Pic. Source: "Twilight Race" by Hr Fm @Deviantart.com

MeoDeneme – Yarıştırılmak

Yarıştırılmak

  Bizler yaşama dahi bir yarış içindeki biyolojik gerçeklik sayesinde geldiğimizi henüz öğrenen bilinçsiz bir insan nesliyiz. Genetiğimizde tamamen en iyinin en kötüye kadar her önüne geleni öldürdüğü bir yaşama hırsı var. Tam anlamıyla bizi öldüren tek zorunluluk, tek içgüdü halinde.. Koşuyoruz kendi anlamlandıramadığımız hislerimizin peşinde.

  Bir yarış halindeyiz, zamanla, yaşamla, aceleyle.. Bir yarışın içine atılmaya çok hevesliyiz öncelikle. Bize öğretilen bir mutlu hissetme yarışının ortasında “en” ifadesine sahip bir kişi olmak için “en” ifadesini hak edecek tüm insanları görmezden gelecek kadar körüz. Hırs değil bu içgüdü. Aslında bir iyi insanlar olmak adına da yarış veriyoruz, en iyisinin kendimiz olduğumuzu vurgulamak çok sevdiğimiz bir gelenek, ancak en iyisi olsun diye kaç tane kötü sonuç doğuracak bencillik kararı verdiğimizi henüz bilmiyoruz! Bilemeyeceğiz..

  Mutluluk adına mutsuzluk derecesinde yalnızlıkla savaşıyoruz. Bu yarışta önümüze geçen her doğal aşk duygusunu önce kendimiz deviriyoruz, bacaklarını kırıyoruz tüm boş hayallerin. Karanlık dünyalarımızın tek umut ışıklar onlar olmasına rağmen, bu gerçeği görmezden geliyoruz. Çünkü en önemli yarış bize ait olanı, zamanında bitiremediğimiz zaman beyhude yaşayıp, anlamsızca öleceğimizi içten içe çok iyi bildiğimiz tek seferlik bir yarış!

“illa ki” dediğimiz iğrenç bir hastalık var..

  İşin bencil tarafından büyük bir topluluk tarafına bakıldığında, sahip olduğumuz bu yarış tutkusu bizi yarıştırılabilecek birer hedef haline getiriyor. Bunun çok iyi farkında olsak bile yapabileceğimiz hiçbir şey yok, alabileceğimiz hiçbir önlem ve tutunabileceğimiz hiçbir dal.. Sadece önümüze serilen bu tercihler dünyasındaki alışveriş çılgınlığı içerisinde kendimize bir bağlılık, takıntı, hüsran, umut veya sevgi bulup onun yolunda olmayacak kişilerle, sevdiklerimizle, dostalarımızla yarışıyoruz. Çünkü bunu yapmadan duramayacağımızdan emin hale getiriliyoruz tüm hayatımız boyunca, “illa ki” dediğimiz iğrenç bir hastalık var, “keşke” denilen bir umutla tüm bünyelere sirayet edip, “lütfen” denilen bir nezakette içimizi kemiriyor. 

  Bu yarışta çok şey kazandığımızı düşünürken, kaybettiklerimizi hiç fark etmiyoruz. Son nefesimizdeki o kısacık son ‘keşke’ ifadesi bize huzur dolu bir dokunuş yapasıya kadar hepimiz olmadığımız kişileri oynuyoruz. ‘En iyi oynayan kazansın’ diye bir dine inanıyoruz canı gönülden. Tanrı’ya karşı iyi kalpli inançlıyı, insanlara karşı iyi kalpli bir çıkarcıyı, kendimize karşı iyi olacağını düşünen bir yalancıyı oynuyoruz kazanmak adına.. Ne saçma.

Meo – 2015
MeoEdebiyat Denemeler Blogu

Benzer Yazılar

  • MeoDeneme – Maske Mi Takke Mi?

    [caption id="attachment_402" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blogu[/caption]

      “Takkeyi önüne koyup düşünmek” diye bir deyiş var eskilerden. Şimdilerde pek de şapkamız, takkemiz kalmadığına göre önümüze alıp gereken ve başımızın üzerinde yeri olan maskelerimizden bahsetmek en iyisi.. Bu deneme çalışmamızda maskelerimizden bahsedelim istedik. [Müziğimiz de var konuyla ilgili, denemeyi okurken dinlemeniz için.]

  • MeoDeneme – Ara(n)mak

    [caption id="attachment_327" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blogu[/caption]

       Aradığın şey çok basitti. Aranıyordun işte. Birilerini ararken, birilerini arayanların herhangi bir tesadüfünde savrulup durdun defalarca… Tek basit cevaba sahip bir damla gözyaşındaki umutsuzlukta kırılıyordu ışığın, sense her seferinde paramparça bir vazo gibi toparlanıp sanki toprakmışsın gibi bir buket çiçek kucaklıyordun umutla. Belki de çiçek bahçesindeki topraktan geldin diye.

  • MeoDeneme – Kan Gülleri

    [caption id="attachment_2698" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Ne kadar çok seviyoruz gülleri.. Ne kadar güzel ifade şekillerimiz sevda diye dillendiren kavga-dövüş hezeyanları. Kan gülleri tutuyorum sımsıkı sevda niyetine, kanıyoruz sırayla. En idealinde bile.. İdeal olmadığımızı bile bile! (Sevgi ve insanlar konulu denememiz bağlantıdadır, iyi okumalar.)

  • MeoDeneme – Dışarıda Kalmak

    [caption id="attachment_2692" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Hepimize sosyal olarak aşılanan bir ait olma, yaşama tutunma, var olma ve sosyal olma takıntısının yanında gayet de ikilemli bir özgürlük, bireysel, yalnız bırakılmışlığın romantizmi sağlanıyor yaşamlarımız boyunca. Çok karışıyor tanımlarımız, çok fazla sorumuz var. Özgür ve yalnız, bağımsız ve güçlü mü olacağız? Bağımlı ve tutarlı, tutsak ve korumacı mı olmalıyız? (İnsan ilişkileri ve kişisel gelişim konulu kısa bir deneme bağlantıdadır, keyifli okumalar.)

  • MeoDeneme – Doyumsuz Yaradılışımız

    [caption id="attachment_2578" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Doyumsuz bir yaradılışımız var, tüm duyguların doyurulması üzerine anlamsızlaşıp yenilerinin peydah olduğu karmaşık birer örgü akıllarımız ve derinliklerimiz. Doygun bir tembelliğin bitmek tükenmez bilmeyen hazırcılığı ve bencilliği üzerinden kurgulanmış kısalıkta bir acelemiz var ölüme karşı. Koşar adım gidiyoruz o nedenle hayatımızdaki en önemli her şeye! Her seferinde.. Her şekilde.. [Konuyla ilgili bir deneme bağlantıdadır, keyifli okumalar.]

  • MeoDeneme – Elin Elime

    [caption id="attachment_2644" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Sadece bir kez değse elin elime, yeniden yazar avuçların kaderini sevgi dolu bir geleceğe. Bir nefesinle ayaklanıyor yüreğimde çürümeye yüz tutmuş tüm yapraklar, bir karmaşanın içindeki huzur beklentisi gibi gülücüklerin, ne zaman sussan kutup soğuğu ve karanlığına ilk kez güneş doğuyor günler ve geceler sonra.. [Denemenin devamı bağlantıdadır, keyifli okumalar.]

Bir yanıt yazın