşe öğrendik
Sevginin naifliğiyle erken köreldi gözümüz

Sessiz kaldık diye sormayın neden
İnsan sesini söz sanmayan kalabalıkta
Cümlemiz biraz anlamlı diye
Boşuna çığlık atıyoruz hâlâ

[Pre-Chorus]
Günlük selamların bencil nezaketi
Boğazımızda düğümlenen kuru bir düğüm
Kimsenin yetişemediği bir durak bu
Ne koşan var, ne uğraşan bugün

[Chorus]
Yazılamayan kaderlerimiz
Başkasının kopyası değil
Yaşayamadığımız ne varsa
Yüzümüze sürülen sahte bir delil

Yazılamayan kaderlerimiz
Suçumuz kalem tutmamak mı?
Bir nokta koyacağız sonunda
Bu hayat bize borçlu kalmayacak

[Verse 2]
Kalem oynatmadan yazar olanlar
Hazır fikirlerle insanlık satıyor
Dünü taklit eden yığınlar
Sözü çöplüğe çevirip geçiyor

Sanıyorlar bir söz uçup gider
Bir sunucu susunca unutulur diye
Oysa her iz yerinde durur
Dünya ağı taşır hepsini geriye

[Pre-Chorus]
Yalanla doğrunun çizgisi silindi
Gözümüzün önünde renkler birbirine karıştı
Cennet diye gösterilen kapılar
Bizi cehenneme kilitledi

[Chorus]
Yazılamayan kaderlerimiz
Başkasının kopyası değil
Yaşayamadığımız ne varsa
Yüzümüze sürülen sahte bir delil

Yazılamayan kaderlerimiz
Suçumuz kalem tutmamak mı?
Bir nokta koyacağız sonunda
Bu hayat bize borçlu kalmayacak

[Bridge]
Elbet bir gün
Her birimiz tek nokta koyacağız
Üç noktaların oyalanmasına
Noktalı virgüllerin bitmeyen dönüşüne
İki noktanın taşıdığı üst üste yalanlara

[Breakdown]
Fark edeceğiz
Vazgeçeceğiz
Terk edeceğiz
Kendimize geleceğiz

[Final Chorus]
Yazılamayan kaderlerimiz
Yazgı değil, kendi alfabemiz
Her harfi içimizden çıkan
Benzersiz bir yazın türüyüz biz

Yazılamayan kaderlerimiz
Kalem yeniden elimizde
Dünya değişecek, biliyorum
Belki yalnız azınlıktaki bizler için de

[Outro]
Bir nokta koyuldu deftere
Yazdığımıza, yaşadığımıza değdi
Kader artık suskun bir hüküm değil
Kendi elimizle açılan yeni bir cümle



Bir denemenin sessizliğinden, bir şarkının çığlığına uzanan bu ortak hikayeye tanıklık ettiniz. Edebiyat ve müziğin iç içe geçtiği “Bir Deneme Bir Şarkı” arşivimiz yeni eserlerle büyümeye devam edecek. Harflerin notalara dönüştüğü bu eşikte kendi “yazılamayan” hislerinizi bizimle paylaşmayı ve düşüncelerinizi aşağıya bırakmayı unutmayın. Bir sonraki eserde görüşmek üzere.

MeoEdebiyat – Müzik Blog

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın