MeoAfo – Kendine Yetişmek
Yaşam oradan oraya koşturup dururken, her şeye yetiştiğini düşündüğün bir akşamüzeri kendine henüz yetişemediğini fark etmekten ibaret! Farkındalıkların en önemlisidir farkına varamadığımız benliğimiz..– Meo

Yaşam oradan oraya koşturup dururken, her şeye yetiştiğini düşündüğün bir akşamüzeri kendine henüz yetişemediğini fark etmekten ibaret! Farkındalıkların en önemlisidir farkına varamadığımız benliğimiz..– Meo

Yaşam geleceğin buğulu renklerinin ufka yansımasıyla şekillenen umutların manzarasında garip bir yolculuk halidir; aniden başlayan, aniden biten!– Meo

Dünyanın en güzel hissidir, mutluluğun en doğalı, aklına ekip yüzünce biçebileceğin. Ve ücretsizdir, karşılıksız, iç içe, birlikte.. O nedenle satılabilecek kadar endüstriyel hüzünler, pazarlanabilecek kadar parlak boyalı aşklar sürüyorlar yaşamınızın piyasasına-işte bu yüzden bir köy çocuğunun avcunda taşıdığı fidelerin yüzündeki gülücükle toprağa ekilişini asla anlamayacak kadar mutsuzsunuz. Mutluluk ekilip dikilebilir, satıladabilir! Sizin tercihiniz..– Meo

Yaşamın damarlarındaki her bir hissin atışlarında taşınan heyecanlar, kılıcallarına inen titremelerle kabaran tüylerinde kaybolan bu yaşam ve ruh sistemlerimiz; mutluluk iyi ve kötünün tamamının savaştığı o bedeninizdeki ritmin ta kendisidir. Yaşamda tutan, yaşamı alan..– Meo

En iyi yaptığımız iş yapamadıklarımızın tümünün acısını yapabildiklerimizin bencilliğiyle kapatmaktır!– Meo

Kayan bir yıldız gibi izliyoruz kendi yolumuza dokunan büyük yaşam göçlerimizi, kimsenin birbirinin altında veya üzerinde olmadığı bir evrende en özgür kuyruklu yıldızları düşüyor sanıyoruz biz yanımızdan geçerken bir yabancı misali. Parçalarımızı, hücrelerimizi taşıyan mektupları izleyip büyüleniyoruz atmosferde yaşam için kendini feda gök taşlarına, fallar bakıyoruz evrenin dengelerinden. Evrenden büyük kendi egomuz, kendi yalanlarımızda ve…

Limanın kıyısında terk edilmiş, balıkçının oğluyum ben; gönlüme batmış binlerce diken, yüzüyorum yalnızlığımın içinde inceden. Esiyor rüzgar çocukluğun titreyen sesine inat, donuyorum bir umudun peşinde. Tuzlu saçlarımı ayırıyor minicik parmakları zamanın, git gide denize karışıyorum ben. Git gide yaşama dökülüyor pullarım, her gün yeniden avlanıyor, yeniden çoğalıyor hüznüm; nesli tükenmeye yüz tutmuş mutluluklar avlıyorum ben.. –…

Yürüdüğümüz yollarda izlerimiz hayaller, yere düşmüş yüzlerimizden süzülüyor mazgallara utangaçlığımız, kolumuzu kanadımızı kırıyor yalnız geçen zaman.. Gölgelerde yaşıyor düşlerimiz, kaderimiz ve hikayelerimiz! Görülmüyor, anlatılmıyor, anlaşılmıyor yalnızca hissediliyor hüzünlü bir rüzgar ıslığında. – Meo

İnsan micazı değişmeyen bir renkler girdabıdır; kendi yalnızlığa kendini iterek aynı vahşi evrenlerimizi şekillendirir. Büyülü aşklarımızın, renkli yalnızlıklarımızın bu kadar canlı kalmasının sebebi bu döngüdür..– Meo

Sevgi, çoğu kişinin yemediği ancak herkesin inatla çocukluktan hatırladığını zannettiği sokakta yedikleri salçalı ekmektir. Herkese aittir, çoğu kişiye uğramadan!– Meo