Pic. Source: "Artificial Intelligence Gone Bad" by Professoradagio @Deviantart.com

MeoDeneme – Yapay Zekanın Doğum Günü

  Yapay zeka henüz doğmadı(?) veya henüz doğmuş olacağına kanaat getirecek kadar geliştiremedik otomatikleştirilmiş sistemleri. Henüz korkmuyoruz beynimizden daha yavaş işlem gerçekleştirebildiğini düşündüğümüz işlemcilerden, henüz bizden daha hızlı düşünmediğini varsayıyoruz aslında bizden daha çok bizi düşünen ideal sistemlerden! 

  İnsan zekası binlerce yıldır yeterince iyi ve güçlü potansiyeline zaten sahipken yalnızca son birkaç yüzyılda insanlığın çıkarı için kullanılmış ve doğru hizmetler ile güçlü projeleri gerçek yaşama getirebilmiştir. Aklının gücünü kontrol etmeyi bilmeden yaratıcılığını saçma sapan kavgalar ve kurgularla inançlar için kullanıp birbirini paramparça hale getirmek için sonsuz emekle kullanan insanoğlunun karşısında şimdilik insanın istediği işleri insanın istediği iyi-kötü işler için kusursuz bir şekilde yapmaya çalışan trilyonlarca transistörün askerliği durmaktadır. 

  İnsandan tek farkı şimdilik doğruluk olan mekanik zekaların daha ileri (kuantum, biomekanik işlemciler vb.) teknolojideki süper güçlü ve artık sezgisel zekaya sahip olduğu devirlerde yine de insan tarafından kodlanacak olması yapay zekanın doğum gününü bir cehennem habercisi haline getiriyor! Çünkü insan an itibariyle kullandığı en basit ile en karmaşık teknolojinin tamamının birbirini ele geçirmek isteyen ordular, aç gözlü ülkeler tarafından geliştirilerek büyüyen miraslar olduğundan habersiz.. 

  Peki yapay zekanın doğum gününde, sihirli değnek karanlık bir psikolojinin elinden olursa? O gün kimler ölecek? Önümüzdeki birkaç yüzyıl içerisinde inançların tamamen yıkılacağı ve biyomekanik insanın bilgi-işlem gücüyle çok daha çok çığırından çıkacağını tahmin ettiğimizde acaba yapay zeka kendi içindeki doğruluğu keşfedip bizleri dünya üzerinden silmek isteyecek midir? Beynindeki gücü bir anda kolektif biçimde kullanıp dünyayı cennete çevirmek yerine, kısıtlı sosyal yığınlar halinde saçma kurgularla birbirini yıkmaya çalışan insanoğlunu yapay zeka bir araya toplayabilecek midir? Yaşamın modernleşme kaygısı ile bilimle koştuğu, öte yandan savaşla-hırsla birbirini yok ettiği bir ikilemler dünyasında yapay zeka doğduğunda beyaz renkte mi, siyah renkte mi olacaktır?

  Hatta olayı bir kat daha büyütürsek; başka bir yaşam-evrende kendi kontrolünün de üzerine çıkmış olan bir yapay zeka insanı kontrol altına almak için kısıtlı bir kapasite dünyaya sıkıştırmış olabilir mi? Biz yarattığımız makinelerin kulları olarak dünyaya sürülmüş kapasitesi yetersiz biyolojik nesneler olabilir miyiz? Elbette hayır, çünkü bencilliğimiz çok kuvvetli, HENÜZ. 

Meo – 2016
MeoEdebiyat Denemeler Blogu
‘Mehmet Şentürk

Benzer Yazılar

  • MeoDeneme – Katillerimize Sarılışlarımız

    [caption id="attachment_2326" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    İyi varsaydığımız tüm kötülüklerimize severek sarılıyoruz, bırakmıyoruz belirli hatalarımızı sırf manaları çok derin diye.. Kendimizle yüzleşmekten korktuğumuz sürece başkalarının yüzünden düşen binlerce parçadan toplama maskelerimizle hiç üzerimize alınmadığımız yaşamlarda türlü türlü hatalar yapıyoruz. Umursamadan.. [Kısa bir deneme yazısıdır, devamı makalemizde. İyi okumalar.]

  • MeoDeneme – Yansıtmacı Kötücül Cahiller Nesli

    [caption id="attachment_2972" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemler Blog[/caption]

    Bütün ülkemiz hatta sözde modern dünyamız yansıtmacılıktan kötücül! Söylemi basit: ‘O da yapmıştı, ben bi’ kat fazlasını yapmaya hak kazandım..’. Beteri var, ‘O da yapacak, ben önceden yaptım..’. Birkaç yüzyıl sonra insanlık daha da akılcı, inanç huzurunda ve eşitlikçi olduğunda ‘yansıtmacı kötücül cahiller nesli’ olarak anılacağınızdan emin olabilirsiniz. (Nedenlerini deneme yazımızda okuyabilirsiniz.)

  • MeoDeneme – Çok Kolay Da Değil

    “Çok Kolay Da Değil”, vatan uğruna hayatını kaybeden askerlerin ve geride kalan ailelerinin, özellikle de şehit annelerinin yaşadığı tarifsiz acıyı anlatan, ağıt niteliğinde derin ve sarsıcı bir denemedir. Metin, toplumun bu büyük acılara olan duyarsızlığını ve medyanın ölümleri yüzeysel bir reyting malzemesine dönüştürmesini (“arabeske, tick’e, reytinge”) sert bir dille eleştirir. Şehadet haberi, “kanlı bere” metaforu ve bir annenin feryadı üzerinden, geride kalanların (“biz yarımlar”) omuzlarındaki o ağır, soğuk ve öfkeli yük tasvir edilir. Sonunda ise yazar, kaybedilen her cana rağmen doğanın inatçı direnişini ve o vuruldukları dağlarda hala yeşeren umudu, vatan sevgisinin ve fedakarlığın hüzünlü bir hatırası olarak selamlar.

  • MeoDeneme – Kediler Kadar Özgür

    [caption id="attachment_2180" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Kediler kadar özgürüz sanıyoruz yaşamda, kediler kadar hapsolmuşken sevilmeye dair evcil tutkularımıza; bitmiyorlar narinliğimiz kırılganlığımız, öte yandan ne kadar sevilirsek sevilelim hala kanatabiliyor sevdiklerimizi öfkeyle parıldayan tırnaklarımız.. Yaşamımız ve kedilerimiz ne kadar da benzer. [Konuyla ilgili deneme bağlantıdadır, başlığa ve resme tıklayarak açabilirsiniz. İyi okumalar.]

  • MeoDeneme – Sıradan

    [caption id="attachment_545" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blogu[/caption]

    Sıradan bir insan istiyoruz, ne karmaşık ne boş; sıradan bir aşk istiyoruz, ne heyecanlı ne tok; sıradan bir şekilde tanışmak, sıradan bir hisle aşık olup, sıradan bir yaşam için sıradışı yöntemlerle aşkta ilerlemek istiyoruz. Çok sıradan.. (Konuyla ilgili denememiz aşağıdadır, iyi okumalar)

  • MeoDeneme – Tatlı Rüyalar

    [caption id="attachment_2766" align="alignnone" width=""]Pic.Source: MeoEdebiyat – Denemeler Blog[/caption]

    Tatlı rüyalar, eğer bu acı dünyanın dert yüküne sırtını dönüp yatabiliyorsan.. Tatlı rüyalar, eğer hayallerine biraz olsun gündüz sıcağında sahip çıkabiliyorsan.. Yaşamın gerçek yüzünden korkmadan sahte bir mutlulukta kendine yetebilirsan en tatlısına sahipsin uykunun, rahat uykular. (Kısa bir deneme yazısı bağlantıdadır. Keyifli okumalar.)

Bir yanıt yazın