MeoAfo – Zamanın Zerreleri
Zamanın kum taneleriydi her türde insanı aç, susuz ve umutsuz çöllere gömen. Saniyelerle her zerresi ölçülen bu bütünlüktür bir araya geldiğinde korkunç ve engin bir geçilmeze dönüşen. -Meo
2009 yılından bu yana yazmaya devam ettiğim, kısa-uzun özlü sözlerden oluşan blog bölümümüzdür. Aforizmalar, Deviantart kaynaklı görsellerle desteklenmektedir. İyi okumalar.

Zamanın kum taneleriydi her türde insanı aç, susuz ve umutsuz çöllere gömen. Saniyelerle her zerresi ölçülen bu bütünlüktür bir araya geldiğinde korkunç ve engin bir geçilmeze dönüşen. -Meo

Hayata renk getiren birinin varlığına mı sevinmek yaşam, yoksa hayatın onun yokluğunda yine renksizleşeğinden emin olmak mı çaresizlik? Hangisi daha çok sevip hangisinden daha çok korktuğumuzu henüz bilmiyoruz. Bilemeyeceğiz.. – Meo

Henüz sağlığın ücretsiz bir şekilde elde edilebildiği ölümlü yaşam sistemlerindeyiz; henüz parayla satılmıyor sağlığın ta kendisi-onu oluşturan tüm bileşenlerin para ettiği aç gözlü sistemlere rağmen. Bu geri kalmış modernliğimize rağmen, böyle devam edersek bir gün ölümsüzlüğü bulup satacağız yaşanabilecek gençliği en çok para verene.. Değişen hiçbir şey olmayacak tabii ki, yine yaşayamadan ölecekler belli ve…

İnsan aklı binlerce arı iğnesinden oluşan düşünceler kovanıdır; üreticidir, saldırgan ve korumacıdır. Yalnızca kendi kovanını korumakla görevli bir bencillikten ve yalnızca başka akılları fethetme üzerine kurulu bir saldırganlıktan oluşur.– Meo

Birçok kalbin anahtarı küçücük bir gözden gelen canlılık dolu bakışlardı.. Umut dolu, aşk dolu, gelecek dolu! Belirsizliğin dünyasındaki karanlığın içinde yabancı bir retinayı delip geçen bir umut ışığı yetiyordu bizi şaşkınlıkla kör etmeye. O yüzden hiç kilitlenmemiş gibi açılıyordu bencilliğimizin kapıları hiç olmayacak yerde.– Meo

Gece yarılarında Samanyolu’nun oluşturduğu gök kuşağını dinliyordu ruhu, rengarenk yıldızların ölürken akıttığı gözyaşlarıyla yıkanıyordu yalnız kalmış düşleri ve tüm kırgınlıkların derininde tüm doğacak yıldızlar için ölmesi gereken kayaçları aklındaki sonsuz kara deliklere çekiyordu. Onun minicik bir evreni, devasa düşleri vardı, öyle de kaldı.– Meo

Dolu dolu yaşamak konulu bir hevesin peşinde boşa ve amaçsız geçen yaşamlarımızdaki tüm düşünce, his ve inanç eksiklerinin oluşturduğu boşluklarda deliririz insanlar olarak.. – Meo

Hayalleriniz ne kadar ne renkli, griliğiyle karşılaştırınca gerçeklerinizin. Hayalleriniz ne kadar da gerçek, hayalleşirken ara sıra insanlığınızı hatırlatan kötü kalpli gerçekleriniz. Örneğeceksiniz, efendim, öğreneceksiniz; hayalle yaşarken duyumsadığınız zaman ile gerçekten öldüğünüzü.. Öldüreceksiniz, efendim, öldüreceksiniz, kontrol edemediğiniz hayallerle hiçbir zaman yaşatamadığınız güzellikleri.. Er ya da geç.– Meo

Yaşamda yaşla büyüyen ağırlığın yorgun bedenlerin üzerine örtüldüğü bir dinlenme anıydı en doğal düşüncelerden doğan zamanlar.. Büyümek için her zaman uyumak gerekiyordu, hem doğarken hem de ölürken.– Meo

Gülümsüyordu, gözlerinde yıldızlar.. Üşüyordu, boynunda rüyalar.. Söyleniyordu kendince güzel bir masal niyetiyle. Biliyordu, karanlıkta kalsa insan gece yıldızlar döşenir gökyüzüne. Mutluydu bu nedenle!– Meo