MeoAfo – Bulutlarda Yürümek
Bulutların üzerinde yürümeyi çok sevdiğimiz için dökülüyoruz gözyaşlarıyla kurak topraklara. Alelacele tutunduğumuz hayallerimiz, ağır ağır gerçeklerle kırılıyor, kırılıyoruz..– Meo

Bulutların üzerinde yürümeyi çok sevdiğimiz için dökülüyoruz gözyaşlarıyla kurak topraklara. Alelacele tutunduğumuz hayallerimiz, ağır ağır gerçeklerle kırılıyor, kırılıyoruz..– Meo

Özgürce pedal çevirdiğimiz yollarımız vardı, yorulmayan çocukluğumuz.. Bisikletlerimiz bu kadar hayalet değildi eskilerde, çocukluğumuz bu kadar uzak kalmayacak sandık her gençlik hevesinde. Biraz kan döktüler parklara, biraz patlayıcı tedirginlikler.. Hiçbirimiz yaşamıyoruz şimdilerde, dönmüyor insan sevgisinin çarkları bu betonarme cennetlerde. Arabalar çarpıyor tüm hayallerimize, dileklerimizin kolları kırık yatıyoruz pişmanlık hastanelerinde. Durum bu.– Meo

Kalıntılarında gömülü bir hazinedir geçmişin, geleceğe gittikçe daha çok değerlenen, daha çok kaybolup giden ve gerçeklerle daha çok gizlenen.– Meo

Küçücük bir umut kadar gözlerini kısmış olabilirsin hayata, engin denizlerin kıyısında gizlenmiş o renkleri görebilecek kadar kanatların özgür olsun yeter.. – Meo

Biraz güven bir ilkellik, biraz maskesizlik biraz içtenlik hepsini dağıtabilir birkaç söz, biraz yalan, biraz insanlık kötülüğü gizli kalan. Toplamak, düzenlemek en kolayı hisleri. O nedenledir savaşların ardında gönlümüzde yaşatılan bu yaralı kişi..– Meo

Bilmediğimiz bu kocaman dünyanın karanlık mahzenlerinde büyüdük biz, rahattık, hazırdık doğmaya! Bilmediğimiz fazla aydınlık ve rahatsız bir eğitimdi çocukluk, öğrenebilmek adına her gereksiz detayı kabul ettik. Bir kelime hediye edildi bize ‘merak’. Ya her çocuk gibi ömür boyu onu kırmakla meşgul olduk ya her aç akıl gibi onunla oynamaktan hep zevk aldık.. Kelimelerden korkmadık, korkularımızı…

Yalnızca son kule yıkıldığında, son uçak yere çakıldığında, son insan çöpü yere düştüğünde ve son damla katil insan kanı toprağa karıştığında arınma başlayacak! O gün tanrılar inecek dünyaya, en renkli canlılıklarıyla ve her yer doğa olacak. O güne dek yaşama uygun bir yer değil yer küre..– Meo

Normalde yabancı, soğuk, buzlu, kırgın bir insan yüzünde minik çukurlara gömülü hislerde gizli en güzel ilkbahar, ne zaman güneş sıcağı dolu bakışlar değse tenlere her yerde yaşamın renkleri! Gözlerde göl kenarı huzuru, saçlarında dalgalanan papatya denizleri, yanaklarda sıcacık kumlar ve her türden bahçeler oluyor keşfedilen yeni ayrıntılar.. Çiçek açıyoruz sanıyoruz bizler aşık olunca, çiçek açtırdığımızdan…

Yarından bu denli korkmamızın başka izahı yok, bugünü yaşamayı beceremiyoruz. Olay bu. Yarına bu denli çekimser olmamızın başka açıklaması yok, bugüne bu denli mecbur kalıyoruz. Durum bu. Yüz binlerce sınır koymuşlar, biz akıl kafeslerinde birkaç hayalle özgürüz sanıyoruz. Yarından önceki tek yanılgı bu..– Meo

Çok uzakta kalabalık ruhların toplandığı mahşerdi özlemin, tüm ölmüş hislerin hesaba çekildiği. Sen, o tepeden seyreden zebani..– Meo