MeoAfo – Yürü Ölüme, Yürü Ölümüne
Yaşam kısa ve gölgeli bir orman yolu, çıkışında iki yol; biri mutluluk, biri umut. Biri engin deniz derya, biri sapsarı hüzünlerini biriktirdiğin bitmez bir çöl.. Yürü ölüme, yürü ölümüne!– Meo

Yaşam kısa ve gölgeli bir orman yolu, çıkışında iki yol; biri mutluluk, biri umut. Biri engin deniz derya, biri sapsarı hüzünlerini biriktirdiğin bitmez bir çöl.. Yürü ölüme, yürü ölümüne!– Meo

Asla insanlara acınacak halde olduklarını söylemeyin, ne kendilerine acırlar ne de kendilerine doğruyu söyleyenlere. Binlerce gün boşlukla cenk ederler de, birkaç dakikalığına yenildiği insan sözlerine lanet ederler hiç düşünmeden. – Meo

Dogmalarla yoğrulmuş nesiller yetiştirip, hala neden küllerinden doğmadı binlerce sene önce yaktığımız büyük ateş diye düşünüp duruyorsunuz! Küllerinizde dogmalar, yanmış olan insanlığınız, hep olduğunuz yere teşekkür edin, çünkü başka çareniz yok yerinizde sayıyorsunuz. Birilerinin peşinde o kadar çok yürümüşsünüz ki iyiye, güzele dair bir adım dahi atamıyorsunuz ve tüm aşk çocuklarınız kötürüm..– Meo

Zaman, bir önceki adımın ile bir sonraki adımın arasındaki o hayali duvar; bazen geçmemek için elinden geleni yaparak zamanın geçmeyişinden yakındığın, bazen bir bir yıkıp geçtiğin heyecanlı zamanların ne denli hızlı geçtiğinden dem vurduğun bir ikilemin duygusal yansıması halinde. – Meo

MeoEdebiyat – Şiir Blogu[/caption]Evren diye bilinen,
Yarım kalmış bir şiir kainat.
Tanrının gözyaşlarını döktüğü,
En büyük süpernovalarda mısralar. [Şiirin devamı bağlantıdadır. İyi okumalar.]

Beklemek kolay öğrenilen, zor uygulanan, beklenene kavuşulduğunda hemen unutulandır.– Meo

Dünyayı daha iyi görmek için yüzüne ışık tutanların, bu ışık parlaklaştıkça arkanda gizlenen karanlıkta ne işler çevirdiğini bilmen gerekir, gereklidir.– Meo

Güçlü bir zihin ve aynı güçteki düşünceler, sonunda mükemmel bir hayalgücü ile karanlık bir dünyanın ortasında aydınlık bir yaşam sunabilir, hak edenlere.– Meo

Zaman; senin için geçmeyen koca bir ömür bazen, bazen aklından hiç mi hiç çıkmayacak birkaç küçük an. Zaman, ne zaman tanımlamak için avuçlalarına alsan, altın bir kum ellerinden kayan. Gözlerindeki karışıklık mı, yüzündeki kırışıklık mı bilinmeyen tek yansıman.. Zaman seni, senin için yaşatıp aynı anda öldürdüğünü hiç çaktırmayan ya kocaman bir yalan ya devasa bir saat…

Bazen gözünün önündeki her şey anlamsızdır, sen ise her şeyden anlam çıkarmak için can atan boş bir zihin. Bazen her şey sana yakındır, sen her şeyden kaçmak isteğin kadar uzak. Bazen yaşam ölümün ta kendisidir, sen yaşamak için durmadan nefes alan bilinçsizce..– Meo