MeoAfo – Geçmişin Kalıntısı
Kalıntılarında gömülü bir hazinedir geçmişin, geleceğe gittikçe daha çok değerlenen, daha çok kaybolup giden ve gerçeklerle daha çok gizlenen.– Meo

Kalıntılarında gömülü bir hazinedir geçmişin, geleceğe gittikçe daha çok değerlenen, daha çok kaybolup giden ve gerçeklerle daha çok gizlenen.– Meo

Küçücük bir umut kadar gözlerini kısmış olabilirsin hayata, engin denizlerin kıyısında gizlenmiş o renkleri görebilecek kadar kanatların özgür olsun yeter.. – Meo

Biraz güven bir ilkellik, biraz maskesizlik biraz içtenlik hepsini dağıtabilir birkaç söz, biraz yalan, biraz insanlık kötülüğü gizli kalan. Toplamak, düzenlemek en kolayı hisleri. O nedenledir savaşların ardında gönlümüzde yaşatılan bu yaralı kişi..– Meo

Bilmediğimiz bu kocaman dünyanın karanlık mahzenlerinde büyüdük biz, rahattık, hazırdık doğmaya! Bilmediğimiz fazla aydınlık ve rahatsız bir eğitimdi çocukluk, öğrenebilmek adına her gereksiz detayı kabul ettik. Bir kelime hediye edildi bize ‘merak’. Ya her çocuk gibi ömür boyu onu kırmakla meşgul olduk ya her aç akıl gibi onunla oynamaktan hep zevk aldık.. Kelimelerden korkmadık, korkularımızı…

Yalnızca son kule yıkıldığında, son uçak yere çakıldığında, son insan çöpü yere düştüğünde ve son damla katil insan kanı toprağa karıştığında arınma başlayacak! O gün tanrılar inecek dünyaya, en renkli canlılıklarıyla ve her yer doğa olacak. O güne dek yaşama uygun bir yer değil yer küre..– Meo

Normalde yabancı, soğuk, buzlu, kırgın bir insan yüzünde minik çukurlara gömülü hislerde gizli en güzel ilkbahar, ne zaman güneş sıcağı dolu bakışlar değse tenlere her yerde yaşamın renkleri! Gözlerde göl kenarı huzuru, saçlarında dalgalanan papatya denizleri, yanaklarda sıcacık kumlar ve her türden bahçeler oluyor keşfedilen yeni ayrıntılar.. Çiçek açıyoruz sanıyoruz bizler aşık olunca, çiçek açtırdığımızdan…

Yarından bu denli korkmamızın başka izahı yok, bugünü yaşamayı beceremiyoruz. Olay bu. Yarına bu denli çekimser olmamızın başka açıklaması yok, bugüne bu denli mecbur kalıyoruz. Durum bu. Yüz binlerce sınır koymuşlar, biz akıl kafeslerinde birkaç hayalle özgürüz sanıyoruz. Yarından önceki tek yanılgı bu..– Meo

Doğaya gitmek için yapay kullanan bir türden doğallık beklemek kadar saçma yaşama verilen anlamlar. Tanrının doğasına insanı çizip, kalan kısmında kutsal güzelliklerin sergilendiği sanmak kadar gereksiz inançlar. İnsanın doğasında kutsallık arayıp, insan yapımı düşlere kapılmak kadar gereksiz mutluluklar. Doğaya giden tüm yollar kapalıdır, henüz doğada yaşadığını fark etmeyenler için.. Biraz fark gerekir, biraz farkındalık.– Meo

Senin tüm zıt renklerin benim tüm renkli düşlerimi anlamlı kılan bir gece-gündüz eşitliği. Sen kavuşmamak adına devamlı kovaladığım bir gün gibi, doğmayan; gece gibi, gelmeyen.. Güneş kadar kutsal, güneş kadar uzaksın her zıtlık içinde. Bembeyaz bir aşkla seviyorum seni siyahım.– Meo

Yalnızca boş beyinler dolu ve aç gözlerle bakabilir yaşama, daha fazlasının arzusuyla, hep daha fazla.. Yalnızca dolu bir akıl boş boş bakar insanların yabancılığına, yalancılığına, açlığına. Doyuramaz hiçbir inanç veya iyilik teorisi aklında doğrularını çizmemiş bir dürtü yüklü bencilliği, tok yaşamak için aç ölür boş insanlar!– Meo