MeoAfo – Yoğun Düşünceler
Düşünceler yoğunlaştıkça içine düşeni öldüren bir bataklığa dönüştürür. Kurutulmadıkça büyümeye ve sahibini kendine çeken bir karmaşaya sahiplerdir düşüncüler, duygulara dönüşürse tehlikeli hale dönerler. – Meo

Düşünceler yoğunlaştıkça içine düşeni öldüren bir bataklığa dönüştürür. Kurutulmadıkça büyümeye ve sahibini kendine çeken bir karmaşaya sahiplerdir düşüncüler, duygulara dönüşürse tehlikeli hale dönerler. – Meo

Hepimizin aklının ortasına kamp kurmuş ve ne zaman çekip gideceğinizi merak eden bir gezgin var, çok iyi biliyoruz. Hepimiz o gün batımına doğru gitmek istiyoruz yaşamlarımızdan, o kadar müebbet doğmuşuz yaşamlarımıza, o kadar tutukluyuz bize kenetleyen zoraki yaşam amaçlarımıza. Kimse bilmese de her sessiz akşam güneşine bizi de alıp götürmesi için yalvarıyoruz, hüzünle karışık.– Meo

Silinebilir harflerle silinemez kafesler çiziyoruz kendimize. Özgürlük çığlıklarımız var ancak kelimeler sessiz, yürüdüğümüz yollarımız var ancak rüyalarımız belirsiz. Biz çocuklarımıza hapsettiğimiz tüm özgürlüklerimizin mahkumlarıyız.– Meo

Tanrının cennet bahçesinde hepiniz güzelsiniz, hepiniz aynı! Fark edilmeniz için tek gereken yükselin ve kendinizi gösterin..– Meo

İnsan ruhu-diğer bir ifadeyle psikolojisi-çoğu zaman aklının ortasındaki duygusal, fikirsel boşluklarla yönetilir; ne zaman ki insan ruhu acıkmaya başlar, tüm şehvet dolu aç saldırılar o an başlar. Doyduğunu hissetmenin verdiği anlık yenilgilerin ardından, binlerce yıllık yalnızlığına inat insanoğlu hüzün kusar.. Bu bir kısır döngüdür, mutlu başlayan her duygusal ziyafet mide bulantısıyla son bulur.– Meo

Yüz yüze geldiğinde ortada sadece gözler kalıyorsa sevda, söz söze kalıp yüzler unutulacak kadar uzaklara gidilirse kara sevda, her ikisini de birbirine karıştarak kadar kör ve sağır kalınıyorsa aşktır yaşanan. Sonuçta ortada iki yüz varken söylenmeyenler, sadece aşkın iki-gözlülüğüdür. Ortada kimseler yokken öğrenilenler, gidenlerin ikiyüzlülüğü..– Meo

Yabancılarız biz kendimize, başkalarına ve tüm dünyaya. Yabancıları düşlüyor, bambaşka yabancılara aşık oluyor, yine aynı yabancıları aramaya devam ediyoruz. Kendimize yabancılaşıp kendi varlığımızı reddediyor, yabancılığından yoruluyoruz bir zaman dost edindiğimiz hislerin. Her yenilikte yabancılık hissediyor, her alışkanlıkta bu yabancılığın nüksettiği kronik yalnızlıklarda yaşayıp, çaresiz ölüyoruz. İnatla..– Meo

Aşk ve evlilik aynı yaşam yılının parçalarıdır. Farkı ise aşkın bazen aniden gelip erkenden soğuk vuran bir bahar olması, evliliğin dört mevsimin tamanını yaşaması ve onlara dayanmasıdır. Her evlilik baharla başlayabilir ama hiçbir aşk sonbahar değildir. Mevsimlik her evlilik aşk olabilir, ancak ömürlük her aşk evliliktir.– Meo

Doğada güzelliklerin reklama ihtiyacı yoktur, yalnızca yapay insan doğasının üzerine basıp geçebilecek ve duvarlarını yıkıp geçebilecek kadar kararlıdır tüm doğal güzellikler. Güzelliğin, iyiliğin reklamına ihtiyaç duyan tek canlı insandır; çünkü aksinin gizlenmesinden sorumludur, kendini bile bile.– Meo

Beklemek kusursuzca yaptığımız bir eylemdi, alışkanlıktan bağımlılığa dönüşesiye kadar. Beklenen değildi bizi olduğumuz yere kenetleyen, beklentilerimiz tüm gerçeküstü bilincimizi yönlendiren tüm çıkmaz aşk yollarına.– Meo