MeoAfo – Yükler
Günler geçtikte omzunda hissettiğin ama hiç hissetmediğin o yükler aslında seni yeni yerlere, yeni insanlara götürecek kanatlarındır! Onları açtığında uçabilirsin..– Meo

Günler geçtikte omzunda hissettiğin ama hiç hissetmediğin o yükler aslında seni yeni yerlere, yeni insanlara götürecek kanatlarındır! Onları açtığında uçabilirsin..– Meo

Dur henüz gitmeden, sarılmamız gereken gelecek özlemleri var. Dur henüz söylemeden, kanıksamamız gereken yabancı ses tonlarımız var. Dur henüz dökülmeden, ağlamamız gereken pişmanlıklarımız var. Biraz miras bu karanlık, bir aydınlık arıyoruz kendi yalnızlığımızda. Gitmeden kabul edelim hadi, gelemedik yeterince kendimize, birbirimize.. – Meo

Sigarayla birlikte ölen bedeninden ziyade sigaranın dumanına gizlediği içindeki çürüklerin acısında olan adama ‘sigara öldürür’ demeyeceksin. Saçma.. Öte yandan sırf sigara içebiliyorum diye ölüyorum zannetmeyeceksin, o daha saçma.– Meo

Loteria TVC – Milford Creative Studio [iframe src=”https://player.vimeo.com/video/146138253?byline=0&portrait=0″ width=”500″ height=”281″ frameborder=”0″ webkitallowfullscreen mozallowfullscreen allowfullscreen ] İyilikler, kötülüklerin normal görüldüğü modern dünyada yalnızca bulaşıcı bir hastalık olabilir.– Meo

Şarap gibi demli gözyaşlarımız var, ruhumuzun kadehlerine damlayan. Gözyaşı tadında içiyoruz akşamların huzurunu, şişeleyip türlü türlü yalanla.. Her gözyaşı senelerce bekliyor mutluluğumuzun mahzenlerinde, bir damla içmek için kırıyoruz göz kapaklarımızı, tadına varmak için pişmanlığın, insanlığın! İstisnasız her seferinde..– Meo

Çok net, çok keskin ve berrak hayallerim var, bir nevi buzuldan evler! Karşımda çok güçlü bir zaman, güneşin tavafında akıp giden. Eriyordum, her yanım sel. Çaresizce..– Meo

Sade, serin ve yıldız dolu bir köy gecesi gibiydi çocukluk; üşüyorduk ama mutluyduk. Yalnız kalmamıştık hiç karanlığın içinde gizlenen bu huzurun aydınlığında. Sonra keşfettik kalabalıkları ve yabancılığı.. Hiç alışamadık. Alışmayacağız. Bedenlerimiz metropol, ruhlarımız hep parlak bir ay aydınlığına duyulan özlemle yaşayacak. Bazılarımız bunun farkına varacak, bazılarımız huzursuz.– Meo

Aşk ruhunuzu açan o sihirli anahtar, kime uzatsanız açarlarınızı sırtınızda bir ağrı kalır yalnızlıktan. Birkaç güzel söz masaj niyetine, öne iyi gelir, ama bir ihanet ruhunuzun kemiklerini sızlatan. Aşkta güven yoktur; güvenebildiğiniz sürece tamamıyla, her aşık kaldığınız saniye yakın gelecekte bir ihanete gebe. ‘Bu kez’ diye şüphe edip, ‘yine mi’ diye hayıflandığınız tüm masallar aşkın…

Yaşamın en hızlı ve en içten zaman harcama yöntemiydi beklemek. Yaşamaya başladığımız andan itibaren hepimizin bildiği ve kimseye hissettirmediğimiz o çaresizce ölüm bekleyişlerimiz gibiydi tüm bekleyişlerimiz; beklerken hiçbir şey yapmamayı çok iyi biliyor, beklediğimize ulaştığımızda nasıl biri olacağımızı hiç bilmiyorduk! Biz aslında gelecek olan aracıyı, hedefi, kişiyi değil de; onlar geldiğinde ne kadar hazırlıksız olabileceğimizi…

Müzik, çorak kulaklara müzikal tınılar ekmektir. Hasadı mutluluk, hasadı umut..– Meo