Pic.Source: "Evil World" by era7 @deviantart.com

MeoÖykü – Kısacık Bir Sosyopatik Gerçekçi Vahşet Öyküsü (+18)

  Mideniz kaldıramadığı öyküler vardır; bazen de yüreğinizin kaldıramadığı gerçekler.. Kanınızı donduran insandan bozma adilikler vardır yaşamda, uzak kalmaya çalıştıkça biz yok sayabildiğimizi zannettiğimiz! Ama orada, hepsi oralarda bir yerlerde yaşanıyor. Biz dur demedikçe, katli vaciplerin kanları akmadıkça garip ve ruhları harcanmışlar dünyanın kara lekesi olarak kalacak. Kısa bir manyakça öykü ve gerçek yazımızda. Okumanızı tavsiye etmem, ama okunmalı!

Gerisini gerçeğin anlatımı olan bir haber yazısına bırakıyorum.

GERÇEK HABER METNİ (Hürriyet):

AKSARAY’da 5 çocuk babası 46 yaşındaki A.K., cinsel ilişkiye girip hamile bıraktığı 13 yaşındaki kızı Ü.K.’nin dünyaya getirdiği bebeği, bir taşın altına bırakarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklandı.

Tacizci babaya aile infazı

Kentin Karasu Köprüsü yakınındaki bir dere kenarında geçen perşembe günü taşların arasına gizlenen bir bebek cesedi bulundu. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Aksaray’daki tüm hastanelerin doğum kayıtlarını inceledikten sonra adreslere giderek bebeklerin hayatta olup olmadığını kontrol etti.

Niğde’nin Bor İlçesi’ne bağlı Obruk Köyü’nde oturan 13 yaşındaki Ü.K.’nin evine giderek dünyaya getirdiği bebeği görmek isteyen polis ekibi, bebek bulunmayınca aile fertlerini sorguya aldı ve korkunç gerçeği ortaya çıkardı.

Kamyon şoförlüğü yapan A.K. sorgusunda, amcasının oğluna kaçtıktan sonra tekrar eve dönen kızı Ü.K. ile kızlık zarı kontrolü yapmak için eşi 44 yaşındaki S.K.’nin gözü önünde ilişkiye girdiğini, daha sonra kızıyla birkaç kez daha cinsel ilişkide bulunduğu onu hamile bıraktığını itiraf etti.

Karakuş polise verdiği ifadede olayı şöyle anlattı:

“Kızım eve dönünce kızlık kontrolü yapmak için eşimin yanında önce kızımın cinsel organına parmağımı soktum. Ancak bu şekilde kız olup olmadığını anlayamayınca ilişkiye girdim. dedi.

Daha sonraki günlerde bir kaç kez daha kızımla ilişkiye girdim. 5 ay sonra hamile olduğunu fark ettik. Doktora götürdük ancak bebeğin 5 aylık olduğunu ve alamayacağını söyledi. Kızım Ü.K.’yi eve kapattık.

Odadan hiç çıkarmadık. Doğum sancıları çekince de Aksaray Şammaz Vehbi Ekecik Kadın ve Çocuk Hastanesi’ne götürdük. Doğum burada gerçekleşti. Doğum ücreti olarak 50 YTL verip, kalan 104 YTL için ise senet yaptık.

Bebeği alıp eve gidemezdik. Aksaray Karasu Köprüsü yakınlarında bir taşın altına bıraktık.”

Gözaltına alınan anne S.K. da kızı ile ilişkiye girmemesi için eşi A.K.’yı uyardığını ancak kendisini dinlemediğini bu nedenle eşiyle tartıştığını söyledi. 13 yaşındaki Ü.K. ise polisteki ifadesinde tecavüz olayını doğrulayarak, “Babam benimle ilişkiye girdi. Çok korktum. Ne olduğunu anlayamadım. Çok ağladım. Bebek doğunca bir yere bıraktık” diye konuştu.

Kızını hamile bırakıp, dünyaya gelen çocuğu öldürdüğünü itiraf eden A.K. sorgusundan sonra çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne S.K., tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, Ü.K. ise Aksaray Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı Ahmet Girgin Çocuk Yuvası’nda koruma altına alındı.

Kaynak: Hürriyet

 

En acınası durum da böyle hikayeleri okumadığımız sürece, iyi bir dünyada yaşıyor olduğumuzu farz etmek! 

Bu hikayede anlatılanların ne kadar gerçek olduğunu özümseyerek, bunların cezasını vermediğimiz sürece.. Hala ruhlarından kan akan çocukların gözyaşlarında travmaları yaşayacağız. Ya da bu cehenneme dönmüş dünyadaki zebanilerin mutlu mutlu vahşetlerini yaşamalarını izlemeye devam edeceğiz. 

Meo – 2019
MeoEdebiyat – Kısa Öyküler Blog
‘Mehmet Şentürk

 

Benzer Yazılar

  • MeoÖykü – O Noktada

    [caption id="attachment_2617" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Kısa Öykü Blog[/caption]

    Tamı tamına 15 yıl olmuştu. Yeniden yazılmıştı bir şehir daha, yeniden yıkılmış, yeniden yapılmış, sağa sola serpilmiş ağaçları yolları kaplamış, yeni yollarla insanlarını kucaklamıştı. Her bir şehirde olduğu gibi, gereksiz de kalabalıklaşmıştı. Otobüsten inice fark etti. Biraz yürüyünce fark ettiği eksik olan bir sonraki ayrıntı ise, hafta sonu iznine çıkmış kamuflajlı askerlerin yeşillendirmediği bir çarşıydı.. [Kısa bir aşk öyküsü bağlantıdadır, keyifli okumalar.]

  • MeoÖykü – Renklerin Kavgası

    [caption id="attachment_3227" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Kısa Öykü Blog[/caption]

    Çocukluk çağından beri en güzel hayali resimdi, renkler, beyaz kağıtlar, karalamalar ve türlü türlü çeşitlilikteki pastel boyalardı. Rahmi her zaman yaşadığı toprakların, bu karanlık ve gri dağların arasındaki renkleri bulmaya ve onları umutlarını gömdüğü kağıtlara çizmeye kendi adamaktan başka bir şey bilmedi çocukluğu ve gençliği boyunca. İleride kendisini bu yola götürecek virajlar ise çok fazla ve çok kesindi.. (Kısacık bir öykümüz yazımızda. Keyifli okumalar.)

  • MeoÖykü – Gönül Yanılması

    [caption id="attachment_3193" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Kısa Öyküler Blog[/caption]

    Ağır aksak dökülen yağmurun sesini duyamıyor olsa da kulağında sımsıkı gizlediği kendine özel müzikleri dinlerken bir akşamüzeri, gözleri seçebiliyordu yere düşen umutların parçalanıp kaldırımlara karıştığını ve alelacele parke taşların altına saklandığını. Gözünü bir anda alıveren bir manzara belirince ise dondu kaldı! (Kısacık bir aşk öyküsü yazımızda. Devamını okumak için başlığa veya resme tıklayın. Keyifli okumalar.)

  • MeoÖykü – En Gerçek Masal

    [caption id="attachment_469" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Kısa Öyküler Blogu[/caption]

      Sana hiç masal anlatmamış olabilirler, asla sayfalarını çevirmemiş olabilir ilgili bir ebeveyn senin gözünün önünde farklı evrenlerin. Seni kimse senin istediğin gibi sevmemiş olabilir ve henüz masalları yaşamamış olabilirsin. Peki ya masalların herkes için bir kereliğine gerçek olabildiği bir dünyada yaşayan bir çocuk olsaydınız? İşte tam da bu konuyu işleyen bir kısa öykü çalışmam aşağıdadır. Üst kısımda ise 12 dakikalık bir şarkı okurken iyi gideceğini düşündüğüm türdedir. İyi okumalar, iyi dinlemeler. [Yorum, görüş, öneri ve paylaşımlarınızla destek çıkmayı unutmayınız lütfen.]

  • MeoÖykü – Yaşanmamış İhtimallerin Sonsuzluğu

    Yazarın notu: Kısacık bu öyküyü okurken müziğimizi de dinleyebilirsiniz. Yaşanmamış İhtimallerin Sonsuzluğu “Evrenin sonsuz yapıtaşlarının uçucu bir çarpışması bedenlerimiz, zihinlerimiz ve öteberisi..” cümlemsisi ile başlıyor Hikmet’in son yazdığı o yazı. Devamı olmayan nicelerinden biri, ilki, sonuncusu da değil belli ki. Aradığını bulamayanların kentinde, bulduğunu yiyip içebilenlerin arasındaki garip bir hengame. Herkesin şuh bir acelesi olduğu…

  • MikroÖykü – Bir Cinayetin Arefesi

    [caption id="attachment_2613" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Kısa Öyküler Blog[/caption]

    Karanlık bir sabaha uyanmak kadar uykulu bir şansızlık yoktu yaşamda, karanlığa gömülmüş bir dünyaya uyanmak ise geçmiş nesillerin lanetiydi bu topraklarda. Yıl 4589, aylardan galiba Kasım, yerinden öfkeyle doğruldu Agad.. Yerin 300 metre altındaki sıcak sığından dünyaya son umut penceresi olan periskobuna doğru umutsuzca yürüdü. [Fantastik ögelerle bezenmiş, kısacık bir öykü bağlantıdadır. Keyifli okumalar.]

Bir yanıt yazın