MeoAfo – Aşkta Beddua
‘Eski sevgiliye edilebilecek en büyük beddua nedir?‘ diye sormuşlar gençler; ‘hep, beni sevdiğin kadar sevil..’ diyebildim. ‘Meo

‘Eski sevgiliye edilebilecek en büyük beddua nedir?‘ diye sormuşlar gençler; ‘hep, beni sevdiğin kadar sevil..’ diyebildim. ‘Meo

Doğayı gerçekten görmeden ‘iyi ki doğdum’ demenin; Tanrı’nın doğayı oluştururkenki heyecanını hissetmeden ‘aşık oldum’ demenin; henüz son nesefindeki karanlığı görmeden ‘ben cennete gideceğim’ inancını gütmenin hiçbir anlamı yok.. Sadece zaman kaybı. Görüntülerimiz göreli, hislerimiz geçici-tekrarcı ve inançlarımız masalsı hiçbirimiz gerçekten olmak istediğimiz yerde değiliz, maalesef.‘Meo

Binlerce yıl öncesinden DNA’nda gizli kalmış bir renk var; adı insanlık. Onu bul ve yaşa umarsızca. Ancak o gün hissedebilirsin doğruyu, doğru şekilde, doğru kişilerde.. ‘Meo

Sırf iyi olduğumuz için var olan evrenden daha güzel bir yer hak ettiğimizi düşünecek kadar kötüydük biz insanoğlu! Olduğumuz kişi için değil, gelecek mükafatlar için iyilik yapacak kadar aldattık tüm mütevazi inançlarımızı. İyilik karşılıksızdır ama biz çıkarcıyız hem sevdiklerimize hem Tanrı(lar)mıza karşı..‘Meo

O kadar çok inanıyoruz kusursuz duygu ve hislerimiz olduğuna; ne zaman duygularımızda çatlama olsa biri minicik bir taş atsa buzlarımızın üzerine kurduğumuz duygu dünyamız tamamen karanlığa gömülecek sanıyoruz. Altında gizli naif çocukluk cennetini görmezden geliyoruz, işimize gelmiyor sonuçta.. Biz hep aynı şekilde hata yapıyoruz en doğru şekilde severek! Karşılığı gelmeyen her aşk dolu bakış için…

Kar yağışı gibidir aşk; ilk beyaz tüm bünyeleri heyecanlandırırken sonraları alışamayana bembeyaz bir çile misali..‘Meo

“Birisi her şeyi bilir, birisi her şeyi bildiğini sanır; ikisi de hiçbir şey bilmediklerini bilemez. Hepsi bir araya getirirsen toplamı insanoğlu çıkar.”‘Meo

Buz gibi yağmur damlalarının değdiği montundan süzülen gençliğin tir tir titremektedir bir akşamüstü zamanın kaldırımlarında ağır aksak ilerlerken ruhsal bir zatürreye doğru. İşte büyüdüğünü anladığın an o andır.‘Meo

Uzakta ıssız bir çağlayandan dökülen önemsiz su tanecikleriydi gülücükler, biz onları o nehir kuruduğunda anımsardık özlerdik her bir damlasını. Kururdu da dilimiz damağımız, ‘ben seni özledim‘ diyemezdik.‘Meo

Bazen çok uzağımdasın bir bakış kadar, bazen aklımın ortasında bir görüş kadar, genellikle mum alevi kadar, bilmiyorum henüz kimsin nesin ama bekliyorum bulacağım güne kadar..‘Meo