Sözde Düşünceler - Tabular
Sözde Düşünceler - Tabular "Taboo" by euroxtc @Deviantart.com

S.D. 3 - Tabular

Delicesine savunduğumuz bilinmeyenlerimiz var, denklemler kurup kurgusal benliklerde kendimizi tanımlamak için can attığımız. Ölümüne kapatıp düşlerimizi, hislerimizi, gürültücü bağnazlığımızı, özümüze dönüp özden başka bir halta yaramadığını fark etmediğimiz engin bir cahilliğimiz var; tabular. Yan yana doğup büyüsek de herkesten ayrı şekilde ördüğümüz bir düşünce imparatorluğumuz var, kendi kötü krallığımızın keyfini çok kararlı-iyi biri olarak sürdüğümüzün rolünü kestiğimiz. Ne zaman düşünceler dışarıdan krallıklardan gelse, kafasını hiç düşünmeden kestirdiğimiz. Elçilerini öldürdüğümüz bilgilerin cahilleriyiz, tabularımız bizim en iyi cehalet hocamız.

     Bizler kuralların toparladığı dağınık evrenleriz. Sırf bir arada görünmek için binlerce derece sıcaklıklarda, yüreğimize uydurduğumuz tonlarca basınç altında sıkışıp kendimizi ‘elmas olabiliriz belki de’ söylemiyle avutuyoruz. Bizler, değerlerin verildiği birer çözümün sayfasıyız. Tabularımız sadece o kâğıtların birer birer kopardığımız spiralli bağlantılarından ibaret, ne zaman yeni bir hayat, düşünce, hissiyat bizlere yazılsa hiç üşenmeden koparıp kendi ellerimizle kaderlerimizi çöpe attığımız. Kontrol etmek isterken kontrolümüzden çıkanların altında ezilen kayalarız, un ufak. Toz olmayı göze alıp her yumuşak esintide fırtına olmaya çalışacak kadar vahşiyiz, öte yanda kendimizi toza bulayacak kadar kör olmamızla avunacak kadar da medeni…

     Tabular her şeyimiz. Benliğimiz, sende aradığımız ve her bir ayrı kişide kendi yansımamızı görüp herkesi benleştirme çabamızın en sağlam dayanakları tabular. Ne zaman bir adım atıp dışarıdaki gürültücü hayatı merak etsek, kafamıza kendi ördüğümüz duvarlardan düşen kayalarca yaralanıp her acı tecrübeyi kendimize yontmaktan hiç geri kalmayıp tekrar tekrar aynı boşluğa döndüğümüz en büyük hapishanemiz!

     Sevmek mesela. Asla güvenilmeyen bir his olarak kendimizi programlamalarına müsaade edip olur olmaz kişilerin, ardından her sevda yanığında yaramıza tuz diye bastığımız en negatif hissimiz!

     Yaşamak mesela. Beyhude bir boşlukta olmadığına inanıp, doğaya ayak uydurup dünyanın parçası olmak yerine bizlere ulvi birer yaşamak uğruna herkesi ezme görevi verilmişçesine gönlümüzce yaşayıp tüketebileceğimize ama sonunda da bizlere mükâfat verileceğine inandığımız en büyük yanılgımız. O nedenledir ki birçoğumuz aslında hiç yaşamayız, tabularımız müsaade etmedikçe, sınırlarımız kadar yürüyebilir, adımlarımız kadar belki de bir adım kadar gidebiliriz ileriye koskoca dünya içerisinde.

     İnanmak mesela. Bizlere bir kez olsun en sevdiklerimiz tarafından gaipten bilgiler öğretildiğinde tabu niyetine, artık bizler robottan farksız halde sadece onları tekrar eder, onları etüt eder, onları tecrübe eder ve tüm hayatımızı birkaç iyi niyetli olduğunu düşündüğümüz baskıcı masallarla sürdürmeye çalışıp sonra neden bu kadar mutsuz, bağımlı, boğulmuş ve esir hissettiğimizi arar dururuz.

     Bizler tecrübelerimizi, hissettiklerimizi ve düşündüklerimizi başkalarının oluşturup yönetmesine izin verdiğimiz sürece tabular dünyanın en ucuz anahtarı olmaya devam edecektir, çünkü bizler ne zaman yalanlardan dışarı çıkıp hava almak istesek en yakınımızdaki bencil bir gardiyanın tabularınca basitinden tekrar kilit altına alınıp sakinleştirileceğiz. Oysa bizler düşünceler kadar vahşi, doğa kadar gerçek ve sistemli, inançlar kadar kırılgan, her şeyden önemlisi tüm bu çevremizdeki sistemlerden daha değerliyiz. Buna inanmamak da ilk öğretilen tabumuz bizim, ilk esaretimiz, ilk hükmümüz, ilk cezamız: hem de müebbet!

 “TABULAR”         
26 Ocak 2013 Cumartesi

Son DüzenlenmePazartesi, 03 Ekim 2016 02:09
(1 Oyla)
Okunma 1025 defa
Yorum ve görüşleriniz değerlidir. Facebook hesabınız ile yorum yapabilirsiniz.

Bu kategoriden diğerleri:

« S.D. 2 - Özlemler S.D. 4 - Mutluluk »

Giriş Yap

Sosyal medya hesaplarınız ile kolayca üye olabilir ve giriş yapabilirsiniz.
hesap oluştur