Pic. Source: "Curious Bird-Dove" by meosenturc @deviantart.com

MeoFoto – Farkında Mıyız?

  Farkında mıyız bir poz hakkı sağlamayan güzelliklerin yaşamın narin dinamikleri arasında bizleri her daim izlediğinin? Farkına varabiliyor muyuz fotoğraflardaki güzelliklerin gözümüze sokulmadıkça? Varıyorsak nasıl, varamıyorsak neden?

  Fotoğrafçılık veya fotoğraf hevesi, birçok-benim gibi-amatör fotoğrafçılığının dünya güzelliklerinin farkına varması açısından yüzlerce kez vurgulanan değerlerdir. Ancak, buna benzer ifadelerin altında büyük bir trajedi yatıyor: bizlerin normal bakış açılarımız ile dünyayı güzel gözlerle göremediğimiz..

  Konuyla ilgili bir video örneği eklemek istiyorum, 50-60 yıl önce yaşadığım köyün merkezinde köy öğretmenleri, öğrencilerle bir araya gelerek bir park oluşturmuşlar, onlarca ağaç ve çalı dikilmiş. Sonunda köyün merkezinde ağaç yoğunluğu yüksek bir alan oluşturulmuş. Köylüler ve köyde yaşayan insanlar olarak bizler asla değerini bilmediğimiz, seslerini duymadığımız, renklerinin farkında olmadığımız bir değere sahibiz. Ama göremiyoruz. 45 saniyelik bir çerçeve içine alıp videosunu çektim, aşağıda izleyebilirsiniz:

[youtube url=”https://www.youtube.com/watch?v=JyfgnOjf5tM”]

  Bu örnekte de görüldüğü gibi, yaşamlarınız akış hızında kendi adımlarımızın farkına varamıyoruz. Yaşam yolunda çok hızlı ve aceleyle ilerlediğimiz için yolun ve onun çevresindeki insanların, doğanın, dünyanın veya güzelliklerin hiçbirinin farkına varamıyoruz. Bizler köylü insanı olarak, bu parkta saçma sapan dünyevi kavgalarla çay-kahve sohbetlerinden kuşları duyamıyoruz. Bu videodaki sesleri, görüntü olmadan hangi köy insanına göstersem, “burası bizim köyden olamaz,” diyebilir, hatta bundan emin bile olabilir! Sorun duyularımızı gerçek yaşama kapatıp, kendi kurgusal dünyamızda kahrolmak. Sorun, güzel yaşamak için güzel bir doğayı yok etmek, doğadan kaçmak, doğayı unutmak ve onu belgesellerde aramak. İçinde yaramak varken..

  Makelemizin üst kısmındaki fotoğraf da yine başka bir yaşam arkadaşım olan kumrulardan biri içeriyor. Çok meraklılar, çok yakınlar insanlara ve çok güzeller. Ancak, gerekmedikçe farkında varamıyoruz güzelliklerinin, yalnızca özel bir fotoğrafa konu olmalarını bekliyoruz. Asla kahverengi vahşi tonlarının farkına varamıyoruz, biraz ışık oyununuyla, biraz bilgisayar işlemcilerinin filtrelemesi ile görebiliyoruz güzelliklerin özel içeriklerini!

Fotoğrafın orijinal halini en altta yorum bölümünde ekledim, indirip kullanabilirsiniz.

Meo – 2016
MeoEdebiyat FotoBlog
‘Mehmet Şentürk

Benzer Yazılar

  • MeoFoto – Ayrılmayanlar

    [caption id="attachment_1720" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Foto Blog[/caption]

    Hiç kavuşmayacak kadar ayrı gibi duruyorlardı biz henüz çocuk denecek bir genç yaşta büyük sevdalarla yanıp tutuşuyorken; hiç ayrılmayacak kadar sabitmişler oysa, onlarca yıl sonra ayrı kalınca öğrendik! [Eğirdir Gölü, 2015]

  • MeoFoto – Pencereler

    [caption id="attachment_399" align="alignnone" width=""]Photo by Mehmet Şentürk via Canon PowerShot SX50 HSMeoEdebiyat – Fotoğraf Blogu[/caption]

      Eski pencereler.. Camlarına yansıyan geçmişi ve ardında yatan insanları ile rengarenk parçalarımız. Şimdilerde her ne kadar anlamlarını yitirmeye yüz tutsalar bile eski zamanlardan kalan tarihi parçalarımız olarak pencereler bizi anlatmış ve anlatmaya devam etmektedir.

  • Kedidir O Kedi

    [caption id="attachment_131" align="alignnone" width=""]Resim®: Mehmet Şentürk - MeoEdebiyat - 2014‘Kedim’ via Canon PowerShot SX50 HS[/caption]

    Hiç kedim olmamıştı. Hiç de olmayacaktı, o istemeseydi. Üç gün boyunca miyavladı otuz yıllık tahta kapının civarında ilk gözüme takıldığında. Henüz kış gelmemiş, dışarıda hava güzel olsa da belki de birkaç haftalık kimsesiz bir enik olarak oradan oraya savruluyordu. Normalde köy yaşamında kediler, köpekler asla aç kalmaz, hiç olmadı birbirini yerler biliyorum. Şakası bir yana üç tane saldırganlıkta çığır açmış çoban köpeğimden nasıl kurtulmuştu ben içeri alasıya kadar bilmiyorum ama onun yaşaması gerekiyordu galiba.

  • MeoFoto – Arılar Gibiyiz

    Pic.Source:

    Uzun zamandır kameram yanımda pek olmadığı için fotoğraf çekmiyordum. Ev değiştir, şehir değiştir, iş değiştir derken ancak görevden göreve koşturmakla geçiyor zaman. Geçenlerde makinemi elime aldığım gibi balkonuma ziyarete gelmiş bir bal arısını fotoğraflamıştım. Tek başına durunca önemsiz, minik bir doğa parçası gibi görünüyor, birçoklarının korktuğu, öldürüp atıverdiği önemsiz bir detay gibi. Peki öyle mi? [Yazımızın devamı için başlığa tıklayınız, keyifli okumalar.]

  • Karaağaçlar Altında..

    [caption id="attachment_117" align="alignnone" width=""]Resim®: MeoEdebiyat - 2014Kara Ağaçlar Altında Yatar Bazen Çocukluk..[/caption]

    Bir karaağaç altında üç tane fidan gömen bir kadının son fidanlarından biri olarak büyüdüm ben. Üç ölü umudun yıkıntıları altında yeşerdim dualarla. Ne zaman o büyük ağacın altına gitsem, ne zaman gözlerimle birkaç isimsiz taşı arasam aklıma hep kurumuş fidan kökleri gelir. Doğaya gelip doğaya giden isimsiz ağaçlar, her birinin solmuş yaprakları, solmuş hayaller ve solmuş hayatlar tüm isimsiz düşüncelerimize ve bize aitmiş gibi..

  • MeoFoto – Gül İnadı

    [caption id="attachment_2117" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Fotoğraf Blogu[/caption]

    Yaklaşık on yedi sene önceydi, özetle ömrümün cemrelerinin ilk kez toprağa düştüğü zamanlarda karar vermiştim iki adet gül dikmeye bahçeme. Bahçemin içinden geçen patikanın sağına bir pembe gül, soluna bir kırmızı gül dikmiştim. Hala duruyorlar, bahçe küçüldü, güllerin köklerinin üzerine balkon yapmaya kalktılar annemler, yine de köklerinden doğup saçıldılar her yere. [Yazının devamı bağlantıda, resme veya başlığa tıklayıp okuyabilirsiniz.]

Bir yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir