MeoAfo – Özgür Düşünce
Özgür olduğunu düşündüğün her gün, ne düşünebileceğini bilmediğin, düşünmeyi yeniden ve yeniden öğrenmediğin sürece sadece sonsuz bir akli kafese-bazen cehalete-kendi hapsediyorsun, iyi düşün.– Meo

Özgür olduğunu düşündüğün her gün, ne düşünebileceğini bilmediğin, düşünmeyi yeniden ve yeniden öğrenmediğin sürece sadece sonsuz bir akli kafese-bazen cehalete-kendi hapsediyorsun, iyi düşün.– Meo

Bastırılmış toplumlar diken üstüne durmaz, dikenli tellere sarılmış bir pasiflik içindedirler! O nedenledir ki ne zaman doğrulmaya, adım atmaya çalışsa kan akar ya da kanadığında fark edilir dikenli tellerin keskinliğini.. – Meo

Ben o adam değildim mesela, on yıl önce tüketmiştim tüm gözyaşlarımı sevgi adına.. Ben, o adam olamayacak sönük bir yanardağı. Sen o adamı arıyordun bambaşka, ben saygı duyardım senin sevebildiğin her adama anca. Ben bu adamdım aslında, ısrarkeş olmaktansa esrarengiz bir yalnızlığa esrarkeş olan bir bakıma. Ne sen o kadın ne ben bu adamken, ortada…

Şiddetin cinsiyeti olmaz, sadece onu zevkle yapan baskın taraflar olur dönem dönem! Şiddetin milliyeti olmaz, sadece onu zevkle yaşayan azgın taraflar olur zaman zaman! Şiddetin inancı olmaz, sadece onu zevkle kutlayan bağnaz taraflar olur bazen! Şiddetin geçmişi olmaz, sadece şimdiyi bağlar yürekleri dağlar, unutulur yaşamın koşuşturmacası içinde.. Şiddetin canlısı/ölüsü olmaz, dünya üzerinde yerinden oynatılmış her…

Ne karanlık tüm aydınlığımıza gömdüğümüz iki yüzlü iletişim tutkularımız, ne acı bir merhaba korkusunda sadece kendimizle selamlaşmalarımız! Biz iletişim çağının bencil yanılgılarıyız, tek duymak istediğimiz söylemek istediklerimiz.. Yalan değil bu, her birimiz kendimizi kandırdığımız bencilce yalanların başkentiyiz. Eziyoruz, üzüyoruz biz kadar kötü olmayan her çıkarsız merhabayı, bir başka ‘sen kimsin ki?’ sorusuyla. Korkuyoruz, dinleyebilmekten, anlayabilmekten….

Aşk renklerden, zevklerden ve bizden bağımsız en büyük özgürlük; zamandan, mekandan ve senlerden bağımsız en güzel esaret; kişilerden, öğretilerden ve yabancılardan bağımsız en narin cesarettir! – Meo

Birkaç cümleye sığdırılmış özensiz aforizmalar değildi bizim sevdalarımız eskiden, özenle hazırlanmış düzenli hislerin az bulunur kağıtlara işlenmesiydi tüm aşklarımız; eşsiz, narin, az bulunur, zor yitilir ve silinmez halde. Pek de sormuyoruz artık bu kadar kolay yazıya dökülenleri bu kadar kolay silebilirken, bu kadar çok bulup bu kadar çok kaybedebilirken..– Meo

Aşkı sadece ilk kez hayvanat bahçesi gören bir betonarme çocukluğu heyecanında uzaktan izlemeyi bu kadar sevdiğini fark ettiğin gün içindeki eksiği görmeye o kadar yakınlaşıyorsun ki, gözlerinden yaş geliyor. Haksız mıyım?– Meo

Düşler hüzünlü bir sonbahar akşamında göl kıyısına taşıdığın geçmişinin sudaki yansımalarından ibaretler.. Ne kadar sığ o kadar derin, ne kadar sıcak bir o kadar serin, ne kadar kendinden geçerse geçsin yüreğinin sazlıklarından kalma ruhundaki tüm kesiklerin. İzi de kalsa geçmiş senin, batacak da olsa sonraki gün doğan tüm sevdalar benim. Sen yine dönersin, ben ölmüş…

Yaşam kısa ve gölgeli bir orman yolu, çıkışında iki yol; biri mutluluk, biri umut. Biri engin deniz derya, biri sapsarı hüzünlerini biriktirdiğin bitmez bir çöl.. Yürü ölüme, yürü ölümüne!– Meo