MeoAfo – Tutku
Tutkular bizleri hayatta tutan bir alev misali, en baştan beri yaşatan en nihayetinde öldüren.. Bir hevesle girişiyoruz tüm doğrulara, tutku denilen bir gözardı ediş bizi en sonunda küle döndüren.– Meo

Tutkular bizleri hayatta tutan bir alev misali, en baştan beri yaşatan en nihayetinde öldüren.. Bir hevesle girişiyoruz tüm doğrulara, tutku denilen bir gözardı ediş bizi en sonunda küle döndüren.– Meo

Sen büyüdükçe eskiyen ve geçmişte kalan o miras niteliğindeki kimliğini bir isim, bir adres, bir aile belirler; sen büyüdükçe yenilenen ve gelecekte yaşayacak olan o görev niteliğindeki kimlik ise kelimelerden, düşünceler, eylemlerden oluşan bir tercihtir! Kim olarak doğduğun sadece devlet arşivlerini ilgilendirir, kim olarak öldüğün tüm dünyayı ya da hiç kimseyi-tercihi senin.– Meo

Yaşam bir özgüven meselesi, kendine güvenen her bireyin egosunun yolunda akıttığını kanların tadını bile sevebilmesi.. Özgüven biraz da düşünememek meselesi, kendinden haberi olmayan her bireyin cesursa egosunu küçük dünyası için gözünü kırpmadan feda edebilmesi. Biz yanlış anlatılan şey, özgüvenin ta kendisi; güvensizlik hissetmenin gayet doğal olduğu bu vahşi dünyada, asıl doğal olmayan insanın kendini korumak…

Ed Sheeran – “Photograph” [iframe width=”100%” height=”166″ scrolling=”no” frameborder=”no” src=”https://w.soundcloud.com/player/?url=https%3A//api.soundcloud.com/tracks/213950659&color=ff5500&auto_play=false&hide_related=false&show_comments=true&show_user=true&show_reposts=false” ] Released by Atlantic Records UK Biraz gökyüzü, biraz karanlık ve ona inat çok uzaklarda bile olsalar bizlere ulaşabilen rengarenk ışıklar! Bilinmeye duyulan o büyük merak ve geleceğe yönelik o hayaller. Yıkmaktan hiç çekinmediğimiz bu küçük evimizden görünen astronomik bir umut evren denilen, her haliyle….

Ateş düştüğü yeri yakar inancıyla gizliden kanına işlenen rahatlıkla kandırılmaktansa, en büyük yangınlar bile bir kıvılcımdan çıkar diye korkman lazım insanlardan! Ateşle oynayan bilinçsiz liderlerin yandığı özel bir cehennem var, orada kıvılcımlarınızla, insanlara yaşattığınız acılarla yanacaksınız. Yanınızda olur umarım tüm alkışçı tapındıklarınız. Dünyayı güneşten sıcak dertlerle yakmaktasınız çünkü yüzlere yıldır.– Meo

Olduğu gibi sevdiklerin olduğun gibi kabul edemeyecekse seni, olduğu gibi bırakıp gideceksin! Nasılsa yolunu bulacak tüm yalanlar her zaman olduğu gibi.. – Meo

Merak beynin yaşama aşkıdır! O öldüğünde ölür insan, o bittiğinde huzursuz ve mutsuz olur insan.. Yaşama aşkı tamamen yaşama duyulan doyumsuz bir öğrenme ve merak edilenleri karşılama tutkusundan ibarettir. – Meo

Aşk bu; dünyanın her köşesine düşebilen cennetten rasgele dökülen polenler misali. Bazen aynı türde iki çiçek birbirinden kıtalarla ayrılabilir, bu yayılmayacakları, kavuşmayacakları anlamına asla gelmedi, gelmeyecek! İki gönül arasındaki en uzak mesafe insan aklının geleceğine dair kurduğu bu düşünceler evrenindeki dünyalarının birbirine olan uzaklığı veya yakınlığı kadardır. Ölçüsü umut, ölçeri inanç, hilesi aşk, gerçeği sabır,…

Belkilere sarılamazsın, olasıklar soğuk. Umutlarla ısınamazsın, hayallerin camları epey kırık. Geleceğe yatıramazsın geçmişini, bugün bu kadar çaresizken. Bir olasılığın olmayacağını olabileceğinden daha çok seversin, budur her aşkın bitişinin başlangıcı.. Hiç değişmedi, değişmez. Dünya üzerinde biteceğini bilindiği halde sevilen tek şey yaşamdır, gerisi yanılsama, yansıyoruz her gün olmayacaklara.– Meo

Kıyıya yorgun bir balık vurduğunda su atılır saatlerce üstüne, ölmesin belki kurtarılır diye.. Peki kim getirecek göçmen bir çocuğun suda bıraktığı hayallerini, yaşamını ve son nefesini de örtecek üzerine? Elbette ki hiç kimse. Çünkü bunun hassasiyetine sahip olmayan insanların yarattığı cehennemdi o çocuğun kaçtığı, çünkü ‘göçmenler ülkemizi bastı, artık her yerdeler’ sohbetleriyle keyifle evlerinde oturan…