Resim®: Mehmet Şentürk - MeoEdebiyat - 2014

Kedidir O Kedi

  Ki evimize de aldık kendisini zaten. Hiç isim düşünmemiştik bile karşı komşudan akşam saatleri süt almaya gidip gelirken biri ‘Adı ne?’ diye sormasa haberimiz yok isimleştirme işinden. Anneme sordum, ‘Ayşem olsun, dizideki şeker bir kız var onun gibi mıyık mıyık geziyor’ diyerek geçiştirdi beni kendisi sağ olsun. Ha işin acayip kısmı o kadar alıştırdık Ayşem diye çağırınca annem geliyordu benim zıpır kedi, ancak üzerinden bir sene geçmesine rağmen ne yavruladı ne de başka kediler evin çevresinde gezer oldu. Meğersem bizim Ayşem aslında Ayşem değilmiş. Evet erkekmiş paşam. Hiç fark etmediniz mi diye hayıflanmanız normal olsa da ben dahil günlerce ofisimde beraber çeviri işlerine koştursak bile, göbeğinin kaşınmasından delicesine hoşlansa bile merak etmedik, etmedim.. Neyse erkekmiş artık ne diye çağırsak geliyor.

  Bu kedinin en sevdiğim yanı bana olan düşkünlüğü. Bir diğer güzel yanı da yaklaşık 75 yaşındaki babaannemin ilk ve tek sevdiği kedi olması. Her ne kadar havyanlara (ki insanlara da) karşı çok sert mizaçlı olsa da artık gizli gizli büyükannemin kapısında miyavlayıp yemek kaptığını da öğrendim. Sevgi saçıyor benim paşam her yere.

  Yolunu gözlemek deyiminin en sevdiğim yanıdır kendisi. Geç gelirim uykusundan uyanır koşar gelir, erken kalkarım sabah avından koşar gelir, yemek yerim elbette benden önce kapıya koşar gelir. Zaten ikimiz de kısa ve sık yemek yediğimiz için “senin yemen kedinin ot otlaması zaten” tanımlarıyla ikimiz de acıktığımızda annemin evinin kapısında bekleşiyoruz. Yani demem o ki hayatınızda sevgi dolu bir renk eksikse, işte “kedidir o kedi”..

Benzer Yazılar

  • MeoFoto – Zerdaliler

    [caption id="attachment_1888" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – FotoBlog[/caption]

    Zerdalilerimiz vardı bizim, çocukluğumun kocaman eğlenceli dalları arasında çizilmiş kollarımla. Dünyanın en uzunu zannettiğim rahmetli dedeciğimin omuzlarında toplardım en olgunlarını.. [Kendi fotoğrafım ve yazım bağlantıdadır, iyi okumalar.]

  • MeoFoto – Pencereler

    [caption id="attachment_399" align="alignnone" width=""]Photo by Mehmet Şentürk via Canon PowerShot SX50 HSMeoEdebiyat – Fotoğraf Blogu[/caption]

      Eski pencereler.. Camlarına yansıyan geçmişi ve ardında yatan insanları ile rengarenk parçalarımız. Şimdilerde her ne kadar anlamlarını yitirmeye yüz tutsalar bile eski zamanlardan kalan tarihi parçalarımız olarak pencereler bizi anlatmış ve anlatmaya devam etmektedir.

  • MeoFoto – Ayrılmayanlar

    [caption id="attachment_1720" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – Foto Blog[/caption]

    Hiç kavuşmayacak kadar ayrı gibi duruyorlardı biz henüz çocuk denecek bir genç yaşta büyük sevdalarla yanıp tutuşuyorken; hiç ayrılmayacak kadar sabitmişler oysa, onlarca yıl sonra ayrı kalınca öğrendik! [Eğirdir Gölü, 2015]

  • MeoFoto – Deli Kızın Çeyizi Gibi

    [caption id="attachment_2043" align="alignnone" width=""]Pic. Source: MeoEdebiyat – FotoBlog[/caption]

    Bir fotoğraf karesiydik biz, deli kızın çeyizi gibi dağılıyorduk tozlu yollara güneş tatillerinde. Ürkek çocukluğumuz, bitmeyen merakımız, tükenmeyen enerjimiz vardı. Her yaz göç ediyorduk köy yollarına.. Sonra yine dağıldık biz, bir daha toparlanmamak üzere. Göçemedik aynı köylere. [İlgili fotoğraf yazısı bağlantıdadır, iyi okumalar.]

  • Biraz Arı Biraz Kelebek

    [caption id="attachment_113" align="alignnone" width=""]Resim®: MeoEdebiyat - 2014Biraz Arı Biraz Kelebek, Bu Bahar Bize Yetecek![/caption]

    Biraz Arı Biraz Kelebek, Bu Bahar Bize Yetecek!
    -Meo

    Çok da önemli değil bazen soluyor olan doğanın ölüm çığlıkları, onlar aslında son rekatta secdeye düşen ruhsal aşkın son duaları. Çok şey gerektirmez hayat biraz sen, biraz ben. Varsa yanında meze niyetine dünyadan gözlerine yansıyan güzellikler, sarhoş olmaman için sebep artık yoktur. Biliyorum yapayanlış öğrettiler eskiler, sarhoşluk bütün kötülüklere analık etmiş diye, hiç kimse de dememiş ki en güzel sarhoşluk doğanın içindeki derin-temiz bir nefes dolusu oksijendir diye.

  • Karaağaçlar Altında..

    [caption id="attachment_117" align="alignnone" width=""]Resim®: MeoEdebiyat - 2014Kara Ağaçlar Altında Yatar Bazen Çocukluk..[/caption]

    Bir karaağaç altında üç tane fidan gömen bir kadının son fidanlarından biri olarak büyüdüm ben. Üç ölü umudun yıkıntıları altında yeşerdim dualarla. Ne zaman o büyük ağacın altına gitsem, ne zaman gözlerimle birkaç isimsiz taşı arasam aklıma hep kurumuş fidan kökleri gelir. Doğaya gelip doğaya giden isimsiz ağaçlar, her birinin solmuş yaprakları, solmuş hayaller ve solmuş hayatlar tüm isimsiz düşüncelerimize ve bize aitmiş gibi..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir