Yalnızlığın Aforizmaları – Kitap Alıntısı – 1

Bu yıl “Yalnızlığın Aforizmaları” kitabından her gün bir aforizma paylaşayacağız. Desteklerinizi bekleriz.


Bu yıl “Yalnızlığın Aforizmaları” kitabından her gün bir aforizma paylaşayacağız. Desteklerinizi bekleriz.

Sisler denizinin üzerinde düşünceli bir gezgin gibiyim, zirvesindeyim belirsizliğin, geceleğin ve karanlığın! Doğru zamanda, doğru hedefte yanlış manzaranın kontrolüne sahip gibiyim, düşünebiliyor, başarabiliyor ancak ilerleyemiyorum.. Sislere de karışamıyorum, en büyük hüznüm, en büyük karanlığım bu sisler üstü duruşum!– Meo

Büyülü doğanın ilk kez zirvelerine kadar beton gömdüğümüz gün; ilk merdivenleri tanrıların insanlardan gizlediğini bildiğimiz engin dağ zirvelerine taşıdığımız o ruh dolu mucizeyi kaybettik! Artık zirveler de bizim, doğa da bizim, kurallar da bizim.. Kırıyoruz birbirimizi cehenneme çevirerek bir zamanların cennet bahçelerini.– Meo

Biraz su biraz renk, dünyanın en güzel dokunuşlarını gerektirecek. Sen su gibi berrak kal, bende çok seni gördüm göreli renk; sonunda bir kaderin sayfalarına çizilsin güzellik tek seferde. Bunu için bize biraz aşk lazım bir sanat. Aşk en kolayı da, ellerimiz titrememeli ve sularımız durulmalı..– Meo

Not defterlerinin sosyal medya sitelerine dönüştüğü, küçük not defterleri yerine cep telefonlarının ceplerde yerini aldığı çağda dizüstü edebiyat elektronikleşmiş kağıt dokularını renklere, temalara ve elektronik bağlantılara evrilmiş ancak insana dair, insana ait ve insanı insandan ayıran edebiyat yaklaşımının bireyselleşmesi küreselleşerek popüler bir boyut kazanmıştır. Herkesin yazar olamayışında bir değişiklik olmasa da herkesin yazabilmesidir dizüstü edebiyat,…

Yalnız geçen yazların doldurduğu huzurla yaşayın kışlarınızı; yaşam sizlere sakin sakin düşünme fırsatları sunarken, ardından gelecek hüzünlere asla yenilmeyin! Bekleyin yaşamın bembeyaz bir ölümle yeniden doğuşa yattığı sıcacık akşamları. Bazen ruhunuz titreyecek, en doğal şey bu, bırakın dişleriniz takırdasın geçmişin anılarından, tüyler yorulsun dikenleşmekten düşünürken gelecekteki kaygısal heyecanları. Siz doğru zamanda doğru bir huzur olun…

Hüzünleniyorsanız hafiften 29 Ekimlerde, doğru yolundasınız atalarınızın size sunduğu kan topraklarına inat yeşermiş cumhuriyet yolunun! Gururlanıyorsanız derinden 29 Ekimlere, doğru işindesiniz çıkarcı bencilliklerin topraklarında vatanına, yurduna, gencine yatırım yapan gelecek mimarlarından biri olarak. Seviyorsanız ideallerini geçen yüzyılların hatalarından ayıklanmış bir Türkiye Cumhuriyetini, vazgeçmeyin, en doğru tercihi yapmışsınız. Kaderini yaşamak yerine kaderini yazmayı tercih etmiş tüm…

Her mezarlıkta her bahar dünyanın en güzel çiçeklerine sahip ağaçlar yeşerebilir. Gönlün mezarlık olduysa, ruhunun toprağına biraz güneş (umut), biraz su (sevgi) sağlamak gerek ki yerle bir olsun geçmiş ve yeniden açsın gelecek!– Meo Instagram profilimizde soru-cevap bölümünüz bugün istekler aldık. İlginç bir konu talebine “İnsanları yaşarken gömmek, kalbin mezarlığa dönmesi..” teması istendi. Biz…

Hayallerin ötesinde, gerçeklerle ve güzelliklerle bir arada yaşanan güzel duygularımızın bir karışımını yaşıyoruz her birimiz saatlerin sustuğu düşünce saatlerinde! En güzel kurgularımız, en ideal doğrularımıza ulaşmamış için gereken gereksinimler gibi.. Hepimiz ruhumuzun ellerinden tutup düş bahçelerimizde özlem duyduğumuz ama elimizde olmayanları yaşıyoruz. Üzülerek, zorlanarak ve beklentilerle.– Meo

Yollar sevenlerine götürdüğü zaman insanları güzel; yıllar sevdikleriyle geçirildikçe özel; zaman da yol da hızla geçer, yavaş ve güvenli gitmeyi bilene-tüm manzaralarının ve özel olan insanlarının değerini bilene!– Meo