MeoAfo – Yansımalar
Onlar sadece ışığın yüzündeki yansımalarını görebilirler, sadece ayna olarak kullanırlar seni ve hep kendilerini görmek isterler. Sen ışığın kendisi olduğunu onlara ispat etmediğin sürece.. -Meo
2009 yılından bu yana yazmaya devam ettiğim, kısa-uzun özlü sözlerden oluşan blog bölümümüzdür. Aforizmalar, Deviantart kaynaklı görsellerle desteklenmektedir. İyi okumalar.

Onlar sadece ışığın yüzündeki yansımalarını görebilirler, sadece ayna olarak kullanırlar seni ve hep kendilerini görmek isterler. Sen ışığın kendisi olduğunu onlara ispat etmediğin sürece.. -Meo

Uykuydu bizi ölüme alıştıran ve ona taşıyan; uykusuzluk ölüme koşturan ve zamanla yarışan.. Uyuduğumuz kadar büyüdük ama uyanıkken öldürdük kendimizi her ömürde. -Meo

Bizler hayata asla geç kalmayız gençler, sadece bazıları acele edişlerinin pişmanlığını başarıymış gibi yansıtmada bir numara bencillerdir o kadar. – Meo

Yaşamını güneşin enerjisinden alan tüm canlılar gibi güneşe tapmak yerine, geçici yaşamın inanç gücü ile güneşi es geçip yalnızca yaşama taparsan gün gelir güneş senden de tüm saçma ve vahşi inançlarından da öcünü alır.– Meo

Vahşiliğin ortasında korkusuzca çıktığımız avlardan dönerken korkularımızla karşılaşıyorduk biz, açlık. Sonradan öğrendik en büyük avları kendi türümüz üzerinde gerçekleştirebileceğimizi, o gün bugündür bencil bir avdayız hem avcı hem av olarak.– Meo

Hem iyiyiz hem çok kötü, hem sakiniz hem saldırgan, hem seven hem de aldatan hepsi biziz. Biz artı ile eksinin nötr hali, biz yalan ve doğrunun bencil sentezi, biz biriz. Çoğunluğa itham ettiğimiz bireysel özelliklerimizle sadece aynılığın tekdüze renkleriyiz.. -Meo

Her aykırı hissin arkasında gizli bir tutkuyduk biz, aşk ve şehvet ile birbirine bağlanıp sonrasında keşfettiğimiz farklarda ayrı kalan. Sen en derin mavi, ben en içten kırmızı. Sen naif kaldın, ben yalancı. Sonunda geldi ayrılık renklerin farkından.. ‘Meo

Beklemek bir hatıradır, unutmak bir çare; tüm yaşatılan umutlar, beklemeyi unuttuklarımızın ötesinde.. Yorgun bir duvar kenarında, aceleci bir zamanın yıkımına maruz kah ölüyoruz kah gelip tutuyor ellerimizi bir yalnızlık. Tek şahit bizi saklayan aydınlık ve bizi yaşatan gölgeler. Yaşlı, üzgün bir sandalyeyiz artık uğramadığız çocukluğumuzun bekleme salonlarında. Gelenimiz de bizdik, giden de, o yüzden boşunadır…

Haritalara çizilmiş sınırlara sahip yaşamlara yalnızca bir kez doğulduğunu zannederiz hep birlikte, bilmeden yeniden doğmak adına sınırları, okyanusları aşıp yeni bir toprak parçasının suyla kucaklaştığını görerek yeniden doğabileceğimizi. Bazen bir hedefe varmak, tam anlamıyla farkına varmaktır. Yeni Dünya diye adlandırılan aslında yeni bir insandır, yeni hevesler, yeni hayaller ama doğru tercihlerle.. Yalnızca yaşamı değiştirmekten korkmayanlar…

Karanlık metinlere bulanmış aydınlık farz edilen akıllar en koyu ve tehlikeli kitlelerdir. Bir basit reddetme ile tüm yalanlardan sıyrılıp doğru bir yol çizebilirizsiniz, kendi fikirleriniz ve kendi kaleminiz ile.. ‘Meo