MeoAfo – Özlemek
Özlemek; göremediğini düşlemek, dokunmadığınla terlemek, heyecanıyla titremekti. Görmedikçe, dokunmadıkça, hissetmedikçe bile özlüyordum seni yanımda gibi.– Meo
2009 yılından bu yana yazmaya devam ettiğim, kısa-uzun özlü sözlerden oluşan blog bölümümüzdür. Aforizmalar, Deviantart kaynaklı görsellerle desteklenmektedir. İyi okumalar.

Özlemek; göremediğini düşlemek, dokunmadığınla terlemek, heyecanıyla titremekti. Görmedikçe, dokunmadıkça, hissetmedikçe bile özlüyordum seni yanımda gibi.– Meo

İnsan yaşamındaki en büyük katliam başkalarından çalınan zamandır: en büyük günah, en düşüncesiz eylem, en gereksiz hareket, en saçma bencilleşme..– Meo

Kendimizi çiziyoruz, akıllarımızda; kendimizi resmediyoruz, başkalarının bakışlarında. Belli belirsiz bir benlik var bizi çevreleyen, hiçbir çizgisi-hiçbir rengi olmayan bir delilikte kendimize aşık oluyoruz! İnatla.. Bu nedenle, en büyük delilik en naif bencilliktir.– Meo

En kanlı savaşımızı veriyoruz her birimiz, karşı karşıya gelip hayallerimizin o kurucu sandığımız yıkıcı ve yanıltıcı gücüyle.. En şanlı mücadelemiz aklımızdaki anlamlarda dönüyor, hatıralarımızdan-hatalarımızdan birer canavar yapıyor, en nihayetinde kendimizi unutup kahraman olduk sanıyoruz basit hayal hikayelerimiz arasında.. Asıl savaş, bu var olmayan!– Meo

Zifiri karanlıkta yolunu bulabildiğin her yer evindir, bedbaht yaşamda her şekilde mutlu olabildiğin her kişi ise sevgilin.. Nefes almayı unuttuğun her zaman yaşam, nefese son kez ihtiyaç duyduğun an ölüm ve gerçeklikten her seferinde şüphe ettiğin her düşünce deliliktir. Evin karanlığın, aşkın emin oluşun ve yaşamın doğru zamanındır!– Meo

Akvaryumda balık oldum, çocuktum. Bulutlarda balıklar yüzüyordu da düşmüyordu avuçlarımıza.. Büyüdük yağmur sulandı, bulutlar hep buhar. Ne anladım ben bu düşlerden, madem? – Meo

Geçmişin buğulu hatıralarından geleceğin sislerine doğru korkusuzca atlayabilemekti yaşamak denilen. Hiç düşünmesek de hep planlasak da atıyorduk adımlarımızı nefes nefese, her nefeste..– Meo

Kalabalıklarda yalnız olmak diye bir masal anlattılar bize, masallardaki kadar farklı ve güzel olduğumuzu kimse vurgulamadı. Aydınlık veya karanlık, en güzel tonlarımızın diğerlerinin kopya kalabalığından çok daha güzel olduğu kimse hissettirmedi bize.. Bak söylüyorum işte: kalabalıklar yanlışsa, doğru bir yalnızlıktır en kaliteli farklılık! Yalnız kalmamak adına değersiz kalabalıklara karışmayın, yalnızlığı göze alıp farklılıklara atılın; farklılaştıkça binlerce…

Tüm anlamların yaşam ağacı duruyordu evrenin merkezinde; evrenin merkezi bulunuyordu senin yeryüzünde; yeryüzünü çizmişler tam olarak alnın üzerinde; alnının derinlerinde yatıyordu en renkli düşlerin tam olarak da beyninde; beyninin içinde rengarenk bulutlar birazı kara, biraz maviliklere gebe; hepsinin üzerine çıktığında bulabiliyordun yaşamın amacını bulutlarının da üzerinde aklının kökünde! O büyük sessizlikte, olgunluk ve büyüklükte! O…

Yaşamımıza dahil ettiğimiz kilitlerimiz var, kendi varlığımızı kendi düşüncelerimizle hapsediyoruz ideallere, hayallere ve duygu ismi verdiğimiz dengesizliklerimize! İşin normal yanı kilitlerimizin varlığı, kötü yanı onların gerçek sanılması.. İşin güzel yanı birbirimizi bilerek kötülükleri kitlemek adına binlerce tabu üretebiliyor oluşumuz; işin kötü yanı tüm kötülüklerimizin güç topladığı sömürü düzenlerimizde bir araya geliyor ve tüm güzellikleri de…