Pic. Source: "Scattered All Over" by meosenturc @Deviantart.com

MeoFoto – Deli Kızın Çeyizi Gibi

  Bir fotoğraf karesiydik biz, deli kızın çeyizi gibi dağılıyorduk tozlu yollara güneş tatillerinde. Ürkek çocukluğumuz, bitmeyen merakımız, tükenmeyen enerjimiz vardı. Her yaz göç ediyorduk köy yollarına.. Sonra yine dağıldık biz, bir daha toparlanmamak üzere. Göçemedik aynı köylere.

meosenturc @deviantart.com – ®Mehmet Şentürk

  Geçenlerde tozlu bir köy yolunda giderken gördüm bir avuç serçeyi, tozlu yollara serilmiş kumlarda yüzüyorlardı. İlk köy tatiline kaçmış şehir çocukları gibiydiler. Heyecanlı, neşeli, birlikte.. Her birinin bitmeyen öyküleri vardı, bitmeyen özlemleri anlatmaları gereken. Her biri göç etmişti bilinmeyen şehirlerden. Toplanmışlardı yine her yıl olduğu gibi. O an aklıma geldi, bir zamanlar biz de bu serçeler gibiydik. 

  Dağılıyorduk köye adımımızı attığımız gün tozlu yollara. 

  Koşuşturuyorduk tarla yollarında. 

  Ne zaman at arabasıyla tarlasına giden bir yaşlı amca görsek hiç düşünmeden atlıyorduk arabasına. Yardım ediyorduk birkaç dakika, kah boru taşıma kah sulama tabancalarını kaldırma. Boyumuzundan büyük işler vardı hep, biz hepsine kalkışacak kadar büyüyorduk bir araya toplanınca. 

  İşlerimizi bitirip dönerken yürümek istediğimizde atıyorduk şehir kokulu pabuçlarımızı bir kenara ya da çekiyorduk kulaklarını bağcıklarından alıyorduk omuzlarımıza. Siz hiç 35 derece yaz sıcağında kaynamış bir karış tozlu yollarda yalın-ayak koştunuz mu bilmem, biz çok koştuk zamanında. Yola savrulmuş eşek dikenlerine inat, bize kızacağından emin olduğumuz büyük annelerimize inat koşuyorduk çocukça, özgürce. Bizi biz yapan birlikteliğin çocukluğunda, hangi evde kimin annesi salçalı ekmekle doyurursa bizi biz orayı o gün ev yapıyorduk. Evcilik oynuyorduk geceleri yıldızların altında. Bizim evimizdi evrenin ışıltıları, gözlerimiz parlıyordu anlattığımız her çocukça hikayenin nokta aralarında.

  Aynı serçeler gibi dağıldık biz bir anda! Yabancı yabancı insanlar bize “büyüdünüz siz” dedi ve değişti dünya. Artık toza basmayan kaldırım mühendisleriydik, kaldırımlarda kendimizi önemli insanlar sananların haline bürünmüştü çoktan tozkoparan sokaklarımız. Bizler artık bir araya gelince konuşamayacak kadar unutmuştuk çocukluğumuzu, o kadar yaşadığımız halde. Şimdilerde kapana kısılmış bir şekilde, kapanlarımızı güzelleştirecek teknolojilere aşıktık, en güzel doğayı ekranların soğukluğunda, bol yalıtımlı şehir evlerinin sıcaklığında arıyorduk. “Eksik ne acaba” diye sorarken kendimize.

  Eksikler çok belliydi. Biz göç etmeyi bırakmıştık, özümüze, kökümüze, tozumuza ve toprağımıza.

  Eksikler çok barizdi. Biz öç almayı öğrenmiştik yaşamdan, bize yaşatılmayan bu vahşi şehir doğalarının içinde. Kaçabilenlerimiz hala hayattayken biz milyonlarca çocuk kaçırıldık doğrunun, güzelin, çamurun ve yağmurun dans ettiği köylerden. O yüzden ancak bir fotoğraf karesinde bir avuç kuş bile yetiyor yeniden çocukça hissetmeye. 

Meo – 2016
MeoEdebiyat FotoBlog
‘Mehmet Şentürk

Benzer Yazılar

  • Biraz Arı Biraz Kelebek

    [caption id="attachment_113" align="alignnone" width=""]Resim®: MeoEdebiyat - 2014Biraz Arı Biraz Kelebek, Bu Bahar Bize Yetecek![/caption]

    Biraz Arı Biraz Kelebek, Bu Bahar Bize Yetecek!
    -Meo

    Çok da önemli değil bazen soluyor olan doğanın ölüm çığlıkları, onlar aslında son rekatta secdeye düşen ruhsal aşkın son duaları. Çok şey gerektirmez hayat biraz sen, biraz ben. Varsa yanında meze niyetine dünyadan gözlerine yansıyan güzellikler, sarhoş olmaman için sebep artık yoktur. Biliyorum yapayanlış öğrettiler eskiler, sarhoşluk bütün kötülüklere analık etmiş diye, hiç kimse de dememiş ki en güzel sarhoşluk doğanın içindeki derin-temiz bir nefes dolusu oksijendir diye.

  • MeoFoto – Pencereler

    [caption id="attachment_399" align="alignnone" width=""]Photo by Mehmet Şentürk via Canon PowerShot SX50 HSMeoEdebiyat – Fotoğraf Blogu[/caption]

      Eski pencereler.. Camlarına yansıyan geçmişi ve ardında yatan insanları ile rengarenk parçalarımız. Şimdilerde her ne kadar anlamlarını yitirmeye yüz tutsalar bile eski zamanlardan kalan tarihi parçalarımız olarak pencereler bizi anlatmış ve anlatmaya devam etmektedir.

  • MeoFoto – Arılar Gibiyiz

    Pic.Source:

    Uzun zamandır kameram yanımda pek olmadığı için fotoğraf çekmiyordum. Ev değiştir, şehir değiştir, iş değiştir derken ancak görevden göreve koşturmakla geçiyor zaman. Geçenlerde makinemi elime aldığım gibi balkonuma ziyarete gelmiş bir bal arısını fotoğraflamıştım. Tek başına durunca önemsiz, minik bir doğa parçası gibi görünüyor, birçoklarının korktuğu, öldürüp atıverdiği önemsiz bir detay gibi. Peki öyle mi? [Yazımızın devamı için başlığa tıklayınız, keyifli okumalar.]

  • Karaağaçlar Altında..

    [caption id="attachment_117" align="alignnone" width=""]Resim®: MeoEdebiyat - 2014Kara Ağaçlar Altında Yatar Bazen Çocukluk..[/caption]

    Bir karaağaç altında üç tane fidan gömen bir kadının son fidanlarından biri olarak büyüdüm ben. Üç ölü umudun yıkıntıları altında yeşerdim dualarla. Ne zaman o büyük ağacın altına gitsem, ne zaman gözlerimle birkaç isimsiz taşı arasam aklıma hep kurumuş fidan kökleri gelir. Doğaya gelip doğaya giden isimsiz ağaçlar, her birinin solmuş yaprakları, solmuş hayaller ve solmuş hayatlar tüm isimsiz düşüncelerimize ve bize aitmiş gibi..

  • MeoFoto – Ayrılmayanlar

    [caption id="attachment_1720" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Foto Blog[/caption]

    Hiç kavuşmayacak kadar ayrı gibi duruyorlardı biz henüz çocuk denecek bir genç yaşta büyük sevdalarla yanıp tutuşuyorken; hiç ayrılmayacak kadar sabitmişler oysa, onlarca yıl sonra ayrı kalınca öğrendik! [Eğirdir Gölü, 2015]

  • MeoFoto – Farkında Mıyız?

    [caption id="attachment_2103" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – FotoBlog[/caption]

    Farkında mıyız bir poz hakkı sağlamayan güzelliklerin yaşamın narin dinamikleri arasında bizleri her daim izlediğinin? Farkına varabiliyor muyuz fotoğraflardaki güzelliklerin gözümüze sokulmadıkça? Varıyorsak nasıl, varamıyorsak neden? Konuyla ilgili fotoğrafım ve yazım bağlantıdadır, iyi okumalar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir